|
ÖNDERLİĞİMİZİ ÖZGÜRLEŞTİRME VE SOYKIRIMI GERİLETME
13
yıldır özgürlük Önderimiz Rêber Abdullah Öcalan İmralı çarmıhında rehin
tutulmaktadır. Son altı aydır uygulanan en ağırlaştırılmış tecrit ile
aramızdaki özgürlük bağları koparılmak istenmektedir.
Bu tecrit uygulamasının üstü en sahte ve kirli politikalarla kapatılmaya
çalışılmaktadır. Bunun da ötesinde Önderliğimizin sağlık koşullarını
direkt zorlayan hücre içinde hücre cezaları uygulanmakta ve tecritle bu
durum hareketimizden, halkımızdan ve kamuoyundan gizlenmektedir. İntikam
politikaları belli bir konsept temelinde yürütülmekte ve her uygulamaya
en iğrenç gerekçeler getirilerek toplum vicdani ve ahlakının tüm
sınırlar zorlamaktadır. Altı aydır önderliğimizle yapılması gereken
hukuki görüşmeler ve aile ziyaretleri engellenmiş, en sahte gerekçelerle
bu engellemeler devam etmektedir. Bu uygulama ile rehin tutma, tecrit
içinde tecrit koşulları daha da ağırlaştırılmaktadır. Adım, adım
kamuoyu, halkımız ve hareketimiz bu vahşete alıştırılmaya
çalıştırılmaktadır.
Toplumsal duyarlılığın en üst düzeyde ayaklanması ve direniş dışında
başka bir seçenek bırakılmamaktadır.
Önderliğimize son altı aydır uygulanan tecrit işkencesine getirilmek
istenen yasal kılıf, zulümdür, en kirli ve en ahlaksız savaş yöntemidir.
Bu temelde kadın mücadelesi cephesinden önderliğine sahip çıkma ilkesi
temelinde ‘Önderliği özgürleştirelim, soykırıma son verelim’ sloganıyla
Ulusal direniş hamlesi başlatılmıştır.
Önderliğimizin üzerinde uygulanan kirli amaçları kaldırma kararlılığı
her yerde kendisini göstermiştir. Devletin en baskıcı esaret
koşullarına karşı direniş çizgisinde ısrar etmenin ve her zeminde fedai
ruhla mücadele etmenin kararlılığı yaratılmış, devamlılığı sağlanmıştır.
Cezaevlerinde geliştirilen direniş bu sürece ivme kazandıran bir
gerçeklik olmuştur.
Mücadelenin her alanındaki militan yoldaşlar fedai ruhla sürece sahip
çıkmıştır.
Önderliğimizin tecridini protesto etmek amacıyla Amed’de Ferhat Dinç
yoldaş bedenini ateşe vermiştir.
Evrim,
Mustafa ve Fırat yoldaşlardan sonra Ferhat yoldaşın da aynı eylem
tarzını esas alması bir yandan hareketimiz açısından son derece uyarıcı
eylemler olmuştur.
Bu
arkadaşlarımızın anısı her zaman mücadelemizin meşaleleri olacaktır.
Ferhat Dinç yoldaşımızın anısı önünde saygıyla eğiliyor, Önderliği
özgürleştirme mücadelesinin kararlılık abideleri olarak kabul ediyoruz.
Kendini
yakma eylemi çok büyük cesaret, bağlılık ve kararlılığı gerektirir. Bu
gücün sahibi olan insanlarımız Önderliğimizi özgürleştirme ve soykırımı
geriletme kudretine sahiptir.
Halkımızın içinde bulunduğu direniş atmosferi siyasal, askeri hukuksal
her alanda devam etmektedir.
Ortadoğu kadını, Kürt kadını için her türlü soykırıma karşı direnmek
temel amaç olmaktadır. Fakat özgürlük hareketini baş koymuş kadınlar
olarak Özgürlük Yoldaşımız ÖNDER APO’nun yaşamı söz konusu olunca en
büyük kin, öfke ve mücadele silahlarımızla buna kesinlikle cevap vermeyi
de biliriz. Daha önce her alanda bu cevaplar verildiği gibi bundan sonra
da verilecektir.
Bize zulüm
ve vahşeti reva gören zihniyet sahiplerinin, tarihsel kin ve intikamla
isyana kalkmış bir halkın kızları ve oğullarının bütün yaşamını özgür
birey ve toplum yaratmaya adayan; kadın özgürlüğünü bütün özgürlüklerin
temeline oturtan Reber APO’nun nasıl sahiplenileceğinin iyi hesaplanması
gerekir. Bu noktada hiç bir güç bu büyük bağlılık ve yoldaşlığın önüne
geçemez. Analarımız başta olmak üzere, kadın hareketlerinin her alanda
başlattığı direniş bu anlamda değerlidir ve onurla özgürlük değerlerine
sahip çıkmanın ifadesidir. Bu direniş ruhunu paylaşan yoldaşlardan biri
olarak cevabımız net ve keskin olacaktır. YA ÖNDER APO YA ÖZGÜRLÜK YA DA
İSYAN!
NİLGÜN
ŞAHİN
|