|
KÜRT KADINININ HAKLILIK GEREKÇELERİ
Özgürlük hareketimiz açısından bazı ayları ve süreçleri değerlendirmek kendi
başına bir anlamı taşır. Kimi anlamlar geleceğe dönük ve umut taşırken kimi
anlamlar da kendi içinde çok ciddi bir yoğunlaşma ve dönüşüm gerçekliğini
taşımaktadır.
Ekim ayı bu değişimi yaratma ve yeni gelecekler yaratma ayı olmaktadır.
Bu ay içerisinde yaşanan gerçeklik hareketimiz açısından bir dönüm
noktası olmuş ve YA DÖNÜŞÜM YA DA HİÇ olarak kendine bir anlam biçmiştir.
Bu anlamların içeriğini anlamak için tabiki çok derinlere inmek
gerekmektedir.
Biliniyor Önderliğimiz yıllardır esaret koşullarında yıllardır bu ayın
taşıdığı komplo gerçekliğini anlatmıştır. Ve bu yılda bu komplonun 12
yılına girmekteyiz. Bu ayın içeriği hiçbir donemde olmadığı kadar
değişmiştir. Bütün tasfiyeci, komplocu ve sahte zihniyetler bu ayda
teşhir olmuş ve boşa çıkarılmıştır. Halkımızın iradesi ve yaşam
gerçekliği, örgütüne ve önderliğine olan bağlılığı, geliştirdiği
örgütsel mücadele ile kendisini ortaya koymuştur. Bu gerçeklik ve
önderliğimizin özgür yaşam felsefesi birleşince ulaşılan aşama sistemler
karşısında bir aşama ve ulaşılmaz bir güç olmuştur. Bu güçün ve iradenin
yarattığı sonuçlar kendi başına bu ayın dönüşüm gerçekliğini yaratmıştır.
Bu ayın tarihsel gerçekliği önderliğimiz tarafından çok net bir şekilde
ortaya konulmuştur. 1998 komplo zihniyetinin geliştirdiği İMRALI
kuşatması ve Önderliğimizin avukatlarının kendisi ile görüşmeye gitmesi
her zaman üstü kapalı ve kendine yalan ve hilekar açıklamalar ile
anlatılmış ve süreç her zaman sabote edilmeye çalışılmıştır. Bu süreçte
her türlü uygulama uygulanmış çok sistemli ve planlı, dış kaynaklı bir
İMRALI sistemi oluşturulmaya çalışılmıştır. Zamanla kendi yarattıkları
insanlık dışı sistemlerini ört bas etmeye, üstü kapalı uygulamalarını
deşifre etmemek için her türlü uygulamayı yaratmaya özen göstermişlerdir.
Fakat hiç bir güç ve hiç bir yalan kürt halk gerçekliğini aşacak durumda
değildir. Çünkü halkımız kendi yaşamını ortaya koyarak, mücadelesine baş
koyarak ve ideolosinin gereklerine göre mücadele araçlarını yaratarak bu
yalan ve hileli düzene boyun eğmemiştir. Çünkü halkın dayanağı
şehitleridir. Mirası şehitleridir. Tek yaşam gerekçesi önderliği ve
şehitleridir. Bu nedenle her türlü yalan yanlışa dayanan açıklama ve
pratiğe inanmamıştır. Kendi iradesini önderliği ile beraber ortaya
koymuştur. Bu nedenle haklıdır.
Yine bu ayda bilindiği gibi yıllardır düzenlenen operasyonlar, baskı,
sömürü ve her türlü aldatmaya bir yerde son denilmiştir. Her yerde bu
insanlık dışı uygulamaların son bulması için tutuklusu ile, sokakta
dolaşanı ile, simitçisi, seyyar satıcısı ile tüm bu uygulamaların
yarattığı sonuçların bilinci ile her türlü uygulamaya dur dedi. Hala
demeye devam etmektedir.
Önderliğine bağlı bir halkın ve halk hareketinin yaratımları
meyvelerini her yerde vermektedir. Bazı yerlerde zorla alınmakta bazı
yerlerde bunun kara listeleri hesab kitapları birdaha kirli eller
tarafından kapanamamaktadır. Çünkü hiçbir sistem 5000 yılın sömürü
hesabını verecek güçte değildir. Bu gün insanlığın komplocuları nasılkı
yalanlarını binbir hile ile örtbas edemiyorlarsa bu sistem sahipleride
artık kendilerini saklayamıyor ve hesap vermenin derdine düşmüşlerdir.
Haksızlık üzerine yaratılan sömürünün gerçekliği bu ayda ROJ TV
davasında görüldü. Haksızca ve hiçbir demokratik uygulamaya sığmayan ROJ
TV davası bu gün gerçek sonucuna ulaşmıştır. çünkü halkın davası idi.
Gerçekliğin davası idi ve gerçek insanlık davası olduğunu ortaya
koymuştur. Hiçbir sistem bu aşamadan sonra böyle bir davanın yaratacağı
sonucunu kaldıramaz. Bu davanın sonuç alması hilebaz düzenin
güçsüzlüğünü ve ikiyüzlülüğünü ortaya koymuştur. Çünkü bu davanın
sahipleri artık kendi yarattıkları yalanlara inanmıyor ve halkın
iradesini Kabul etmek zorunda kalıyorlar. Bu kazanılmış bir dava
değildir. Bu bizim olan bir hakkın elimizden alınmasının mücadelesi idi
ve bu hak tekrar alındı. Bizim kendi hakkımızı alma davası idi.
Mücadelenin seyri daha farklı olsaydı belki eskisi gibi kürdü sindirip
kendilerine göre yine bir sömürü kaynağı yaratacaklardı. Bu nedenle
halkımızın özgür hakları kazandı. Bu hakkın iade edilmesi önderliğimize,
halkımıza, insanlarımıza kutlu olsun.
Yine bu ayda bilinen yalancı sistemin kendince yarattığı hikayelerin
bir sonucu olarak KCK operasyonun yakaladıkları özgür irade sahibi
insanlarımız vardır. Yalancı sistem bir türlü bazı gerçeklikleri
anlamaya yanaşmıyor. Bir çocuk bile ateşe yaklaşırken ikincisinde ne
yapacağını düşünerek yaklaşıyor. Hilekar düzen sokakta yankılanan insan
seslerinin BIJİ SEROK APO, PKK HALKTIR HALK BURADA yaşam sözünü hiç
anlamamak için bir sürü senaryo yazmaya çalışıyor. Bunu bazı zihniyet
sahiplerine bu kadar net söylemek gerekiyor ki kürdün olduğu, kürtçenin
konuşulduğu, Q,W,X,Û,Î,Ê harflerînin olduğu her yerde KCK vardır. ZİLAN,
SEMA, BÊRİTAN, NUDA, NUCAN,VİYAN,BÊRİVANIN olduğu her yerde KCK vardır.
Ben özgür iradeyim denilen her yerde KCK vardır. Ve daha binlerce sahayı
sayabiliriz. Bu senaryo ile kendince gündem yaratıp arkasında korkakça
gizlenerek KCK davası diye yargıladığı ve yargısız infazla kürt
gençlerini hapislerde çürütmenin politikaları da ROJ TV davası gibi
sonuçlanacaktır. Çünkü yine halkımız haklıdır. Kendisinden zorla alınanı
kendi iradesi ile alma mücadelesini sürdürecektir. Bu saatten sonra
hiçbir kürt gencine hangi dilde konuşacağı emrini kimse veremez. Askeri
darbe yönetimi yıllardır bu uygulamarının sonucunu binlerce insanı
toprağa gömerek görmemek için ısrar ediyor. Insanlık kültürü darbeler
ile bir yere kadar yok edilir ama sadece bir yere kadar. Komplocu
cumhurıyetin darbeleri kürt insanının dilini yok edemedi edemezde. Çünkü
kürt halkı kültürünü yaşatmada haklıdır.
Bütün ayların sıtartını şehitlerimiz kendi mücadeleleri ile vermiş,
mücadele amaç ve ilkelerini tek tek sıralayarak dosta düşmana herkese
göstermiştir.
Bu ayın ve gelecek ayların, yaşamların yaşam gerekçesini özgürlük
ilkelerini ortaya koyan Ş.bêritan yoldaşımızı saygı ile anıyor ve
bağlılığımızı yineliyoruz.
Tüm bu yaşam gerekçelerimizin ve özgürlük gerekçelerimizin
gerçekleştirme mücadelesinin ilkelerini ortaya koyan Bêritan yoldaşın
çizgisinde yürümek her kürt insanının görevi olduğu gibi kürt kadınının
başta gelen görevidir. Çünkü bu topluma en fazla haklı olan ve bu
haksızlığın acısını yaşayan kürt kadınıdır. Bunun acısını en derinden
yaşadığı için ve bitmiş bir yaşamda tekrar yeşermenin yolunun ölümüne
mücadele olduğunu Bêritan yoldaş kayalardan atlayarak bizlere
anlatmıştır. Her şey o anda gizlidir. Ve o an bizim her gün her an
yaşadığımız anlardır. O anları bu ayda en güçlü, örgütlü ve bilinçli
yaşamak ve irademizi ortaya koyma gerekçelerimiz çok güçlüdür. Çünkü o
anda kadın haklıdır. Kadın hakkını savunmak zorundadır. Ya ben ve özgür
iradem ya da hiç diyerek aydınlık yollarda yürümenin bilincinde olan
kadın her zaman haklıdır. Bu haklarımızı Özgürlük Önderimizle birlikte
yaşama umudu ile tekrar gerekçelerimize ve haklarımıza sarılarak güçlü
yaşayalım ve yaşatalım.
Ekim ayında verilen bu söz her ayın aynası olmak zorundadır. Çünkü her
ayda ve her yalancı sistem karşısında biz haklıyız.
Rumet
Qoser
|