Güneş balçıkla sıvanmaz

AKP Hükümeti'nin, Kürt halkına karşı başlattığı topyekûn savaşta kullandığı en büyük argümanlardan birisi de basın ve yayın; yani medyadır.

Yandaş medya ya da muhalif medya artık Türkiye’de kalmamış, hepsi büyük bir oranda bu hükümet politikalarının etkisine girmiş ve hükümetin bir dediğini iki etmeyen, onun sözünden çıkmayan bir pozisyon almışlar. En son AKP polisinin Kürt özgür basın kuruluşlarına yaptığı saldırılarda medyanın suskunluğu ve olayları gerçeklerden soyutlayıp yayınlamaları ne kadar psikolojik savaşın aleti olduklarını tüm çıplaklığıyla ortaya seriyor.

21. yüzyılda, tekniğin muazzam ilerlemesiyle, hegemonik güçler kendi uzantıları olan ülkelerde gerçekleri örtbas edilip, tüm toplumun kılcal damarlarına kadar medya yoluyla yayıyorlar. Bunu da hakimiyetlerini devam ettirmek ve halkların kendilerine karşı her hangi bir tepki göstermesini engellemek için kullanıyorlar.  

30 yıldır Kürdistan’da cereyan eden savaş, Türk devleti tarafından yapılan katliam, vahşet, işkence, talan, sürgün vb. insanlık dışı tüm uygulamalar Türk ve dünya halklarından hep gizlenildi. Ve sözde “terörle mücadele” adı altında ülke, kapitalist güçlerin çiftliği haline getirildi.

Bu savaşta en büyük suç ortaklardan birisi de şüphesiz hükümet ve devlet yanlısı medyadır. Her gün psikolojik savaş ekseninde propaganda bombardımanıyla insanların gerçekleri öğrenmesini engellemek ve Kürdistan halkının moral değerlerini etkileyip, umutsuzluğa sürükleyeceğini düşünen bu zulüm saltanatı, onurlu halkların duygu ve düşüncelerinde zaten yenilmişlerdir.   

Psikolojik savaşın bir kanadı gibi görevlendirilen Türk medyası, 30 senedir nasıl ki Kürt halkının Önderliğine ve Özgürlük Hareketine olan bağlılığını engelleyemişse, bugünden sonrada yaşamın her alanında kendini örgütleyip, küçüğünden büyüğüne kadar gerçeklerin farkında olan Kürt halkını etkilemesi beyhude bir çabadan başka bir şey olamaz. Ancak Kürt halkının öfkesini kazanırlar.

Güneş balçıkla sıvanmaz. Kürt halkının yürüttüğü mücadele, hızından bir şey kaybetmeden, olanca gücüyle müjdeyi şafaklara iletmek için, yürüyüşünü sürdürüyor. Bu müjde, sadece Kürt halkının özgürlüğü  için değil, tüm insanlığın mutlu ve özgür sabahlara uyanmaları içindir.

Ondan dolayı, onlar yani AKP, onun sorumluları ve komple uzantıları her gün kendilerine zafer naraları ata dursunlar. Bu halk hakikat yolculuğunda onları tarihin en köhne derinliklerine gömecek ve aydınlık bir dünyaya giden yola hep öncülük edecektir.       

                                          Yekta Şoreş

                                                                                             

 
    ygk_unur@hotmail.com