DEMOKRATİK KONFEDERAL SİSTEMDE KOOPERATİFÇİLİK

DEMOKRATİK KONFEDERALDemokratik Konfederalizm, Kürt halkı ve emekçilerinin devlet olmayan ahlaki ve politik toplumsal yaşam sistemidir. Bu, Kürt halkı ve emekçilerin yaşam projesidir. Devlet veya devletler bu sistemi tanımasa da Kürt halkı ve emekçileri bu sistemi inşa edecektir. İşin gerçeğine veya özüne baktığımız da devletin veya devletlerin tanıyıp tanımamasıyla ilgili bir sistem değildir. Tanınması durumun da inşa belki daha rahat olabilir. Fakat Kürt halkı ve birlikte yaşadığı diğer halklar ve emekçiler için kardeşlik, özgürlük ve eşitlik bu modelin yaşamsallaşmasıyla var olacaktır. Bu model tamamen Kürt halkı ve birlikte yaşadığı halkların kendi çabasıyla kurulabilecek bir sistemdir.

   Demokratik Konfederal sistem özgür, eşit ve demokratik toplumu esas alır. Komünal demokrasi, ekoloji ve cinsiyet özgürlüğü demokratik konfederal sistem ayaklarıdır. Toplumsal cinsiyetin özgürleştirilmesine dayalı demokratik ekolojik toplum modelini esas alır. Toplumsal kuruluş sorunlarını demokratik yöntemlerle çözüm arama temel yaklaşımdır. Bu bağlamda demokrasi devleti ilgilendirmez. Halkın öz işleridir. Yani; “Kürdistan’da halkın kendi öz demokratik yöntemi+ genel kamu otoritesi olarak devlet” olarak belirtilen devlet onun demokratik iradesine saygı gösterebilir. Gerekli bir hizmeti söz konusu olursa onu yerine getirir.

Demokratik Konfederal sistemin inşasında ekonominin veya kooperatiflerin önemli bir yeri vardır. Bu sistemde ekonomi “Analık emeği ve analık emeğin oluşturduğu yeni ekonomi anlayışı” ın doğal toplum ana kök hücreleri üzerinde yeşerecektir. Demokratik uygarlığın ekonomi temeli bu ‘anlayış’ üzerinde örecektir. Bu da temel insani ihtiyaçları karşılayan ve bunun üretimini grup veya toplulukça yapar. Çevreyle uyumludur ve “Toplumsal artık –değer üzerinde kurulu sermaye tekelleriyle daima çelişki içindedir. Tarım, ticaret, endüstrinin gelişiminde temel toplumsal ihtiyaçlar ve ekolojik unsurlar dikkate almak kaydıyla özgürce her türlü faaliyetlerine açacaktır. Bu belirlemeler ışığında toplumsal kuruluş çalışmalarında komün, ocak, meclis ve yerele dayalı gelişecek kooperatif tarzı ekonomi faaliyeti Kürt halkı ve emekçiler açısında vazgeçilmez bir önemdedir.

Günümüze baktığımızda mevcut sömürgeci rejim veya rejimler tamamen finans kapitale dayalı ürüttükleri ekonomik politikalar Kürt halkı ve halkların üzerinde yaptığı son derece ağır sorunlar vardır. Özellikle Kürdistan toplumunda tarım ve hayvancılık ölü hale getirilmiş, köyler boşaltılarak şehirlerde yoksul varoşlar oluşturulmuş ve toplumun ekonomik dengesi tamamen bozulmuştur. Kürt halkı ve emekçilerinin ezici bir çoğunluğu açlık sınırının altında yaşamaya mahkûm edilmiştir. Yani Kürt toplumunun temel geçim kaynağı olan tarım ve hayvancılık çökertilerek bir parça ekmeğe dilenir duruma getirme ve kendine bağlama sağlanmıştır. Kısacası açlık, işsizlik ve yoksulluk Kürt halkının kaderi durumuna getirilmiştir. Açlıkla Kürt halkını hizaya getirme, iradesini kırma ve kendine bağlama politikasını uygulamada en ufak bir ahlaki ve insani ölçü tanımamıştır. Özellikle AKP hükümetiyle bu politika çok daha pervasızca uygulanarak mikro ve makro krediler devreye koyup halkı düşürmenin bin bir yöntemi devreye konulmuştur. Bazı işbirlikçi aileler holdingleştirilmiş, bütün cemaatlere çuvallarla para akıtılmış ve Kürt toplumu bu politikalarla terbiye edilmesi hedeflenmiştir.

Sömürgeci sistemin uluslar arası tekellerin gücünü de arkasına alarak Kürdistan’da uygarlığı, özünü inkar ve imha siyasetinin oluşturduğu bu ekonomik politikaya karşı temel örgütleme biçimi; toplumun ideolojik olduğu kadar siyasi, sosyal kültürel ve bir o kadar da ekonomik olarak demokratikleşmesini yaratmaktır. Toplum ve halkın iradesini açığa çıkarmak, dayatılan bu ekonomi politikaya boyun eğmemesini sağlamaktır. Boyun eğmemeyi sağlamak ise; ekonominin tabandan başlayarak demokratikleşmesiyle olur.  Yani ekonomik planlamadan üretim kadar toplumun demokratik iradesinin, karar mekanizmasının devreye girmesiyle olur. Bunun toplumsal kuruluş çalışmalarına paralel ve onu tamamlayan nitelikte bir ekonomik politika belirleyip uygulama gücüne kavuşmak da mümkündür. Yine sorun oluşturulacak ekonomik politikanın hangi esaslar, hangi araçlarla yürütüleceğinin tespit edilmesi ve uygulama iradesinin ortaya çıkarılmasıdır.

Bu esaslar üzerinde oluşturulacak ekonomik birlikler, özellikle işsizlik içinde kıvranan, açlık ve yoksulluğun pençesinde inim inim inleyen geniş halk yığınlarının atıl durumdaki iş gücünü ve emeğini üretime dönüştürerek ekonomik alanda toplumsal bir sinerji yaratmak mümkündür. Tabii bu da grup ekonomisini ve topluluk ekonomisini geliştirmenin biricik yolu da kooperatifler hareketini geliştirmekten geçer. Yine buna bağlı olarak demokratik konfederalizmin temel ilkesi olan öz yönetim ve yeterlilik ilkesini ekonomik alanda pratikleştirmenin yolu da yine kooperatif hareketini geliştirmeyle mümkün olmaktadır. Çünkü Komünal demokrasinin özünü oluşturan ortak üretim, ortak paylaşım ve ortak yönetim ilkesi, kooperatif hareketinin de temel ilkesidir.

Çeşitli toplumsal ihtiyaçlar gözetilerek birçok alanda geliştirilmesi gereken kooperatifler hareketi, komünal demokrasi ilkelerinden sapmadan geliştirilmesi finans kapitalin ve sömürgeciliğin Kürdistan’da geliştirdiği ekonomik politikaları etkisiz kılma başarılabileceği gibi, komün yaşam sistemini tüm toplumsal kesime mal etme ve içleştirmede de önemli bir mesafe alabilir.

                                                                                                      1.7.10

                                                                                                      Deniz Karer   

 

 

 

 

 

 

 
    kurdistan.gaziler@googlemail.com