|
DEMOKRATİK KONFEDERAL SİSTEMDE EMEK
HAREKETİ
“Demokratik Konfederalizm bir devlet sistemi değil, halkın devlet
olmayan demokratik sistemidir.” Başka bir değişle halkın tek irade
olduğu toplumsal yönetim ve yaşam seçeneğidir.
Demokratik Konfereralizm piramit tarzı bir örgütlenme olup öz güç ve
yeterlilik ilkesine dayanır. Gücünü ekonomi dahil toplumun tarihin
derinliklerinden ve Mezopotamya’nın tarihten gelen zengin birikiminden
alır. Bu anlamda yeni bir model değil, tersine kökleri tarihin doğuşuna
uzanan ve belki de doğal toplumla yaşıt tarihsel bir arka planı bulunan
bir sistemdir.
Kürt halkı esasta 2005 Newroz’unda bu sistemle tanıştı. Kürt Halk Önderi
2005 Newroz’uyla Demokratik Konfederal sistemi resmen ilan edip
gündemimize soktu. Kapitalist moderniteye alternatif 21.yy. lın şafak
vaktinde geliştirilen Demokratik modernite paradigması Kürt halkı ve
ezilen insanlığa en önemli armağanıydı. Kürt halkı 21.yy.lın bu
şah-eserini erkenden özümseyip benimserken; buna karşın ayrıksı seslerde
çıkmadı değil. Kimi çevreler “bu model gerçekçi değil, uygulanamaz”
dediler. Özce devletçi sistem dışında düşünemedikleri için devlet dışı
bir modeli uygun görmediler. Hatta bu tarihsel çıkışı teslimiyet,
devleti bölme şeklinde değerlendirenlerde az değildi. Mutlaklık ve
değişmezliği prensip edinen skolâstik dönemin zihniyet kalıplarına sahip
bu kesimlerin geçmişte ısrarıdır. Kürt halkı inançsızlık kokan bu karşı
duruşların aksine önüne çıkan engellere aldırış etmeden kendi öz
sistemini örgütlü olduğu tüm alanlarda komün ve meclisleşmeye giderek
örmeye çalışıyor. Çünkü komün ve kent meclisleri konfederal sistemin
temel örgütlenme formudur. Ana gövdesini oluşturur.
Demokratik Konfederal sistem devlet dışı kalan ve devlet tarafından hal
edilmeyen sosyal, siyasal, kültürel, hukuki ve ekonomik aktivitelerinin
kuruluş ve demokratik yönetim gücüdür. Günümüz de konfederal sistemin
öncü gücü kapitalist modernitenin en çok oynayıp başkalaşıma uğrattığı
kadın ve gençlik olsa da hiç kuşku yok ki temel bileşenlerden biride
emekçilerdir.
Evet, Demokratik Konfederalizmin temel taşlarından biride sınıf
örgütlülüğün oluşmasıdır. Demokratik Konfederalizm sınıf çelişkisini
önemsemektedir. “üretimin niteliği değiştirilmeden sınıf çelişkisi
çözülemez.” Dolayısıyla doğru olan iktidara ve sınıfa göre tanımlanmamış
(çünkü her iktidar daha fazla sınıf, her sınıf daha çok iktidar doğurur)
üretimin niteliğini devlete bırakmadan değiştirmiş toplumsal üretim
tercih edilmelidir. Bence kar getirmeyen toplumsal bir üretim temel
yaklaşımımız olmalı. Dikkat edelim sendikaların milyonlarca üyesi var.
Fakat devlet açısından küçük bir kesim dışında tehlike olarak
görülmemektedir. Çünkü istisna hariç tüm sendikalar devletin gölgesi
gibidir. Devletin gölgesi siyasi partiler, siyasi partilerin gölgesi
sendikalardır. Bu emek cephesinin yüz elli yıllık trajik ve direnişlerle
örülmüş tarihinin belki de küçük bir özetidir. Yapılması gereken ya da
biz emekçiler olarak öncelikle önümüzde duran temel görev sınıf
mücadelesini tarihin motor gücü gören ve bunun üzerinden şekillenen
iktidar ve devlet endeksli pozitivizmin çağa yanıt vermeyen bakış
açılarından kurtarmaktır.
Sonuç olarak Demokratik Emek Konfederasyonu emek dünyası için en ideal
ve tek çözüm seçeneğidir. Bu sisteme ulaşmakta, komün ve meclisleşme
çalışmaları düzleminde devleti beklemeyen her türlü ekonomik üretimini
kendisi geliştiren, bu üretim etrafında komünal yaşamı örgütleyen ve
bunun üzerinden sınıf çelişkilerini çözen bir anlayış ve yaklaşım
tarzıyla mümkündür.
Deniz Karer
|