ULUSLAR ARASI KOMPLOYU YAŞAMDA BOŞA ÇIKARMAK ÖZGÜR İNSAN OLMANIN GEREKÇESİDİR

Özgür yaşam   var olmanın gerekçesidir. Özgür yaşamın kendine ait bir mücadele seyri vardır. Birde bilinçli ve örgütlü olarak özgür yaşamı ortadan kaldıran amaçlar vardır. Bu amaçlar, eğilimler, yaklaşımlar, anlayışların tümü eğer özgürlük adına yürütülen mücadeleye engel ise ve bu mücadeleleri bitiriyorsa, amaç ve hedeflerinden uzaklaştırıyorsa buna KOMPLO diyebiliriz. Bilindiği gibi komplolar kendi amaçlarına, hedeflerine ulaşmak için yapılan bilinçli ve planlı eylemlerdir. Bu komplo eylemlerinin altında çok büyük tahribatları göze alan ve herkesi, tüm sivil toplumu hedef alabilecek kadar çok büyük toplum kırım, soykırım, katliam ve benzeri sonuçlarla sonuçlanabilecek durumlar vardır. Artık bu eylemleri geliştiren zihniyet sahipleri bunu bir uzmanlık sahası olarak kendilerine meslek edinmiş odaklardır.

Bunun karşısında kendisini, insanlığını ve toplumunu özgür yaşam adına tüm bu komplo planlarını ortaya çıkaran, ortaya çıkması için her türlü mücadeleyi göğüsleyen ve boşa çıkarılması için anı anına çözüm üreten kişilikler vardır.

Kendini Bilme Anından şimdiye kadar yüceleşen, kendi değeri ile tüm yaşamı, toplumu, insanlığı yücelten ve özgürlük adına kendisini yüceltmeye devam eden ÖNDER APO yu selamlıyorum.

ÖNDER APO şahsında insanlık değerleri yüceliğe, kendini bilmeye, kendi iradesi ve bilinçli tercihli mücadele istemiyle özgür yaşam seçeneğinde sonsuz mücadele azmini gösteren tüm insanlık savaşçılarını anıyorum.

Özgür yaşam tercihi ve dayanaklarını ortadan kaldıran ve kaldırmayı amaçlayan bu zihniyet yapısını ve zihniyet sahiplerini nefretle  kınıyor, lanetliyorum.

Bin yıllarca insanlık; eşitlik-özgürlük adına kendisine yaşamlar, toplumlar ve süreçler oluşturdu. İlerleyen süreçler her zaman olumlu ve istenileni yaratmadı. Ama bu insanlık, toplum ve süreçlerin iradesi ile başlangıç ve sonuçlar belirlendi. Buna insan yaşamının tarihsel akışı diyebiliriz. Eşitlik ve özgürlük adına süregelen bu yaşamın önüne geçen her engel sapma olarak değerlendirildi.

Yaşam adına 24 saat içinde yaşadığımız ne varsa bütün ayrıntıları ile birbirine bağlıdır. Biri olmadan diğeri yaşayamaz. Birbirine bağlı olan yaşam akışı içerisinde çıkan eylemler bu akışın yönünü ve hızını değiştirmektedir. Değişen koşullar toplumları bütün varlığı ile etkilemektedir. Bu sapmanın başlama süresi ve tarihsel sapmanın başlaması 5000 yıldır başlamış  ve devam etmektedir. Beş bin yıllık akış seyri bir insanlık sapması, toplumsal-tarihsel sapma olarak günümüzde sistemsel olarak devam etmektedir. Sistemsel evre günümüzde Devlet olmaktadır. Dolayısı ile devlet kapsamında yer alan tüm kurum kuruluşlar, yönetimsel çalışma, idari sistem ve gerçekleşen toplumsal aşamalar bu çerçevede ele alınmaktadır.

Günümüzde insan bilincinin seviyesi sınırsızlığı arama peşindedir. Bu dereceye varmıştır. Bu aşamada gelişebilen yönelim bir veya birkaç kişi ve toplumsal olguyu değil tüm toplum ve doğayı etkilemekte ve kendisine göre amaçları doğrultusunda biçimlendirmektedir. Günümüzde yapılan tüm çalışmalar bu amaç temelinde olmaktadır. En fazla toplum adına yapılan düzenlemeler daha çok toplumu sömürme ve bu komplo zihniyetinin planlaması sonucunda gelişen iyileştirilme çabalarıdır.

Önderliğimiz bu tarihi sapmaları ve gelişen zihniyet yapısını tüm ayrıntıları ile ortaya koyarken toplum birey, toplum doğa, toplum ahlak, toplum kültür, toplum özgürlük gerçekliğinden hareketle tüm süreçleri değerlendirmektedir. Bu değerlendirmeler örtülü yüzleri ve planları açığa çıkarmaktadır. Komplolar belli aşamalardan sonra kendisini açık bir şekilde ifade ederken en gizli amaç olan toplum sömürüsü ve kırımını farklı diller ve anlamlar adı altında yürütmektedir. Günümüzde bir çok olay olguya komplo diyebilmekteyiz. Fakat gerçekte yaşanan yaşamın her ayrıntısında gizlenmiş bir yaşam sömürüsü, katliamı ve toplumsal komplodur. İşte bu konuda Reber APO daha çok yaşamsal boyutuyla komplocu zihniyeti ele alıp değerlendirdi.  Geliştirilen komplosal süreç ve planlamalar yaşamda boşa çıkarıldı. Yaşamın temel dinamiği olan kadın şahsında geliştirilen komplolar boşa çıkarıldı. Ve bunun bedeli olarak tüm yaşamların gerçekliğinin acısı çıkarılırcasına Önder APO bu komplo gerçekliğine kurban edilmek istendi. Yıllarca sürdürelen çabalar ÖNDER APO yu bu konuda sınırlamak, onu susturmak, onu kendilerine göre biçimlendirmek, kendi amaçları doğrultusunda kullanmak oldu. Amaçlar bu iken tüm yılların ve yaşamların çözümleme gücünü açığa çıkaran Önderliğimiz süreci insanlık ve özgürlük adına çevirerek özgür ve demokratik yaşama bilinçli katılımı esas aldı. Toplumun her kesime bunu göstermeye çalıştı. Kendisinin yarattığı demokratik sistem ile özgürlük gerekçelerini ortaya koydu. Bugün bir kürt kadını, kürt genci ve kürt insanı özgürlük ve eşitlik için mücadele veriyorsa bunu hem kendisi için hemde bu değerleri yaratan ÖNDERİ için yapmaktadır.

Biz bu gün 9 ekim 2010 yılında Önder APO nun esaret altına alınışının 13 yılına giriyoruz. Bu yıla yine ÖNDERLİĞİMİZ özgür yaşam koşullarında olmadan girmekteyiz. Tüm yaşam koşullarımız özgür olsa dahi ÖNDERLİĞİMİZ ile birlikte bu yılı birlikte yaşamadan özgür olduğumuzu ve birlikte yaşadığımızı kabul etmiyoruz. Yaşam kaynağımız akmadan sınırlı nefes alış verişlerle kendi gerçekliğimize kavuşamayız. Bu nedenle her şeyden önce bu sapma zihniyetin ve zihniyet yapılarının değiştirilmesi ve özgür tercihli yaşam anlayışına ulaşıncaya kadar ÖNDERLİKSİZ YAŞAM OLMAZ perspektifi ile bu yıla yükleniyoruz.

Nasılki klandan demokratik ulusa diyebiliyorsak ve bunu amaç olarak önümüze koyuyorsak yine kadın özgürlüğü olmadan demokratik yaşam olmaz diyoruz. Kadın özgürlüğü önder APO nun özgürleşme mücadelesinin temel ilkesi olarak kendi gerçekliğimizden hareketle önder APO ya doğru yönümüzü çevirerek esas mücadele gerçekliğimizi oraya İMRALIYA doğru akıtıyoruz. Bin yılların sistemsel gerçekliğini ciddi bir örgütlülük ve mücadele anlayışı ile ancak aşabiliriz. Bu da özgür yaşam anlayışını doğru anlamak ve yaşama geçirmekle mümkündür. Bu EKİM le birlikte tüm yaşam dışı anlayış ve yaklaşımları lanetleyerek ÖNDERLİĞİMİZE sahip çıkmanın temel dayanağı demokratik özerkliği her yerde ve her çalışmada oturtmak olmaktadır. Bu temelde demokratik özerklikle geliştirilecek olan mücadele gerçekliği içinde olmanın onurunu hep birlikte yaşayarak tekrardan 9 ekim uluslararasi kirli komployu kınıyor , lanetliyor ve özgür yaşam adına verilecek mücadele içinde olmanın onurunu ÖNDER APO ile birlikte yaşam amacı ile birleştirerek bu yılki sözümüzü yineliyoruz.

      Rumet Qoser

  
 
    kurdistan.gaziler@googlemail.com