Özgür Kürt’ün Sesi Susmayacak

    Kopenhag Şehir Mahkemesi’nde 15 Ağustos 2011’de başlayan ROJ TV ile ilgili kapatma davası 10 Ocak’ta sona erdi. Türk devleti büyük umutlarla beklediği kapatma kararı gerçekleşmeyince, yaşanan büyük bir hayal kırıklığıyla bu sefer başka yollara başvurdu. Fransa devletinin hissedarı olduğu Eutelsat şirketi ROJ TV’nin yayınlarını 19 Ocak günü kesme kararı aldı. Aynı zamanda kendine bağlı dağıtım şirketlerinden de ROJ TV yayınlarının uydu ile olan bağlantısını kesmeleri için direktif vermiş ve 22 Ocak’tan sonra ROJ TV’nin diğer uydular üzeri olan yayınları da kesilecek.

Kürt halkı 1995 yılında MED TV ile ilk kez uluslararası yayın yapan bir televizyon kurdu. Türk devletinin o yıllarda da yoğun diplomatik girişimleri ve pazarlıkları sonucu İngiltere tarafından  MED TV kapatıldı. Daha sonra 1999 yılında yayın hayatına başlayan MEDYA TV yine aynı yöntemlerle bu sefer de Fransa devleti tarafından kapatıldı.

Kürt halkı yılmadı, pes etmedi ROJ TV ile hakikati açıklama ve demokratik ulusa giden yolda gereken görevleri yerine getirmek için nefes nefese bir mücadele veriyor.

Türk devleti ROJ TV’yi kurulduğu 2004 yılından bu yana kapatmak için tüm uluslararası ilişkilerinde pazarlık konusu yapmış, bu pazarlıkların bir kısmı Wikileaks adlı internet sitesi’nin ABD Dişişleri Bakanlığı’na ait olan bazı gizli belgeleri açıklamasıyla ortaya çıkmıştı. Bu belgelerde ABD ve Türkiye devleti arasında ROJ TV’nin kapatılması için nasıl pazarlıklar yapıldığı görülüyordu. Şüphesiz bu pazarlıklar Avrupa ülkeleriyle de en üst düzeyde sürüyor.

Kopenhag Şehir Mahkemesi’nde aylarca süren dava 10 Ocak’ta sona erdi ve mahkeme kararını verdi. Mahkeme tarafından kapatma davası verilmemiş, bazı yayınlarından dolayı ROJ TV’ye para cezası verilmişti. Fakat aradan 10 gün geçmeden her hangi bir hukuki karar olmadan Eutelsat ROJ TV’nin yayınlarını -lisansı olduğu halde- durdurdu.

Aslında bu kararda insanı fazla şaşırtan bir yan yok. Çünkü  Fransa devleti Ortadoğu’nun yüzyıl önceki şekillenmesinde Kürt halkını kendi çıkarlarına kurban etme politikasını hala sürdürmekte ve bunda bir adım geri atmamıştır.  Son 30 yıldır da Kürdistan Özgürlük Mücadelesi başladığından beri Türk devletinin yanında yer almış; katliam, işkence, sürgün ve tutuklamalara sessiz kalmıştır.

Bu dönemde Ermeni Soykırımı’nın inkarını suç sayan yasa tasarısı kararının Türkiye’nin tüm çabalarına rağmen Fransa Parlamentosu’nda geçmesi ve bu kararın 23 Ocak’ta Fransa Senatosu’nda oylanması öncesinde  ROJ TV’nin yayınlarının, merkezi Fransa’nın başkenti Paris’te olan ve telekomünikasyon alanında dünyada üçüncü büyük organizasyon olan Eutelsat şirketi tarafından kesilmesi nasıl bir pazarlık yapılmış olduğunu gösterecek mahiyette.  Zaten Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy’nin Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’a bir mektup göndermesi ve mektupta PKK ile mücadelesinde nasıl baştan beri Türk devletinin yanında olduğunu ballandıra ballandıra anlatması başka bir gerçek.

ROJ TV, Kürt halkının vermiş olduğu kutsal mücadelesinin bir eseri. Kürt halkı, kültürünü, dilini, yaşam tarzını ve kendi gerçekliğine karşı sürdürülen haksız savaşı bu kanal vasıtasıyla kendi halkı ve ilerici insanlıkla paylaşıyor. Yaptığı programlar ve haberlerle, kurulacak olan yeni toplumsallığı temsil etme gayreti ve çabası içinde. Bunların yanı sıra diğer Mezopotamya halklarının kültürünü de yansıtıp halklar bahçesinde eşsiz bir televizyon olduğunu ispatlamıştır. Bu şüphesiz sömürgeci Türk devletinin uykularını kaçıran bir gerçeklikti.

Özgür Kürt’ün sesi, ROJ TV’nin yayınları kesilmeye çalışılıyor; fakat hiçbir şekilde Özgür Kürt’ün “hakikat sesi” kesilmeyecek. Hiçbir güç ve bireyin buna gücü yetmeyecek.  

Bu ses Diyarbakır Zindanında yankılanıp tüm Kürdistan dağlarında, ovalarında, şehir ve köylerinde büyüdü ve kendisiyle yeni yaşamı yarattı.

Kürdistan halkı, yıllardır büyük bedeller vererek büyüttüğü özgürlük mücadelesinde artık olgunlaşmış, yüce bir bilinçle yaşamın her koşulunda zorluklara göğüs vererek büyük çıkışlar yapmasını bilmiştir. Bu kervanın yolcuları ‘ROJ’larından aldıkları ışınlarla seslerinin ve gerçeklerinin karartılmasına ve kesilmesine müsaade etmeyecekler.                                                 

Şoreş Bagok

 
 
 
    ygk_unur@hotmail.com