NEWROZ,

                 ÖZGÜR YAŞAMA KOŞAN HALKLAR VE EMEKÇİLERİN ORTAK YAŞAM BAYRAMI OLACAK!             
Mahir Nurhak


Dünyamızda Halklar ve emekçilerin “halklar baharlaşmasını” yaşadığı bu tarihi günlerde Mozopotamya ve Anadolu halkları ve emekçileri yeni bir Newroz’u daha karşılıyoruz. Çoğu halka göre Newroz, yeni yaşam, yeni gün demek. Yani tabiat ananın tüm bereketi ve canlılığıyla rengârenk yüreğini insanlığa cömertçe sunuşunu anlatır. Korlaşan vücudun, tıkanan damarların çiçek misali kökünden yeniden filizlenerek canlanış ve harekete geçişini simgeler, sembolize eder.  Yaşamın damarlarına kan verir. Halklar açısında böyle bir anlam yüklenilen Newroz; oysa Mezopotamya ve Anadolu’da yaşayan halklar ve emekçiler açısında ise söz konusu bu anlamın yanında, tarihsel ve güncel bir önem de taşır. Newroz, insanlığın en kadim topraklarında insan kellelerinde kale ören, Mezopotamya ve Ortadoğu’yu kanlı bir mezbaha neye çeviren, Newroz’u özünde ve renginde yaratan ana-kadın yaratımları olan toplumsal değerleri gasp ve talan eden, erkek egemenlikli hiyerarşik devletçi sınıflı Uygarlığın o güne dek en seçkin temsilcisi zalim Deh ak şahsında yozlaşmış Asur sisteminin Medya diyarında ünlü Kürt komutan Kyakser’in önderliğinde tarihe gömüldüğü günün adıdır. Yani var olma ve diriliş savaşının Med Aşiret Konfederasyonların yanın da özgür aşiret ve halkların komünal-demokratik değerlerin ahlaki ve politik toplum inşasında demokratik moderniteye dönüşmede zihniyet kazanması ve en esnek ve özlü tarihidir de. Newroz, Umudun cesarete, cesaretin direnişe, direnişin milyonların dilinde özgürlük türküsüne dönüşmenin, ya da yeniden doğuşunun öyküsüdür. Newroz’u  bu anlamda  yaşayan Mezopotamya bir özgürlükler ülkesi ve tarihidir de. Bu insanlığa analık yapmış kadim-bereketli topraklar bahar sevdasında Newroz’u özgür yaşama koşan Demirci Kawalardan çağdaş Kawa Mazlum Doğanlara çok soylu özgürlük savaşçılarını yarattı. Ve yine Hallac-ı Mansurdan tutalım Pir Sultanlara, Sivasta yakılan Nesimilere kadar hepsi bu toprağın özgürlük savaşçılarıdır. Bir de Bu ana şefkatindeki topraklar bilimin aşkında bilgeler yarattı. Bu bilgeler halklar ve emekçilerin gönlünde özgür yaşam ve direniş köprüsü ve yenilmez bir irade yarattı. İnsanlığın toplumsallaşmasındaki kolektif değerlerin bileşkesi olan PKK ve Önderliği yenilmez çağdaş Medya’yı bu topraklarda yeniden yeşertti. Çağdaş Med Hareketin bu destansı tarihi, aslında yenilmez Kürdün şahsında ezilen tüm Türkiye-halk emekçilerinin yenilmezliğinin destansı tarihidir. İçinde geçtiğimiz günlerin tarihi arka bahçesinde böyle bir gerçeklik var. Dünya halkları ve emekçileri açısında nasıl ki çok önemli günler varsa Mart ayında Mezopotamya ve Anadolu halkı ve emekçileri açısında ayrı bir yeri ve önemi vardır. Yukarıda biraz bahsini ettik. Fakat Mart ayın birde içinde geçtiğimiz süreçle bağlantılı tarafı da var.  Bir taraftan halklar ve emekçilerin demokratik çözüm ve barış için atılacak adımların atılmasında gösterecekleri iradi duruş ve yapacakları demokratik eylemler. Diğer taraftan ise,  bu iradi duruşa karşı, şu anda derin devletle uzlaşmış durumda olan ve uzun bir süredir birikmiş iktidar gücüyle uluslar arası sistemle tam bir uzlaşı ve uyum içinde çok yönlü bir tasfiye planını devreye koymuş AKP hükümeti arasındaki kıyasıya mücadeledir. Bu nedenle de Mart ayında gösterilecek siyasi duruşlar bir netleşmeyi ve gelecek sürecin yönünü de belirleyecektir. Bu açıdan da Mart ayına atfedilen rol halklar ve emekçiler açısından çok önem arz ediyor.  Bu Mart ayında halklar ve emekçilerin geliştireceği toplumsal eylemliliklerle açığa çıkan iradesi ile barış ve demokratik çözüm yönündeki duruşunu güçlü bir biçimde ortaya koyacaktır. Bu iradi duruş ve demokratik eylemler özel-derin devlete, hükümete ve bütün güçlere dönük güçlü bir mesaj olacaktır. Bu bağlamda halklar ve emekçiler özellikle Newroz sürecini görkemli karşılayacak; demokratik çözüm iradesi ve kararlılığını ortaya koymasıyla sürecin gerçek anlamda barışçıl demokratik bir sürece evirilmesinde tarihi önemde bir rolü üstlenecek. Bu açıdan da halklar ve emekçiler bu sürece seferberlik ruhuyla yaklaşmalı ve  her zamankinden daha fazla güçlü bir katılım yapması gerekiyor. Kürt halkı ve emekçilerinin 15 Şubat “kara gün”le başlattıkları eylemler 8 Mart emekçi dünya kadınlar günüyle adete kadın kurtuluş idolojisinde ve renginde devrim yaşaması ve baharın sevdasında diriliş ve yeni gün olan Newroz da da meydanlara çıkarak “Özgür kimlik, özgür önderlik, Demokratik Özerklik” sloganıyla kendi iradesini ortaya koyacak.  Tabii emek cephesi emeğin kutsallığında demokratik ulus inşasında üzerine düşen bu tarih rolle halklar ve emekçilerin özgür yaşam özlemi olan ortak yaşam bayramı  NEWROZ da Türkiyeleşme yolunda Kürt kardeşlerinin bu soylu duruşlarına kendi cephesinde güçlü bir katılımla destek verecek. Bu temelde 2011 Newroz’u belkide en temel mesajı, Newroz ruhuyla renkleri ve farklılıklarıyla alanlarda buluşacak demokratik, özgür, eşit ve kardeşçe birlikteliğinin yaşamsallaştırılmasını şiar edinecek başta Kürt halkı ve emekçileri olmak üzere Türkiye emek ve demokrasi güçlerinin tam bir aheng içinde milyonların tek bir yürekte Kürt Halk Önderini başta Kürt sorunun demokratik ve barışçıl çözümünde olmak üzere ülkemizin diğer çözülmeyen temel sorunlarda tek anahtar olarak işaret etmesi biz emekçiler açısında oldukça manidar ve anlamlı olcaktır. Ben bu vesileyle özgür yaşama koşan halklar ve emekçilerin diriliş ve yeniden doğuş günü olan Newroz bayramını kutluyorum.

17.3.2011

  .