|
HALKIMIZA VE KAMUOYUNA
Destansı mücadele tarihimizde şehitler ayı olarak yer edinen mayıs ayı
hem Kürt halkı hem Türk
halkı açısından önder kişilikleri yitirdiğimiz bir aydır. 18 Mayıs Haki
Karer ve bir yıl sonra Halil Çavgun yoldaşın, yine Diyarbakır
cezaevindeki vahşete karşı bedenlerini ateşe veren Eşref Anyık, Mahmut
Zengin, Nemci Öner, Ferhat Kurtay yani Dörtler’in ve Türkiye devriminin
önderlerinden İbrahim Kaypakkaya’nın işkencede katledilerek şehadete
ulaştığı bir gündür. En son Uludere ve Kaşure’de yaşanan 10 şehadet
halkasıyla mayıs ayı direnişi taçlanmıştır. Böylesine anlamlı bir ayda
ve günde yüce şehitlerimizin anısı önünde saygı ve minnetle eğiliyoruz.
Bu
soylu büyük davanın yaratılmasında, direniş ruhunun kazanılmasında,
üstün fedakarlık ve fedaice katılımın bir mücadele ve yaşam duruşu
olarak şekillenmesinde tarihi rol sahibi yüce şehitlerimizdir. Başta
Haki Karer ve Dörtler olmak üzere binlerce şehidimizin anısına
verebileceğimiz karşılık zafer çizgisinde kararlıca yürümek olacaktır.
Bu yüce şehitler gerçeğine bağlı olarak başarılı devrim yürüyüşümüz
kesintisiz sürdürülecektir.
Her
zaman olduğu gibi, bundan sonra da bu büyük şehitlerin emir ve komutası
altında görev ve sorumluluklarımızın gereklerini başarıyla yerine
getirmeye, bütün dönem görevlerini bu eksende planlamaya, bu değerlerin
emrinde ve anılarına bağlılığın bir gereği olarak etkin uygulayıcısı
olma yönünde ısrarlı olacağımız kesindir.
Yaşadığımız bu süreç tarihi değerde olup Kürdistan’daki sömürgecilik
tarihinin alaşağı olmaya, çözülmeye, özgürlük hareketi ve halk olarak
sonuç almaya doğru gittiğimiz bir sürecin önemli bir aşamasını ifade
etmektedir. Süreç Kürt halkı için ‘ya onurluca özgür bir yaşam ya da
ölüm’ noktasına gelip dayanmıştır. Botan halkımızın en son Keleban’da
şehit cenazelerini almadaki ısrarı, tutumu ve fedai ruhu bunu çok net
ortaya koymuştur. Şehit düşen gerillaların cenazesini almak için hiçbir
engel tanımayan, tank, asker ve kurşuna meydan okuyarak tüm sınırları
aşıp yönünü dağlara veren bu halkın yürüyüşü gerçek anlamda özgürlük
yürüyüşüdür. Başta Botanlı halkımız olmak üzere tüm Kürt halkının
gösterdiği direniş, özgürlük mücadelemizin yeni bir aşamaya girdiğini
gözler önüne sermiştir. Bu tutum, şehitlerin anısına bağlılığın ne denli
büyük bir olay olduğunu çarpıcı bir biçimde göstermiştir. Bu
toplumsallaşan serhıldan ruhunun zirveleşmesidir. Çok net açığa
çıkmıştır ki bu ruh Kürt halkının zafer yürüyüşünün garantisidir. Bu
Kürt toplumunda niteliksel bir sıçrama yaşandığını ve özgürlük
mücadelemizde çözümü dayatan yeni bir devrimsel sürece girildiğini
işaret etmektedir.
Hareket olarak şehitlerimizin anısına ve halkımızın fedaice tutumuna
verebileceğimiz karşılık, görevlerimizin üstün başarısı için her şeyi
ortaya koymak kadar en az kayıpla halkımızın beklentilerine uygun yüksek
bir başarı düzeyini yakalamak olacaktır.
Bir
kez daha mayıs ayı şehitlerimizi anıyor, kadınıyla, çocuğuyla, genci ve
yaşlısıyla yiğit Kürt halkının Önder APO’nun çizgisinde şehitlerin
onurlu yolundaki direnişlerini, serhıldanlarını selamlıyoruz.
KCK
Y.K Başkanlığı
18
Mayıs 2011
|