EMEĞİN GÜÇLÜ SESİYLE MART AYINI TAÇLANDIRALIM

Deniz Karer

Emek hareketi yeni yıla geçmiş yılda yarım bıraktığı örgütlülüğünü tamamlama ve eylemlerini bıraktığı yerden devem ederek girdi.  Yeni yılı karşılama açısından olumlu oldu. Başta Türkiye gerici sistemin halklara ve emekçilere karşı geliştirmiş olduğu insani ve demokratik hak ihlalleri ve çıkardığı torba yasasına karşı, emekçilerin tüm ülke çapından Anakara’ya yürümeleri önemliydi. Yine SES ve TTB nin yurt çapında yaptığı eylemlikler ve Amed mitingi ve en son Ankar’a yürüyüşü.  KESK ve DİSK’e bağlı bazı sendikaların yapmış olduğu eylemlilikler ve EĞİTİM-SEN’in hem atanmayan öğretmenlere ilişkin hem de Kürt dilinin anayasal güvenceye alınması ve yaşamın her alanında yaşamsal kılınmasına yönelik yapmış olduğu eylemlikler. Emekçi gençler ve Öğrencilerin yapmış olduğu eylemlikleri… Yıllardır çok bariz bir şekilde inanç yönünde birçok hak ihlalli yaşayan Alevi inancında olan emekçilerin yaptığı çalıştaylar ve eylemlikler… Çerkez halkımızın ve emekçilerin insani haklarını talep eylemleri… Demokratik STÖ’lerin sürece yönelik yapmış olduğu anlamlı eylemlikleri… Bunların dışında ve burada belirtmediğimiz kurum ve bu kurumların yaptığı eylemlikler…  Tabii en önemli ve etkileyici olan kadın kurtuluş ideoloji ve renginde yaratılacak yeni yaşanın temsilini ve öncülüğünü yapan emekçi kadınların tecavüzcü sisteme karşı eylem ve onurlarıyla gösterdiği duruş ve 8 Mart’la âdete devrim niteliğinde doruğu yaşaması… Kısacası emek hırsızı olan sistem son aylarda emek cephesinin dipten gelen çok yönlü ve süreklileşen politik eylemleri ile zor anlar yaşadı. Emek hareketin Bu anlamlı duruşu Türkiye demokrasi tarihinde önemli bir aşamayı teşkil eder. Sistemin şu andaki yürütücüsü durumundan ola AKP,  baştan beri bir papağan misali aynı nakaratları tekrarlamış ve o klasik uzlaşmaz tavırlarını sürdürmüş ve bu yaklaşımlarını sinsi ve çok ince bir yöntemle devam etmiş/etmektedir. Özellikle Kürt demokratik dinamiklerin başlatmış olduğu demokratik ve barış süreçlerini kendi kirli çıkarları gereği kullanmış ve heba etmiştir.  Demokratik çözüm yönünde bugüne kadar herhangi bir projesi olmamıştır. Bunun yanında savaşta ısrar etmesi ve 20 milyar doları bu yönlü sarf etmesi ve yeni ordu hazırlığını yapması, kendi hegemonyasını ülkenin her yaşam alanında kurumlaştırması… Bunun yanında neo-liberal politikalarla halkların ve emekçilerin en doğal yaşam emarelerini kurutması… İşsizliği, yoksulluğu, açlığı, yaşamda çürümüşlüğü, fuhuş vb. geliştirmesi… Yine iktidarı döneminde kadına karşı yüzde bin dört yüzlere varan kadın cinayetlerin olması, çocuk katliam ve tutuklamaların çığ gibi yükselmesi, faili belli cinayetlerin artması, yoksulluğun neredeyse ülke nüfusunun yarısını geçmesi ve işsizliğin milyonları aşması… yani kısacası bütün bunların faturası ağır bir şekilde halklara ve emekçilere ödenmesi…  derin devletle uzlaşan AKP ve geliştirdiği politikalarına karşı güçlü eylemliliklerle geçilmelidir. Kürt halkı ve emekçilerin 15 Şubat’la başlatmış olduğu eylemlerin adeta bayrak misali 8 Mart la emekçi kadınlara devr edilmesi ve ülke çapında emekçilerin eylemlikleriyle bütünlük sağlaması önemli bir öz güven ve güç açığa çıkarmıştır. Bu eylemler zincirini diriliş günü olan Newroz’la halkların ve emekçilerin baharlaşmasında Taksim’le ruhsal ve yürekte buluşturmalıyız. Ülkede Yaşam adeta durdurulmalı ve şu tek yumruk ve sesle haykırılmalıdır: “biz emeğin kutsallığında kendi bilinç, yürek ve ellerimizle ülkemizi yeniden yaratmaya hazırız” denilebilmeli. Bu bağlamda halkların ve emekçilerin başına bele olmuş bu ceberut sisteme karşı tüm enerji ve gücümüzü tek yürek ve tek yumruk yapmamız lazım. Ancak bu tarihi günleri ve fırsatı halkları ve emekçilerin yeniden doğacak güneşi haline çeviririz. Emek cephesi geçmişte edindiği tecrübe ve birikimleri ve bu süreçte elde ettiği bu kazanımları emek kutsallığında eşit-özgür ve kardeşçe demokratik ulus inşasında ortak bir vatanda yaşamanın harcı yapmalıdır. Türkiye’nin dört bir yanından “geçiş ayı” olarak adlandırılan Mart ayını demokratik çözüm sürecini hazırlamada eylemleriyle âdete taçlandırmalıdır. Şimdiden bahar sevdasında Newroz coşkusunu yaşayan başta Kürt halımız ve emekçilerin olmak üzere tüm halkların ve emekçilerin DİRİLİŞ VE KURTULUŞU MÜJDELEYECEK NEWROZ BAYRANINI KUTLUYORUM.

   17.3.2011