|
DİLİMİZİ HER
YERDE KULLANMALIYIZ
KASIM ENGİN
“Bir ulusu ortak
paydada toplayan ve ulusa ulus kimliğini veren dilidir, kültürüdür. Bir
toplumun kimliğini kaybettirme politikası güden ülkeler veya uygarlıklar
o ulusun önce dilini sonra dinini ve en sonunda da kaçınılmaz olan ve
bunu doğuran kültürü değiştirirler.”
TC devletinin
yıllardır temel hedeflerinin en tepesinde hiç şüphe yoktur ki Kürt
dilini yok etmek gelmekteydi. Ve inanın halen de bu hedef gizli olarak
sürdürülüyor. Kürt dilini ortada kaldırmadan Kürt kimliğini yok etmek
mümkün olamaz. Bunun içinde dünyada kimsenin aklının alamayacağı
yasaklarla bu hedefe ulaşmak için gerçekten her hinliğe başvurdular.
Kürt dilini yasaklayarak kendi kültürlerinin bir hammaddesi olarak
kullanmak istediler. Buna kimileri kültürel yayılma alanı diyor. Yani
kültürel ekspansiyon.
Çokça dile getirildiği
gibi: “Dil toplumsal bir varlıktır. Dilsiz bir insan topluluğu
düşünülemez.” Siz bir halkın, toplumun dilini yasakladığınızda,
erittiğinizde, yok ettiğiniz de kaçınılmaz olarak o toplumu yok olmakla
karşı karşıya bırakmış olursunuz. İşte TC devleti bunun için ısrarla hep
dilimize hakaretlerde bulundu. Hem yasakladı, hem kovuşturma gerekçesi
yaptı sonra da düzgün kullanılmadığı için alay ettiler. TV’lerde tatmin
aracı olarak gözden düşürülmeye çalışıldı. Halen de devletin derin
kanallarında bu kirli politika uygulanmaya çalışılıyor.
Özgürlük mücadelesiyle
halkımız görkemli yeniden bir dirilişi yaşadı. Ve yıllardır bu
dirilişini kurtuluşla taçlandırmak için didiniyor. Çabalıyor. Tam da
böylesine bir gelişmeyi yaşarken sömürgeci güçler yeniden dilimize
saldırıyorlar.
Şunu hemen belirtelim:
TC devletinin anayasaları ne derse desin, bu anayasalar ve yasalar
sadece ve sadece onları bağlar. Yani sömürgeci zihniyeti savunanları
bağlar. Bizim meşru olan haklarımızı hiçbir kâğıt parçası sınırlayamaz.
İnsan olarak dünyaya gelmişsek ve her insanın dünyaya hür doğduğu iddia
ediliyorsa o zaman bu hür olma hakkımızdan dolayı biz kendi dilimizi,
doğanın bize bahşettiği gibi kullanmaktan özgürüz. Yaşamın her sahasında
bize ait olan, meşru olan, haklı olan ve bir o kadar güzel ve zengin
olan dilimizi kullanırız.
Öyle kiminin Lozan
antlaşmasına dayandırarak konuşma hakkımızın olduğunu, kimisinin Türkiye
yasalarına dayandırmaya çalışması bizi alakadar etmez. Bizim en büyük
dayanağımız insan oluştan kaynaklı kullanacağımız dil hakkımızdır.
Toplum olma haklarımızdan yola çıkarak dilimizi sosyal alanın her
sahasında kullanmalıyız.
Devletler, hele hele
TC devleti buna izin vermesin, yasaklasın, cezalar da versin. Biz
öncelikli olarak kendi evimizde bu dilimizi kullanacağız, sonra
sokağımızda, mahallemizde ve şehrimizde. Ve tabii ki dediğimiz gibi
yaşamın her sahasında dilimizi kullanacağız. Kürdistan’da işgal etmeye
gelenler yaşamak için dilimizi öğreneceklerdir. Bunun için herkesin ama
herkesin kendi dilini kullanması gerekir. Hastanede, karakolda,
mahkemelerde, eğlence yerlerinde, belediyelerde, resmi gayri resmi tüm
ortamlarda kendi dilimizi işleyeceğiz. Ve tabii bu güzel dilimizi
kullandığımızda temiz kullanmaya özen göstereceğiz. Yaygın kullanılan
kelimeler dışında dilimizi kirleten öğelerden temizlemeliyiz.
Cümlelerimizi kurarken Türkçe katmayacağız. Öyle sanıldığı gibi bunu
düzeltmek o kadar zor değildir. Özcesi dilimize bulaşmış ve dilimizi
kirleten sözcüklerden arandıracağız. Öyle ki bizi dinleyen bir kişi eğer
Kürtçe bilmiyorsa sadece birkaç Latince ve İngilizce kelime dışında bizi
anlamamalıdır. Dilimizin sadeliği ve temizliğiyle yaşamı renklendirmemiz
gerekir.
Ve tabii ki dilimizi
başkalarına da öğretmemiz gerekir. Varsa başka halklardan komşularımız
birkaç güzel kelime de onlara öğretmeliyiz. Hep alıcı olan biz olmak
zorunda değiliz. Türkiye de gelip Kürdistan’da yaşayan Türkiyelilerinde
lütfen birkaç kelime öğrenmesine katkıda bulunalım. Gidin Avrupa’ya
orada yaşayan yabancılar mutlaka gittikleri ve kaldıkları ülkenin dilini
biraz bilirler.
Evet, Türkiye’de
Kürdistan’a gelmiş polisler, askerleri de dilimizi konuşmaya zorunlu
hale getirelim. O zaman bakalım mecliste birkaç saf temiz cümle
kullanıldı diye Kürtlerin milletvekillerine saldırılacak mı? Üzerilerine
gidebilecekler mi?
Evet, kendi dilimizi
hem de her yerde her sahada daha fazla kullanalım.
|