| |
Demokratik
Özerklik Ortadoğu Halklarının Öz Sistemidir
Demokratik Özerklik, 12 Eylül anayasa referandumu ve ateşkes
tartışmalarının yoğun olduğu bu süreç gerçekçi değerlendirilir ve herkes
kendisine düşen rolü oynarsa Türk, Kürt, Çerkez, Laz, Asurî, Ermeni
kısaca halkların, kadınların, emekçilerin kaderini belirleyecek,
özgürlüğü gerçekleştirecek, doğrudan demokrasiyi geliştirecek bir sürece
doğru gidecektir Türkiye. Demokratik Özerk sistem toplumunun her
kesimden kendi rengini katacağı, iradesi ile katılıp karar alabileceği
ve doğrudan katılımını gerçekleştirebileceği bir sistem inşasıdır. Bu
halkların yabancısı olmadığı ve özellikle Ortadoğu gerçeği içerisinde
kültürel olarak bakıldığında demokratik özerk sistemin adı konmamış
fakat kendi doğallığında yapılanmasıdır. Egemenlikli sistem zihniyetinin
en üst aşamasını ifade eden tekelci, ırkçı, milliyetçi yaklaşım ve
uygulamalara yabancı bir yapısı söz konusudur. Bugün bile kendi özgün
yaşam biçimleri korunmuş ve sistemle uzaktan yakından bağı olmayan
oluşumları vardır halkların. Egemenliğin sistemi, yapısı, işleyişi bir
tarafta kalırken halklar kendi hukuk, yargı, sistem ve işleyişlerini
koruyabilmişlerdir. Devletçi, iktidarcı sistemin geliştirdiği egemenlik,
şiddet, katliam ve savaşlar çok başarılı olamamışlardır bu gerçeği yok
etmede. Ortadoğu halklarının toplumsal yaşamında ve ilişkilerinin
kökeninde bu gerçeği görmemek kör olmak demektir.
Her sömürgeci, egemenlikli güçler gibi Türk devleti de politikalarıyla
barış ve demokrasi isteyen, halka, emekçiye haklar mücadelesi yolunu
açan güçlere saldırıları hoyrat bir biçimde yürütüyor. Askeri, siyasal,
ideolojik, kültürel her anlamda yoğun ve topyekûn bir mücadele cephesi
oluşturulmuş durumda. Bu cephe karşısında emekçiler olarak nasıl
mücadele edeceğiz sorusu çokça sorulması gereken bir soru bana göre.
Kendi dilinde konuşamayacaksan, okuyup yazamayacaksan, kendi sanatını ve
kültürünü geliştiremeyeceksen, spordan tut sivil toplum örgütlerine,
siyasal ve demokratik çalışmalara kadar çalışma yürütemeyeceksen devlet
senin için ne ifade ediyor o zaman? Devlet ve var olan sistemi halklar
kesimini yok sayarak, kimliksizleştirerek kendi varlığını sürdürüyor
sende Kürt olarak, ya da halklar olarak bunu kabulleneceksin. Bütün
savaş, açlık, yoksulluk, faturası sana yani bana, bize halka çıkacak
halkta yaşam var deyip sahiplenecek. Askerde evladın vurulacak, değer
görmeyecek, evrakları bile sahiplenilmeyecek çöplerde bulunacak sen hala
devletim, anayasam bilmem neyim diyeceksin. Halk artık uyandı. Birçok
oyunu görüp değerlendirmekte, karşı duruşunu sergilemektedir. Babalar
kendi evlatlarını vurulup sonradan da değer görmesin diye mi büyüttü,
analar duyarsız yaklaşılsın diye mi dokuz ay karnında taşıdı, yedirdi,
okuttu, büyüttü çocukları. Yine anayasa diyelim kimliğini tanımayacak,
dilini, kültürünü yok sayacak, halklar ve renkler olarak içinde yer
alamayacaksın ama anayasam var diyeceksin. Yasa her gün seni ezsin,
haksız yere tutuklasın, insanlığa sığmayacak uygulama ve yaklaşımlara
maruz bıraksın bizde yasamız var ne güzel diyelim. Bu artık böyle
gitmez. Bu devlet ve onun egemenlikli, tekelci sistemi değişmek,
dönüşmek zorunda. İktidar ve muhalefetin birbirilerine tahammülleri
yok. Rencide eden, saygıyı taşımayan, birbirini küçük düşüren üslup ve
yaklaşımlar değişmek ve aşılmak zorunda. Kirli yürütülen siyaset dili ve
eylemi halklar tarafından deşifre edilmiş ve katlanılmak zorunluluğu
yok. Bu emekçi halk cephesi kendi tutumunu referandumda boykotla cevap
vererek gösterecek ve tutumunu belirleyecektir. Kendi iradi duruşunu,
kimliğini, iradesini beyan edecek ne evet, ne hayır, boykot diyecektir.
Bayramlı günlerin arifesinde olduğumuz referandum günlerinde Ortadoğu,
Türk ve Kürt halklarının ramazan bayramını bu vesile ile kutluyor bu
ramazan bayramının Ortadoğu halklarına demokrasi ve barışı getirmesini
diliyorum.
Deniz
Karer
|
|