ERDAL HAKKARİ                        

 

PKK’nin 31.kuruluş yıldönümünü ve son siyasal gelişmeleri KCK(Koma Civakên Kurdistan) Yürütme Konseyi üyesi Cemil Amed’le tartıştık.

CEMIL AMDEDSoru: PKK’nin 31.kuruluş yıldönümünü ve Kürt Halk Önderi sayın Abdullah Öcalan üzerindeki saldırıları nasıl ele alıyorsunuz?

PKK’nin 31. Kuruluş yıldönümü en başta büyük emeklerin sahibi ve bugünlerin yaratıcısı olan Rêber APO’ya kutlu olsun.Gerçektende PKK tarihi  Kürdistan’ın binlerce yıllık tarihini 32 yılda en yüksek düzeye çıkardı.Kürt halkı PKK’nin kuruluşuyla kendini yok oluştan kurtardı.Düşmanların tarihten silmek istediği bir halkı yeniden diriltti.Hem siyasal hem de toplumsal alanda hem kimliksel anlamda yok edilmekle yüze yüze kalan bir halk gerçekliği vardı.32 yıl önce Rêber APO ve bir grup arkadaş bu hareketi kurdu.Kürtlerin insanlık içinde yer alacağına ne Kürt halkı ne de kimse  inanmıyordu.Bunun için Önder APO  yoktan var oluşu yarattı.Önderlik Kürt halkını o günden bugüne kadar getirerek Kürt halkını insanlık içindeki onurlu mevkisine ulaştırdı.Bundan dolayı PKK’nin 31.kuruluş yıldönümü başta Önder APO’ya ve büyük şehidimiz HAKİ KARER’in şahsında tüm şehitlerimize kutlu olsun.PKK’nin 31.kuruluş yıldönümünde kendimizi daha fazla tanımlamak için ciddi bir yoğunlaşma gerekli.Bu anlamda PKK,Kürtler ve Ortadoğu için büyük önem arz etmektedir.Bu nedenle Kürtler,PKK ve önderlik üzerinde ne kadar konuşur ve yazarlarsa dahi yeterli olmayacaktır.Kürtler eğer bugün bu tarihi yaratanlara fedaice bağlıysa bu kendiliğinden oluşan bir durum değildir.PKK görmemezlikten görmeyi  duymamazlıktan duymayı yoktan var etmeyi başarmıştır.Bunun için PKK’nin kuruluşundan bu yana  gençlerin ve halkın PKK’ye yoğun katılımı oldu.PKK’nin kuruluşu Kürt halkının düşmanlarının saldırılarına dur demiş ve Kürtlerin tarihlerine sahip çıkmasını sağlamıştır.Kürtlerin düşmanları Önderliğimize  karşı bu yüzden bu kadar saldırı düzenlemektedir.Önderliğimiz bugüne kadar bu süreci fedakarlıkla yürütmeyi başarmıştır.Özellikle 99 sürecinden bu yana bu fedakarlık tek taraflı olarak sürdürülmüştür.PKK’nin çıkışından bugüne kadar düşmanda boş durmamış PKK’yi siyasal ,toplumsal olarak halktan koparmak için elinden gelen her şeyi yapmıştır.Önderliği halktan koparmak için iç ve dış ittifaklarla PKK’ye karşı büyük ve kirli bir savaş yürüttü.Önderliğimizin çalışması ve mücadelesi bu saldırıları boşa çıkarmış durumdadır.Bundan dolayı 31 yıldır PKK ortaya bir anlayış ve mücadele tarihi çıkartmış durumdadır.Bu yürüyüşü bugüne kadar da sürdürmüş bir durumdadır.31.kuruluş yıldönümü de büyük bir umut,coşku, çalışma ve başarı ile –özellikle Önderliğin özgürlüğü için çalışacak- mücadeleyi yükseltme yılı olmuştur.Şüphesiz düşman da bu süreci sürekli takip etmektedir.Her yönden Önder APO,PKK ve Kürt halkını birbirinden soyutlamak için çalışmaktadır.Önderliğimizin süreci kendi inisiyatifinde tutması- gelişen siyasi süreç ve ortaya çıkardığı perspektif açısından ,uluslar arası konjonktür açısından inisiyatifi elinde  tutması Önderliğin üzerine daha fazla saldırının olmasını beraberinde getirmektedir.Bunun  için İmralı sistemin en temel amacı PKK ve Kürtleri Önderliksiz bırakmaktır.Bunu yapabilmek için düşman elinden gelen bütün gücü sergiliyor.Hareketimiz ve Önderliğimiz bu tür saldırıları boşa çıkarmak için fedaice direniş sergilemişlerdir. PKK’nin 31. Kuruluş yıldönümü PKK, Kürtler ve Önderliğin buluşmasının zamanıdır. Düşman da bu hareketi iyi takip etmektedir.Buna göre hareketin elindeki inisiyatifi elinden düşürmek istemektedir.Her türlü kirli siyaseti yürütmektedir.İşte diyorlar biz Abdullah Öcalan’ın koşulların iyileştiriyoruz.Bunun adı altında asıl yapmak istedikleri Önderliği ve Kürt özgürlük hareketini tasfiye etmektir.Yine Önderliğin Kürt sorunun çözümündeki önemli rolünü tali bir role indirgemek istiyorlar.Bundan kaynaklı düşman Rêber APO üzerindeki saldırıları daha da yoğunlaştırmıştır.Temel amaçları Önderliği ve hareketi tasfiye ederek Kürtlerin kazanımlarını yok etmektir.Önderliğimizde büyük öngörüsüyle bunu görmekte ve hareketimizde bunu takip etmektedir.En son olarak Önderliğimizin yerini değiştirdiler.Önderliğimiz bu yeni yeri ölüm kuyusu olarak değerlendirdi.Hareketimizde bunu değiştirmek ve Önderliğimizin muhatap alınması için yeni bir süreç başlatmıştır.Bu yüzden PKK’nin 32. yılı Önderliğin özgürlük yılı olacaktır.Düşmanın tüm saldırılarına rağmen 32. yıl başta hareket ve halkımız için Önderliğin özgürlük yılı olacaktır.Düşman bu gerçeği gördüğü için,halkın iradesini kırmak için Önderliğimize saldırmaktadır.Demokratik açılım adı altında Önderliğin şahsında PKK ve Kürt halkını tasfiye etmek istemektedir.Buna karşı yürütülecek direniş ve mücadele bütün bu saldırıları boşa çıkaracaktır.Herkes şunu iyi bilmeli ki Kürt sorunun çözümü Önder APO’nun özgürlüğünden geçmektedir.Bu olmazsa açılım adı altında yapılacak her şey anlamsız olacaktır.Hareketin bu konudaki çalışması halkın ve gençliğin Önderliği sahiplenişi göz önünde bulundurularak herkes hesabını iyi yapmalıdır.

AKP hükümeti Kürt sorunun gerçek çözümünden yana değildir.Bu açıdan halkımız ve hareketimiz bu oyunları görmekte ve bilmektedir.Önderliğimiz üzerinde ki bu saldırıları ne halkımız ne de hareketimiz asla kabul etmeyecektir.Bu saldırıların boşa çıkması için ne gerekirse onu yapacaktır.Hareketimizin hiçbir militanı ve sempatizanı Önderliğimizin özgürlüğünden başka hiçbir gündemle uğraşmamalıdır.Her birimiz Önderliğimizin üzerindeki bu saldırıları boşa çıkarmak için elinden ne gelirse onu ortaya yapmalıdır.Bunun dışında bir duruş kabul edilemez.İçinde bulunduğumuz süreç Kürtler için varlık ve yokluk sürecidir.Bu saldırılara karşı toplumun her bünyesi kendi örgütlüklerini daha da yükseltmelidir.Hareketin her kadrosu da buna göre hassas ve tedbirli olmalıdır.Eğer bu şekilde yaklaşım olursa Önderliğimiz üzerindeki saldırıları boşa çıkarır ve PKK’nin 31. Kuruluş yıldönümü ne yakışır bir duruş sergilemiş oluruz.

Soru:PKK’nin 31.kuruluş yıldönümü Kürdistan Gaziler Birliği için ne ifade ediyor.

Önderliğimiz gaziler için “Gaziler yaşayan şehitlerdir” demektedir. Önderliğimiz fiili ve pratik olarak çalışma yürüttüğü zaman gazilere verdiği eğitimi,yaklaşımı ve beklentileri kimseye yapmıyordu.Önderlik parti ve Önderlik çizgisine sahip çıkacak olanları gazi arkadaşlar olarak görüyordu. PKK’li gazilerin mücadele içinde çok önemli bir yeri vardır. Önderlik Güneybatı Kürdistan’da bütün örgütsel çalışmaları gazi arkadaşlara yaptırıyordu. Önderlik her arkadaşla çalışma alanlarına ilişkin tartışma yürütüyordu. Halk çalışmasına ayrı ayrı düzenleme yapıyor ve değerlendiriyordu. Önderliğimizin bu yaklaşımını herkes iyi görmelidir.Bu anlamda gazi arkadaşların üzerine büyük sorumluluklar düşmektedir.31.kuruluş yıldönümünde Önderliğe karşı yürütülen bu saldırılara karşı yaşam ve çalışmasında ne kadar başarılı olduklarını yeniden sormalılar.Bu anlamda derin bir yoğunlaşmaya ihtiyaçları vardır.Gazi arkadaşlar bulunduğu her alanda en düzeyde çalışmaya katılımı esas almalıdır.Önderlik özgürlük mücadelesi içinde nasıl gazi arkadaşlara yoğun emek harcamışsa gazi arkadaşlar da aynı şekilde en yüksek düzeyde Önderliği sahiplenmelidir.Önderlik nasıl ki ideolojik,siyasi ve toplumsal alanda gazi arkadaşları eğitti ve konumlandırdıysa gazi arkadaşlar da bu süreçte her süreçten daha fazla Rêber APO’yu sahiplenmelidir.Bu biçimde hareketin her alanında aktifleşmeleri gerekmektedir.O zaman Önderliğin felsefik ve ideolojik yaklaşımları pratikleşecek ve şehitlerin idealarına sahip çıkılmış olacaktır.Bunun dışında başka yaklaşımları kimse kabul etmemelidir.Yakın geçmişte gazi arkadaşlar PKK çizgisi temelinde bir konferans gerçekleştirdiler.Bu konferans PKK’nin 10. ve PAJK’ın 7 kongresi  ekseninde gerçekleşti.Kongrelerde gelişen yoğunlaşma ve kararlaşma üzerinden tartışmalar yürütüldü.Tartışmalarda eleştiri ve özeleştiri çok üst bir seviyedeydi.Her arkadaş kendi önerisi ile çalışma sahalarında aktif çalışmaya girişti.Bugün bakıldığında gazi arkadaşlarında en temel çalışması Önderliğimizin üzerinde yürütülen bu saldırıları boşa çıkarmak için mücadelenin en ön saflarında mücadeleyi daha da yükseltmektir.Önderliği sahiplenmek ancak böyle gerçekleşecektir.PKK’li olmanın kendisi de budur.Eğer görevlere doğru sahiplenme olursa o zaman Önderliğin gazi arkadaşlar için yaptığı tespitler pratikleşecektir.Bu olmazsa her şey anlamsızlaşacaktır.İnsanın bedeninden bir uzvunun olmayışı bu saldırılara cevap vermeyi engellemez.Hareketin var olan çalışmalarında aktifleşmeye engel değildir.Geçmişte vardı,tasfiyeciler gazi arkadaşları oyuna getirmek istediler fakat hem hareket hem de Önderliğin çabaları ve özellikle 4.konferans gerçekliği bütün bu oyunları bertaraf etti.İçinden geçtiğimiz süreç en bir süreçtir.Yapılan saldıralar sıradan saldırılar değil,direk irademize yapılan saldırılardır.Bu hareketin mimarı Önder APO üzerinde yapılan saldırılardır.Önderliğin bir söylemi vardı;Önderlik ”Biz hareketi iğne ucu ile kuyu kazar gibi kurduk” diyordu.Bu hepimizin en temel felsefesi olmalıdır.Özellikle gazi arkadaşlar bu felsefeyi kendilerine esas almalıdırlar.Yoktan var edilmiş bir hareketin militanları olarak asla bu hareketin zarar görmesini kabullenemeyiz.Bunun olmaması için ne yapmamız gerekmektedir?Birincisi üzerimize düşen görevleri layıkıyla yerine getirmemiz gerekmektedir.Başta da Önderliğimiz üzerinde ki bu saldırıları bertaraf etmeliyiz.Bunun için çalışmaları daha da geliştirmeli ve mücadeleyi yükseltmeliyiz.Saldırılara karşı her bir gazi arkadaş ülke de yada ülke dışında bu konuda duyarlı ve dikkatli olmalıdır.En üst düzeyde öncülük misyonunu yerine getirmelidir.Yapılacak her eylemde en ön saflarda olmalıdır.Şayet bu öncülük yapılırsa o zaman bu saldırılar boşa çıkacak ve Önderliğe karşı görevlerimizi yerine getirmiş olacağız.Bu olmazsa ve hareket tasfiye edilirse gaziliğin hiçi bir anlamı kalmayacaktır.Gaziliğe ruh veren Rêber APO’nun kendisidir.Bunun için bu saldırılara karşı her türlü mücadelemizi yürütecek ve Önderliğe olan sözümüzü yerine getirmiş olacağız.PKK’li olmak o zaman anlam kazanacaktır.Gazilik gerçek anlamına ulaşacaktır.Yok hareket imha ile karşı karşıya kalacak ve bizler gaziyiz diyeceğiz.Böyle gazilik olmaz.Kimse bu tür militanlık ve gaziliği bizlere kabul etmeyecektir.Bundan dolayı dönem görevlerimize doğru bir sahiplenmeyi başararak gaziliğin anlamına yakışır bir militanlık pratiği sergileme dönemidir.Başarı bizim en temel amacımızdır. Önderliğimizin özgürlüğü hepimizin boynunun borcudur. Gazi arkadaşlarımız bunun temel öncüsü olmalıdır. Bu temel de bütün gazi arkadaşlarımıza başarılar

diliyorum.

 
 
    kurdistan.gaziler@googlemail.com