| |
12.02.2009
BÜYÜK OYUN YİNE DEVREDE
RUBAR
AMED
Mart
2009 seçimleri’nin sonuçları tarih olacak, ama nasıl bir tarih? Kürtler
tekrar tarihi hata yapacak mı, yapmayacak mı?24 Lozan anlaşmasında Kürt
milletvekilleri vekâletlerini İsmet İnönü ye vermiştiler. Kürtler 84
yıldır bu vekâletin bedelini ödüyor. Şeyh Sait, Agiri ve Dersim
isyanlarının yarattığı sonuçlar, çekilen acılar, yaşanan trajediler bu
vekâletin yarattığı sonuçlardır. Bu vekâletten etkilenmeyen tek bir Kürt
kalmadı yeryüzünde. Kürt sorunun 20.yy da çözülemeyişinin nedeni de bu
vekâlettin yarattığı sonuçlardır.
Peki, ne anlama geliyordu bu vekâlet? Her şeyden önce bir topluluk
kendini tarihsel değer yargılarıyla dünya toplulukları arasında ifade
etmek istiyorsa toplumsal bir formasyona ihtiyacı vardır. Kendi yönetim
ve ifade sistemi olmalıdır. Siyasette, ekonomide, eğitimde, sağlıkta ve
toplumsal yaşamın her alanında özgün örgütlenmesi olmalıdır. Toplumsal
formasyonu olamayan toplumlar başka toplumların toplumsal formasyonu ve
değer yargılarıyla yaşamak zorundalar. Bunu kabul etmediklerinde
karşılarında görecekleri baskı, zor ve katliam olacaktır, hele egemen
güç barbar olunca sonuçlar çok daha trajik ve dramatiktir. Kürdistan da
84 yıldır yaşananda bunun ta kendisidir. Lozan da yapılan anlaşma
verilen vekâlet Kürtler tanımsız ve statüsüz bırakılmış. Türkiye
bütünlüğü içerisinde tanımlanmamış, bu olunca da kürde her türlü hakaret
katliam ve asimilasyon reva görülmüş ve bu uluslar arası sistemde
meşruiyet kazanmış. Bunun içindir ki Kürtler söz konusu olunca
uluslararası siyaset mekanizması ya sağırlaşmakta ya da karşıt konumda
yer almakta.
Monarşi den cumhuriyete geçerken Anadolu ve Mezopotamya
halklarına giydirilen elbise bu toplumların realitesine uymamaktaydı.
Batı ulus devlet ideolojisinin katı karması olan Türk ulus ideolojisi
örneği olmayan kültürel ve etnik tekçiliğe dayanıyordu. Buda bu
coğrafyada yaşanan halkların tarihsel gerçeğiyle çelişiyordu. Bu
ideolojik kimlik kurulurken halkımızın direnişiyle karşılaştı.1970’li
yıllarda şekillenip örgütlülüğe kavuşan PKK gerçekliği ve direnişi
karşısında yaşam alanını tümden yitirdi. PKK ile bir toplumsal anlayışa
kavuşan Kürdistan halkı bölgede ve dünyada kendi rengiyle var olma
aşamasına gelmiştir. bir toplumsal formasyon oluşturma aşamasındadır.
Rêber APO ile demokratik ekolojik cinsiyet özgülükçü paradigmayla
toplumsal bir örgütlülüğe kavuşmaktadır. Bunu güren bölge ve uluslar
arası sistem temsilcileri Kürtlerin gelişimini engellemek amacıyla
yeniden Kürtleri statüsüz bırakmak için farklı kimliklerle devreye
girmiş bulunmaktalar. Dün İnönü ile yaptıklarını bu gün Erdoğan ve onun
partisi AKP ile yapmak istiyorlar. Türkiye ye yeni ideolojik kimlik
giydirilmekte. adı ılımlı İslam olsun yeni liberalizm olsun bu kimlik
içerisinde kürdü farklı araçlarla eritme politikası yatmaktadır. Dün
silahla yapamadıklarını bu gün para ve dinle yapma çabası içerisindeler,
dün 66 altı milletvekilinin imzasıyla aldıkları vekâleti bu gün
milyonların oyuyla almak istemekteler. AKP üzeri Türkleşmek kürde
dayatılmakta bunun Kürt halkına savaş ve katliamdan başka getirisi
olmaz.66 Kürt milletvekili ismet İnönü ye vekâlet verirken nasıl tarihi
bir suç ve ihanet yaşadıysalar AKP ye verilen her oy tarihi bir suç ve
ihanettir. Çünkü bu seçimin sonuçları beraberinde meşruiyeti getirecek.
AKP nin kazanması durumunda, devletin yok etme ve savaş politikasına
meşruiyet kazandıracak uluslar arası arenada. DTP nin kazanması
durumunda ise Kürdistan da barışın gelişmesine vesile olacaktır.
Kürtlerin kendi rengi ve tarihsel değer yargılarıyla kendi toprakların
da bölge ve dünya halkları arasında kendilerini ifade etme olanağına
kavuşacaklardır.
|
|