| |
9 Ekim Komplosu Büyük Özgürlük Direnişimizle
Parçalanacaktır
Nujin Mardin
9 Ekim 1998 tarihinde Önder APO’ya yönelik yapılan komplonun 13.
yılını karşılıyoruz. Bu tarihte başlatılan komplo, görünüşte Önder APO’ya
yönelik olurken, aslında Önderliğimizin temsil ve öncülük ettiği Ortadoğu
halklarının demokrasi ve özgürlük mücadelesine karşı gerçekleştirilmiştir.
ABD-AB-İsrail, Rusya-Yunanistan’ın; TC ve Mısır gibi devletlerin, yine bunların
işbirlikçisi olan Kürt ilkel milliyetçi güçleri eliyle yürütülen bu komplo,
emperyalist devletlerin Ortadoğu’ya yeniden ve kendi çıkarları temelinde bir
biçim verme müdahalesini de ifade etmektedir. Önder APO, 9 Ekim 1998 tarihinde
pratikleştirilen bu komplo sürecini değerlendirdiğinde, bu saldırıda başta Kürt
halkı olmak üzere tüm halklarımıza dönük çok kirli, ikiyüzlü ve militarist
politikaların devreye konulduğunu, yine bu devletler arasında kirli
pazarlıkların yürütüldüğünü belirtmektedir.
9 Ekim komplosu, Ortadoğu’ya yönelik komplonun
başlangıç tarihi de olmuştur. Bu komplo, Ortadoğu’da ve ülkemizde halen
süren şiddet ve büyük tahribatların nedeni de olmuştur. En başta Önder
APO’nun TC’ye kaçırılarak teslim edilmesi sonucunu ortaya çıkarmıştır.
Bu komployu boşa çıkarmak için Önder APO büyük çözüm arayışlarına
girişmiştir. Ön sezgi ve sağduyusuyla komplonun pratikleştirildiği ilk
anlardan itibaren, uluslar arası komplocu güçlerin amaçlarını,
hedeflerini, yaratmak istedikleri halklar arası savaşı hep dile
getirmiş, barış ve demokratik yollara herkesi davet etmiş ve
komploculuktan vazgeçilmesini belirtmiştir. Önder APO şunu da bu komplo
sürecinde çok net bir biçimde ortaya koymuştur ki, bu uluslar arası
devletlerin birbirleriyle olan ilişkileri Kürt-Arap-Türk demeden ezilen
tüm kesimlerin kanı, canı ve emekleri üzerinde kurdukları rant
ilişkilerine dayanmaktadır. Özellikle AB-ABD gibi devletlerin ‘barış,
demokrasi, eşitlik, insan hakları, halkların özgürlük talepleri vb’ gibi
değerlere yaklaşımlarının ne kadar ikiyüzlü ve sahtekarca olduğunu
gözler önüne sermiştir. Önder APO o tarihten bugüne dek, bu uluslar
arası komployu ideolojik-politik-düşünsel ve pratiksel boyutlarıyla
deşifre etmiş, bu güçlerin kirli gerçeklerini ortaya koymuş ve
insanlığın sahip çıkması gereken hakikatleri bizlere göstermiştir. Önder
APO bu temelde, Ortadoğu’dan çıktığı ilk anlardan İmralı’daki 12 yıllık
büyük direniş ve yaratım yılları boyunca 9 Ekim komplosunu paramparça
etmiştir.
9 Ekim komplocularına yönelik Önder APO’nun
değerlendirmeleri tarihi önem ve değer taşımaktadır. Geride bıraktığımız
yıllar içinde gördük ki, Önder APO, her devleti ve komplocu güçleri
uyardı, bu güçlerin nelerle karşı karşıya geleceklerinin tahlilini
yaptı. Bu komplonun kendisine yönelik olmakla sınırlı olmadığını,
Ortadoğu merkezli bir 3. dünya savaşı anlamına geldiğini belirtmiştir.
Sonraki gelişmeler göstermiştir ki, Önder APO’nun tüm bu
değerlendirmeleri ve uyarıları yerini bulmuştur. Önder APO ayrıca Kürt
halkı başta olmak üzere tüm ezilenlere ve halklara da uyarılarda ve
neler yapmamız gerektiğine dönük de perspektifler vermiştir. Özellikle
Ortadoğu halklarının çözümü dış güçlerden değil, kendi öz güçlerine
dayanarak geliştirmeleri gerektiğini belirtmiştir. Çünkü ‘çözüm
beklenen’ devletler bizzat 9 Ekim komplosuyla Ortadoğu’ya çözümsüzlüğü
ve halklar arası savaşı dayatmışlardır.
Kürt halkı 9 Ekim komplosunu asla kabul etmedi,
hazmetmedi ve etmeyecektir de. Özellikle Özgürlük mücadelesinde yer alan
gerilla güçlerimiz, mücadelenin her alanında yer alan militanlarımız ve
başta gazilerimiz, halkın sorumluluğunu kaldırarak amansız mücadele
koşullarında komplo karşısında daha da büyüyen bir öfke ve kararlılıkla
Önder APO’yu, halkımızı sahiplenmek ve demokratik konfederalizm inşa
sürecinin görevlerini omuzlamaktadırlar ve omuzlayacaklardır.
Bu noktada unutmamalıyız ki, uluslar arası komplo
süreci yeni uygulamalarla devam etmektedir. En başta Önderliğimiz İmralı
sürecini, TC’nin ağır tecrit uygulamalarını halen yaşamaktadır. Önder
APO’yu bu esaret koşullarından kurtarma görev ve sorumluluğumuzu halen
yerine getirmiş değiliz. Bu açıdan Kürdistan gazileri olarak, bu yolda
en ufak bir tereddüt yaşamadan Önder APO’ya bağlılığın somut göstergesi
olarak daha duyarlı, etkili, örgütlü ve PKK militan duruşunun
gereklerini yerine getirmekle sorumlu olduğumuzu unutmayalım.
Başararak, Önderliği Kürdistan halkıyla
buluşturarak 9 Ekim Komplocularını lanetleyelim.
|
|