|
SPERTİLERE
İLİŞKİN BİR KAÇ SÖZ |
KASIM ENGİN
Sperti aşireti, heterojen bir yapıya sahiptir. Her
bir babık başka bir yerde gelerek bu aşiretin oluşumuna katkı
sunmuşlardır.
Aşiret ismini Ruspertiden almaktadır. Yani ismi
Rusperti olan çaydan alır. Bu akarca Bestanın güney doğusu olan
Beytüşşebaptan gelerek, Bestaya oradan Cudi ve sonrada Xabur suyuna
karışarak, Dicle nehrine akan küçük bir akarsudur.
Kimi tarihçi Sperti ve Berti aşiretinin aynı aşiret
mensupları olduğunu söyler. Lakin hangi kol kimden kopmuş, ayrılmış ya
da oluşmuş belli değildir.
Rusperti akarcasının, eskilerden önemli bir yere
sahip olduğu söylenir. M. Emin Zeki, Kürdistan Tarihi adlı çalışmasında
Rusperti ismini, M.Ö. 700 yıllarına kadar götürmektedir. Bu alanda
Sperti adında devlete benzer bir oluşumun varlığından söz eder. Ve bugün
halen, aynı alanda devasa, mevzi biçiminde kalıntılar mevcuttur.
Rusperti akarcası, Çeméxaceki kaynağından fışkırarak
Hezile akar. Ve burada yaşayan insanlara Spertililer denmiştir.
Sperti aşireti, Haci Beyran konfederasyonu içerisinde
yer alır. Bu aşiret üstü yapıda; Şırnaklılar, Silopiler, Guyiler,
Giteler, Hewériler, Berwarlar ve Spertililer yer alır. Bu
konfederasyonun başını, yani liderliğini Şırnaklılar yapar. Ve bunlar
içerisinde de Mala Axaye Sor öncülüğü yürütür.
Bu konfederasyon üyelerinin bir kısmı koçerdir. Yani
göçerdir. Hayvancılıkla geçinir. Belli bir yurtları yoktur. Bunlar;
Giteler, Heweriler, Berwarlar ve Spertiler. Bunların hepside tümden
Koçer değildir. Karmaşık ve yerleşik yaşama geçenlerde, bu yapı
içerisinde bulunmaktadır.
Hacı Beyran konfederasyonunun yanı sıra Botanda
farklı aşiret konfederasyonları da bulunmaktadır. Bunlar; Boti,
Behdinan, Etruşiler olarak adlandırılır.
Sperti aşireti, Koçer bir aşiret yapısına sahip
olduğu için sürekli hareketliliği yaşamak zorundadırlar. Bir kısmı
zozanlarda kalır ki bu yerleşim sahaları, düşman tarafından 1990
yıllarında yerle bir edilirler. Zozanlarda bulunan ve sonra da düşman
tarafından yakılan yerleşim sahaları; Govık, Bawena, Gırgamıjdé,
Çeméxeçke, Geliyé Mehemed. Büyük komutan Kemal Sperti arkadaş Gırgamıjdé
köyündendir.
Ovadaki Sperti yerleşkeleri ise şöyledir; Zéwké,
Rıkava Xırbıke Kulya, Saletun, Wehsıd ve Basurin. Bu son üç köyün yarısı
Sperti aşiret mensubudur.
Aşiret yaklaşık 2000 aileyi içerisinde barındırırken,
bugün yüzde 95i Silopi de yaşamaktadır. Koçerlik artık yapılmamaktadır.
Düşman bunu 90 yılından sonra yasaklamıştır.
Koçerlik bir kültür, kültürleşmedir. Bir yaşam
kültürüdür. Hayvancılıktır yaptıkları. Yerleşik değildirler.
Konargöçerlerdir. Bir yerde kalamazlar. Onlar nerede yayla ya da
otlaklık varsa oradalar. Bir nevi bağımlılıkları yoktur. Bağımlılıkları,
otlaklardır. Belki de bunun için tarihten bugüne hep, kendine yeten
yaşam tarzını esas almışlardır. Onlar boyun eğmeyi bilmez. Boyun eğmek,
onursuzluktur. Kelle gitse de onur korunur.
Yukarıda dile getirdiğimiz Koçer yapılanması,
ağırlıklı olarak kışın Silopi de kalacaktır.
Eskilerden Koçerler Silopiden yola çıkarken uzun bir
güzergâhı takip edeceklerdir. Onlar kışın Silopiden sonra, adım adım
yüksek yaylalara açılma öyle sanıldığı gibi kolay bir yolculuk değildir.
Öncelikle Koçerlerin bir toprağı yoktur. Uzun yıllara yayılmış
anlaşmalarda yapamazlar. Değişken durumlardan kaynaklı, onlar
anlaşmaları hep yenilemek zorundadırlar. Bunun için yol güzergâhlarında
yaşanacak olası yanlış otlatmalardan ve duyarsızlıklardan kaynaklı
onlarca aşiret mensubu birey yaşamını yitirebiliyor. Bir sürünün
yanlışlıkla bir meraya girmesi kanın akmasına yeter de artarda. Bir
Koçer gencinin, yerleşik olan aşiretlerden birinin kızına hafiften gönül
vermesi, aynı sonucu doğurmaya müsaittir.
Koçerler, geçtikleri alanlarda yerleşik aşiret
mensuplarının arazilerine para vermek zorundadırlar. Buna Koda dıkın ya
da Koda kırın derler. Yani arazide hayvanlarını otlatma karşılığında
verilen bir nevi kira parasıdır. Olurda bir miktar üzerinde
buluşmazlarsa yine kavga gerekçesidir bu. Yer yer geçiş güzergâhlarında,
geçişlerine izin verilmez. O zaman yapılacak olan göğüs göğse kavga
ederek geçmedir. Bu çoğu zaman ölümlerle sonuçlanmaktadır. Aynı hikâye
eylüle doğru geri dönüş süreçlerinde de yaşanır.
Koçerlik bu bağlamda tam bir kavga kültürüyle
yetişmenin de adıdır. Buralarda herkes silahşordur. Bu toplumlarda
elbette bireysel kahramanlarda olur, ancak yaşamın kendisi herkesi bir
kahraman ve dövüşçü olmaya zorlamaktadır. Japon Samurayları gibi bir
kez bu yaşama adım atmışlarsa, içerisine doğmuşlarsa yaşamlarının
sertliği belirlenmiştir.
Bu aşiretlerde erkekler öndedir. Bireysel mertlik
kabul görendir. Müslümanlıkları daha esnektir. Daha hoşgörülüdürler.
Tekçi zihniyetleri, azdır. Örneğin kadın, bu toplumlarda ya da
topluluklarda kapalı değildir. Daha açıktır. Daha katılımcıdır. Daha
direngen ve dirayetlidir. Pısırık ve ölgün değil canlı ve yaratıcıdır.
O, kardeşinin ya da kocasının yanı başında başı açık rahat oturandır.
Spertililer de ilginç bir özellik daha vardır. Koyun ya da keçi sağma
erkek işidir. Erkekler birçok kadın işi diye bilenen işi yaparlar. Aile
içerisinde daha sıcak ve eşitlikçi bir yapıları vardır. Bu da esasta
neolitik değerlerin, bin yıllarca nasıl süzülerek geldiğini bize
göstermektedir.
Silopiden önce Cudinin ova yakası, sonra Şırnak
yakası derken Besta, Şaibekir ve en son durak olarak Kela Meme
zozanları. Kela Memenin Besta yakası Sperti aşiretinin yerleridir,
yaylalarıdır. Burası onların zozanlarıdır. Ancak Şaibekerden Faraşin,
Nebernave kadar uzanırlar.
Bu aşiretin daha ilginç bir özelliği de hepsinin, ama
hepsinin yani zozanlara çıkmış tüm Koçerlerin Baharen Delav diye tabir
edilen ve Şaibekirin üstlerinde Deryé Barananın altında bulunan
gölletin etrafında toplanmalarıdır. Burada düğünler yapılır. Burada
yorgunluklar atılır. Burada ne kadar yiğitlikler varsa gösterilir. Peşi
sıra ise kim nereye gidecekse çıkıp gider.
Spertiler 13 Babıktir. Yani 13 sülaledir. Bunlara;
Mala Zéré, M. Hesém, M. Nasır, M. Behlul, M. Berheskan, M. Mamdel, M.
Guri, M. Bırindér, M. Aliye Mısto, M. Cango, M. Xelife, M. Kazé ve Mala
Bazulardır.
Başka bir tuhaf özellik ise demokratik seçimleridir.
Spertiler zozanlara çıkarken kendi aralarında yani 13 babık sülale
arasında o yılki zozan sorumlularını seçmeleridir. Ve bu seçim bir
sezonluğuna yapılır. Denilir ki eskilerden Hacı Beyranların büyükleri
olan Şırnaklılar, bir nevi Sperti sözcüsünü belirlermiş. Ama sonraları
yerleşen ise her Babıkın Ruspileri (sülalenin ileri gelenleri) bir
araya gelerek kendi sözcülerini kendileri belirlemesi yerleşmiştir.
Daha da ilginç olan bir özelliği ise; Botanlı olup da
düşmana çetecilik yapmayan tek aşirettir. Elbette birçok Koçer aşiret
yurtseverdir. Birçoğu çetecilik yaparken de yurtseverlik görevini icra
etmişlerdir. Ancak Sperti'ler de çete yoktur. Onlara göre asla olmaz da.
Onlar sakinlerdir. Sebatlıdırlar. Ancak zulüm kimden
gelirse gelsin, kat be kat fazlasını yaparak kendilerince adaletin
yerine geldiğine ya da getirildiğine inanırlar.
Ajan, bu aşirette yoktur. Devlet yanlısı birisi şöyle
ya da böyle yaşatılmaz. Yani hep duru bir durum söz konusudur. Ya
kendileri bu onursuzluğa tahammül göstermeden temizleyecek ya da
gerillaya kendi kardeşi de olsa gelip şikâyet ederek cezalandırılmasını
isteyecektir.
Spertiler de aynen Guyanlar gibi ağalık kurumu
yoktur. Anlayacağımız, tarihte sızıp gelen Nakşîlik burada etkili
olamamıştır.
Aşiretin devrim saflarında yaklaşık 85 şehidi vardır.
|