|
Çocuk yaşlarındaydım. Yol gidiş gelişlerinde görmüştüm.
Halen o görüntüler gözlerimin önünde. O görüntüler
hafızamdan silinmiş değil. Oraları hatırladıkça Heskifin güzelliklerini anmış oluyorum. Heskifi
görenler, bilirler. Oldukça ilgi çekici ve
etkileyicidir. Gördüklerimi çocuk merakıyla
seyrediyordum. Bu eserleri nasıl oyduklarını hep
hayretle anlamaya çalışıyordum.
Hafızamda yer edinmiş bu güzellikleri, o günlerde
gördüklerimi bu günle bir araya getirip ya da o günlere
gidip gelerek, bir gidiş-gelişi yaşayarak anlatmaya
çalışayım.
Hatırladığım kadarıyla, ilk yolum düştüğünde sol tarafta
yüksek tepe ve yamaçlarda oyulmuş çok sayıda mağara
vardı. Kenarlarda ise, bir yerleşim alanı, yani Heskîf
yer alıyordu. Arabamız yol kenarında durunca orada
kaysılar satılıyordu. Bir miktar alıp yemiştik.
Bu tarihi yerleşim alanı büyük bir akar suyun kenarında
bulunuyordu. Heskîfe ayrı bir güzellik katıyordu.
Birbirlerine o kadar yakışıyordu ki adeta birbirlerini
tamamlamışlardı. Karşı tarafa geçebilmek için bir köprü
inşa edilmişti. Bu köprüden diğer tarafa geçerdik. Bu
köprünün altından akan sular berrak ve heybetliydi.
Bunlar Dicle nehrinin sularıydı. Eni oldukça geniş bir
nehrin içinde halen ayakta kalan eski zamanlara ait
yapılmış, ancak yıkılış nedenlerini bilemediğim köprü
sütunları ayaktaydı. Oldukça kalın örülmüş bu taş
sütunlar inadına ve yıkılmamak için direniyorlardı. Eski
zamanlarda ustalar ne kadar da işlerini sağlam
yapıyorlarmış
bir de etrafında çalışan diğer insanların
büyük emekleriyle.
Evet, eski zamanlarda insan toplulukları yerleşmeye
başladıklarında su kenarlarında ya da yakın çevrelerinde
yerleştikleri gözlemlenmektedir. Heskîfin coğrafyası
yerleşmeye oldukça elverişli. Tabi yanı başlarında bu
nehir akmasaydı büyük ihtimal yerleşmeyebilirlerdi.
Coğrafyanın uygunluğu suyla da buluşunca mükemmel bir
yerleşim alanı ortaya çıkmış oluyor. İlk kurucuları
bunu görünce burada yerleşmeye karar kılmışlar.
Günümüzde bile dergilerde, televizyonda Heskîfi
görenler, hayran kalıyorlar. Evet, burayı tespit edip,
yerleşenler bölgenin kadim topluluklarıydı. Tarımcı
topluluklardı. Hayvanları ilk evcilleştirenlerdi.
Dağlılardı
Heskîften yukarıya doğru ve akış yönüne aşağılara
indikçe nehir kenarında çokça köyler vardır. Bu köylerin
tarihi geçmişi binlerce yıllıktır. Geçmiş uzun yılların
bu güne yansıması olan tarihi eserler bolca tarihi
izlerini günümüze taşırmayı başarmışlardır. Bu
kalıntılara, izlere anlam biçmek bugün yaşayanlara
düşer. İlk zamanları hatırlamamıza yarayan, vesile olan
geçmiş zamanların örülmüş kültürlerini bize armağan eden
bu değerleri doğru okumak, anlamak ve sevmek bize düşer.
Kuşkusuz bunları belirtmenin de nedenleri var.
Heskîfi, tarihi eserlerini, mağaralarını, köprüsünü,
bir bütün doğa harikasını yok etmek isteyenler var. Hem
de çevresindeki köyleri de suyun altında bırakarak,
binlerce yıllık kültürel mirasa acımadan. Kapitalizmin
ne türden kültürel değerlere ve doğaya karşı bir
düşmanlık içinde olduğunu gösteren somut bir projedir.
Hem de bu çevrede yaşayan binlerce insanı köyünden,
toprağından kopararak yapıyor. Buraları göçertilme
politikalarıyla boşaltarak hayata geçirmeye
çalışıyorlar. Bunun adı da barajdır. Elektrik üretmek
oluyormuş. Kendi politik, askeri amaçlarını da baraj adı
altında kamufle ederek bireyleri, toplulukları
kandırmaya çalışıyorlar.
Bir halk geçmişiyle, tarihiyle, kültürel değerleriyle
anlam ifade eder. Onun moral değerleridir. Sömürgeci
egemen güçler halkımızı bu değerlerden koparmaya
çalışıyor. Bu kirli politikaları deşifre etmek, ona
karşı mücadele etmek insanlık borcudur.
Heskîfe, doğasına ve köylerine sahip çıkalım. Bu
kültürlere saygının gereğidir. Doğayı sevenlerin
amacıdır. Ekolojiyi benimsemişlerin temel görev
kapsamındadır. Heskîfi ve çevre köylerini koruyalım.
Devletin, hükümetin yıkım projesini ortadan kaldırana
dek
Heskîfliler başta olmak üzere, Batman, tüm çevre iller,
Kürdistanda, Anadoluda, Ortadoğuda ve tüm dünyada, ne
tür girişimler, etkinlikler gerekiyorsa onları yapmak,
özgür birey ve özgür topluluk olma iddiasında olanların
hem tarihi, hem güncel vazifesidir. Bu sahipleniş,
güzel, anlamlı günler ve yarınlar içindir.
Mahsum Bagok
|