| |
DEMOKRATİK
ÖZERK SİSTEM KADIN SİSTEMİDİR
Yaşanan
yoğun çatışma, verilen mücadele, ödenen ağır bedeller, kısaca otuz yılı
aşkındır yaşanan yoğun süreçler var. Ama hala Kürtleri insandan
saymamak, dilerini, kültürlerini tanımama, kimliklerini inkâr etme
politikaları devam ediyor, hem de her gün daha da derinleştirilerek,
daha da katlanılamaz kılınarak. Bu ağır süreçlerde en çok da kadınlar
ağır bedeller ödedi. Savaş ve savaşın yol açtığı yoksulluk, çatışmalar
ve yol açtığı kayıplar yine toplumsal alanda yürütülen özel savaş, taciz
den tutalım tecavüze kadar, en çok yıpranan, yara alan, katlanılmaz
acıyı çekmek zorunda kalan kadınlardı.
Var olan kapitalist tekelci sistemde, bir avuç üst kesime kar
amacı hizmet dışında hiçbir hedefi olmayan, sadece üretimi esas alan bir
düzen (aslında düzensizlik) işlemekte. Üretimde verimliliğin esas
alındığı, insan yaşamının hiçbir öneminin olmadığı, emeğin sadece
fiziksel emek değil, bedensel, düşünsel anlam dada bir mal gibi alınıp
satıldığı, bir sistem içinde yaşıyoruz. Kadın böyle bir sistemde kat be
kat daha kötü durumda. Yarattığı değer ve emek bir yandan alınıp
satılırken bir yandan hem ucuz işçi görülüyor hem de emeği yok
sayılıyor. Bu anlamda Kadın kadar baskı gören, acı çeken, özgürlükten
yoksunlaştırılan bir toplumsal kesimi yoktur. Bu anlamda sistemin
ahlaktan yoksunluğu açığa cıkmış durumdadır. Sistemin ahlaktan
yoksunlaştırdığı bir toplumsal gerçeklik içerisinde eriyen ve bu
gerçekliğe mahkûm kadın köle kadındır dolayısıyla toplumsal üretimi de
köle tarzda olmaktadır. Düşünün bir cins açısından bundan daha acı
verecek bir durum varımıdır. Özgürlüksüz bırakılan kadın nasıl bir
toplumsal yaşam yaratabilir. Ama her şeye rağmen Köle statüsüne mahkûm
kılınmak istenen kadın direnme gücü göstermiş, özgürlük umudunu canlı
tutmayı başarmıştır. Tarihten günümüze kadar verilen mücadelelerde bu
umudun ve inancın izleri derinliğine görülmektedir.
4. stratejik dönemde kadının özgürlük ve demokrasi mücadelesine
katılımı sınırsız ve hesapsız olmalıdır. Kadın demokratik özerk sistem
inşasında kendi rolünü ve katılımını önemli görüp bu anlamda görevlerini
yerine getirebilmeli. Çünkü demokratik özerk sistem kadın sistemi olup
kadına yaşam olanağı sunmakta. Kadınının kendisini ifade edebileceği,
eşit ve özgür yaşam seçeneği doğurmaktadır. Demokratik özerk sistem
kominal yaşam ve üretimi esas almakta bu anlamda konfederal bir
yapılanmayı da bağrında taşımaktadır. Toplumun her kesimi, fark
gözetmeksizin kendi rengiyle, yeteneğine göre, gücü oranında katılım
sağlayacağı demokratik bir sistem sunmaktadır. Bu anlamda alternatif
sistem özelliği taşımaktadır. Demokratik özerk sistemde her emek
karşılığını bulacaktır. Yıllardır mücadele veren, acıya, yoksulluğa,
kana, gözyaşına katlanan halk bu yanşanacak olağan üstü sürecin ne
gerisinde ne de berisinde olacak. Özlem duyduğu, uğruna her fedakârlığı
göze aldığı özgürlüğe ulaşmak için tam ortasında olacak ve en güçlü
sahiplenerek cevap olacaktır. Kürt halkının, kadınının, gençliğinin,
çocuğunun talepleri çok ağır yerine getirilmeyecek, hayat bulamayacak
talepler değildir. Çok basit yaşamsal talepler olmaktadır. Bu anlamda
demokratik özerk Kürdistan bu basit ama yaşamsal taleplere kapı
aralayacak yaşam soluğu olacaktır.
Özelikle sürecin böylesine yoğun yaşandığı ve tıkatıldığı bir
dönemde demokratik özerkliğin ilanının stratejik bir hamle olarak
gündeme gelmesi kendisiyle birlikte bazı sonuçları doğuracaktır. İlk
başta sorumluluk sahibi olan hükümeti ve yetkilileri sorumluluğa ve
çözümü geliştirme yönünde bir arayışa sürükleyecektir. Bu anlamda halk
olarak ve tabi özellikle biz kadınlar olarak her süreçten daha çok
duyarlı ve hazırlıklı olmayız.
. Yine özelikle ekonomik anlamda halk olarak bağımsız ekonomi
alanlarımızı oluşturabilmeliyiz. Beş bin yıllık erkek egemen zihniyet
kadının üretimine el koyarak, üretim alanlarından uzaklaştırarak eve
kapattığı kadını köreltmiştir. Kadın sadece çocuk doğurma ve bakımıyla
sınırlandırılarak ekonomik üretimden koparılmış deyim yerindeyse
kısırlaştırılmıştır. Bu anlamda Kürdistan’ın zengin ve doğal
kaynaklarını yeniden ana tanrıça kutsallığıyla görüp
değerlendirebilmeliyiz. Diplomasi ve hukuk alanlarında kendi özerk
örgütlülüğümüzü geliştirip yaşamsallaştırabilmeliyiz. Demokratik
özerklikte kimsenin kimseyi ezmediği, sömürünün olmadığı, sistemlerin
veya bireylerin değil toplumsal ihtiyaçların gözetildiği demokratik ve
kolektif bir yaşam olanağı doğacaktır. Evde, okulda, iş yerinde kısaca
yaşanın her alanında cinsiyetçi yaklaşımlara maruz kalan kadın,
egemenlikli, kapitalist sistemin temel dayanağı olmakta. Kadını ucuz iş
gücü, cinsel obje, reklam malzemesi olarak kullandığını görüyor ve bunun
aşılacağı, kadınlarında toplumsal yaşamda birlikte ve eşit koşullarda
yaşamı yeniden bir sanat eseri yaratır heyecanı ve coşkusuyla
yaratacağını biliyor ve demokratik özerk sistem içerisinde hak ettiği
yerini alacağına inanıyoruz. Zamanın ruhu da bu anlamda özgür ve
demokratik yaşam seçeneği dışında bir seçenek tanımamaktadır.
Ferze Dersim
|
|