| |
.
Anlam olarak olarak Zerdüşt kelimesi (Zoroaster),
Zarathustra 'nın Yunanca karşılığıdır (Zarath: güzel,
doğru; üstra: develer demektir). Güzel develere sahip
olan anlamını ifade eder. Halk dilinde ise Zerdüşt,
yaşayan yıldız olarak nitelendirilir. Kısaca bahsetmek
gerekirse; tarihte Zerdüşt dininin yaratıcısı olan üç
peygamberden bahsedilir. I. Zerdüşt yaklaşık olarak M.Ö
3000 yıllarında yaşayan Mahabat, II. Zerdüşt yaklaşık
olarak M.Ö 2040 yıllarında yaşayan Haşeng (bunun Hz.
İbrahim de olduğu söylenir), III. Zerdüşt ise M.Ö 660
yaşayan Zerdüşt'ün kendisidir. Konu olarak ele
alacağımız III. Zerdüşt bilge ve ileri bir düşünce adamı
ve filozoftur. Bazı tarihçiler, onu İranlı olarak
tanıtıyorlarsa da, bu sav doğru değildir. Zerdüşt'ün
kutsal kitabı Zend Avesta'nın sade bir Kürtçe ile
yazılmış olması, onun Kürt olduğu kanısını doğrular.
Zerdüştlük esas olarak III. Zerdüşt tarafından
sistemleştirilip yaygınlaştırılır. Zerdüşt'ün kurduğu
dinin adına Mazdeizm denilir. Zerdüşt Mazdeizm'le tek
tanrılığa yönelirken, egemenlerin gücüyle bütünleşen çok
tanrılığı aşar ve tanrıyı egemenlerden alarak,
insanlığın özlemleriyle birleştiren bir güce dönüştürür.
Zerdüşt, eski İran 'a tevhid inancını getirmiştir. Onu
getirdiği din, tek tanrıya inanmakta idi.Ondan önce
İranlılar bir kısım tanrılara tapınmakta ve rahiplerin
hazırladığı uyuşturucu bir kutsal içkiyi içmekle
uygulanan Haoma kültürünü devam ettirmekte idiler (Haoma,bütün
alemi sıvı şekilde doldurduğuna inanılan hayat tanrısı
idi).
Zerdüşt, daha sonraları Ormazd şekline dönüşmüş ve islam
kaynaklarında da Hürmüz olarak yer almış Ahura Mazda
(Hakim Rab anlamında), Daryus (tahminen M.Ö. 500 'ler)
ve takipçileri tarafından Batı Asya 'ya getirilen ve
birkaç yüzyıl içinde Turfan ' dan Habeşistan 'a, İndus
nehrinden Ege Denizine kadar yayılan bir yüce Tanrı idi.
O, alemin tanrısı idi. Alemin gayesi; yalanın, kötülüğün
hakikat tarafından yenilmesidir. Alemdeki maddi ve
manevi nizamı yaratan, tabiat kanunlarını koyan, Ahura
Mazdah'dır. Kötülüklerin kaynağı, Ehrimen 'dir.
Ahura Mazdah önce manevi bir varlık olarak kabul
edilirken sonraları, Zerdüşt 'ten önce olduğu gibi, onu
nuru ateşin ihtiva ettiği, yaratılmamış bir ışık olarak
düşünüldü ve böylece ateş kültürü gelişti (Mecusilik).
Ahura Mazdah 'ın yanında altı baş melek bulunur.
Bunlara Ameşa Spenta 'lar (Kutsal Ölümsüzler) denilir.
Bunlar;
İyi Akıl,
Adalet (veya Hakikat),
İlahi İrade Ülkesi,
Tevazu (veya Dindarlık),
Mükemmeliyet ve
Ölümsüzlük
şeklinde, Ahura Mazdah 'ın sıfatları, çeşitli vecheleri
ve fonksiyonları olarak telakki edilir.
Zerdüşt 'ten önce deva denilen ve Ehrimen 'in avenesi
olan şeytanlara, onları yatıştırmak üzere, kurban
kesilirdi. Onların kurbanlardan çıkan buğu ile
beslendiklerine inanılırdı. Böylece onlara ibadet
edilmiş olunurdu. Zerdüşt,ün kurban kesimi ile
mücadelesi bu sebebe dayanır. Zerdüşt, sığır eti yemeyi
de yasakladı. ( Hindistan 'da da bu yasak vardır. İslam
ile Yahudilikte ise domuz eti yasaklanmıştır)
Günah, insanı kötü güçlerin esiri kılar; fazilet
iyiliğin nihai galebesine yardım eder.
Fakirlere, cömert davranma, yabancılara
misafirperverlik, bütün lekelerden uzak kalma , toprağı
sürme, sığırlara bakma, sıkıcı şeyleri imha da faziletli
işlerden sayılır.
Temiz hayvanları, özellikle köpekleri öldürme büyük
günahtır. Zina yasaktır. Bazı cinsi konular ve ölü
bedenine temas, kirlenmeye yol açar; özel ayinler
gerektirir.
Zerdüşt iyi hayvanların içinde olduğu bir ev ve
dişilerin içinde bulunduğu bir sürü ile yayılacağı bir
yaylak olduğunda orada mutluluk ve şanslılık doğar.
Orada tam güzel bir hayat doğar diye belirtmektedir.
Zerdüşt her alanda tarım ve hayvancılıkla uğraşılıp bol
üretimin sağlanmasını ve zararlı bitkilerle
hayvanlarında kökünün kesilmesini tavsiye etmektedir.
Temiz hayvanlarda sayılan köpek ve kedinin öldürülmesini
büyük günah saymaktadır. Döllenmeyi ve çiftleşmeyi
önleme kesin olarak yasaklanmıştır.
Bu inançta söz konusu edilen şarap içkisi, dini ibadetle
ilgili olup, dini düşüncelerin geliştirilip
derinleştirilmesi ve ruh gözünün açılması amacıyla
içilmekte olduğu vurgulanır. Avesta'nın Gatha bölümünde
belirtildiğine göre dini inanç alanında şarkı ve
şiirlerin önemli bir yeri olduğu görülür. Cenneti
şarkılı bir yer olarak değerlendirdiği dikkate alınırsa
bunun önemi daha iyi kavranır.
Zerdüşt intihar etmeyi tanrı Ahura Mazda ya düşmanlık
olarak niteler ve çok günahkarca bulur.
Zerdüşt inancına göre tanrı kadın ve erkeği bir arada ve
birbirine arkadaş yaratmıştır. Arkadaşlar arasında
eşitliği temel alan bu inançta kadın ve erkek eşit
olarak kabul edilmektedir.
Soran, sorgulayan tanrının kötülükleri affetmeyeceğine
inanır, bu nedenle kötülüklere karşı savaşımını bir
tanrı emri olarak öne sürer.
Zerdüşt'ün güçlü bir filozof ve düşünce adamı olduğunu,
doğa, toplum ve insan gerçeğine ilişkin bilimsel
perspektiflerinde görmek mümkündür. Örneğin Antikçağ
Yunan filozoflarının hareket noktası, Zerdüşt inanışının
geliştirdiği kavramlara dayanır. M.Ö 538 dönemlerinde
yaşayan Theopampos, Ahura Mazda ve Ehriman arasındaki
mücadeleyi tabiatın kendi içindeki kanunu olarak
algılar. Bu noktada yeri gelmişken doğru anlaşılabilmesi
açısından hemen açıklama gereği duyuyorum ki, Zerdüştlük
inancında Tanrı kabul edilen Ahura Mazda Aklın
Efendisi ile sembolize edilir, Ehriman ise kötülüğün
güçlerini temsil eder. Ve iyilik-kötülük mücadelesi bu
noktada başlar. Yunan felsefesinin Zerdüşlükten
etkilenme yönündeki diğer bir örneğini ise Heraklitosda
görebiliriz. Heraklitos (Anadolu'da Efes'de yaşayan
Sokrat öncesi filozoftur. Heraklitos doğadaki her şeyin
sürekli değişim içinde olduğunu öne sürmüştür) hareket
kuramında Zerdüşt'ün karşıtlar mücadelesi çizgisinden
etkilenir. Bundan yola çıkarak, Zerdüşt'ün gök, ışık,
güneş ve diğer göksel varlıkların çözümlenmesini
yorumlar, bununla fiziksel evrenin öz devinimlerini
formüle eder. Zerdüşt'ün felsefi inancının dünyanın beş
temel elementten oluştuğunu belirtir. Bunlar toprak, su,
ateş, hava ve bitkidir. Bu tespitler kuşkusuz
yerindedir. Zerdüşt inancının yaşandığı Mezopotamya
bölgesinin coğrafi konumu ve yaşam koşulları bu
tespitlerin kaynağını oluşturur. Mezopotamyanın
elverişli topraklarını da düşünecek olursak, Kürtlerin
yaşamında doğa koşulları ve tarımın dini inançlarını
dahi şekillendirdiğini rahatlıkla söyleyebiliriz.
Zerdüşt inancı, dünyanın dört evreden oluştuğuna inanır.
Birinci dönemde iyilik ve kötülük ortaya çıkar. İkinci
evrede dünya karanlığa, felakete ve kötülüklere gömülür.
Üçüncü evrede iyilik ve kötülük mücadelesinde iyilik
kazanır Zerdüşt halklara doğruyu, adaleti göstererek
karanlığı ve aydınlığı birbirinden ayrıştırır. Dördüncü
evrede ise her tür kötülük ve karanlık kaybolacak,
dünyaya barış ve kardeşlik hakim olacaktır. Zerdüşt
burada dünyayı aşamalara ayırırken, ilk dönem insanın
yaradılış dönemini konu alır. İkinci dönemde, tufanla
insanoğlunun uğradığı felaket vurgulanır. Üçüncü
dönemde, Zerdüştlük ve sonrasında gelişen uygarlığa
vurgu yapılır. Dördüncü aşama da ise insanoğlunun
geleceğe dair taşıdığı umuda, özgürlük düşlerine
çağrışım yaparak, geleceği tasavvur eder.
Tarihte Zerdüştlük, ilk defa insan iradesine özgürlük
tanıyan ve iradeye önem atfeden bir düşünüş olur. Burada
özgür irade, felsefenin başlangıcı ve dinin kul
anlayışının reddi olmaktadır. İlk felsefenin (Hint, Çin,
Batı felsefesi) Zerdüşt'ten dünyaya yayıldığını
belirtmek abartı olmaz. Bu yönüyle gerek felsefede
gerekse inanç boyutunda çok özel bir yere sahiptir
ATEŞ
Zerdüştlük inancı, ateşin kutsal sayıldığı inançlardan
biridir ve ateş, bu inancın tanrısı Ahura Mazdanın ruhu
ve oğludur. Bununla ilişkili olarak ateş, iyi ve kötüyü
birbirinden ayıran Tanrısal bir güce sahiptir. Bu inanca
göre, ateş bütün varlıklarda bulunur ve canlı ve
cansızlarda farklı biçimlerde var olur. İnsanda,
hayvanda, bitkilerde, gökte ve yerde bu ateşi değişik
zaman ve durumlarda görmek mümkündür. En kutsal olan
ateş ise, Tanrı Ahura Mazda ile insan arasındaki
ateştir.
Zerdüştlük inancında esas olarak ateşe üç anlam
veriliyor. Ya da bu üç anlamda ateş kutsaldır
diyebiliriz. Bunlardan ilki, ateşin başlangıcı ev ateşi
yani ocak ateşi kabul ediliyor. İkincisi kurbat ateşi
(sürekli yanıp kötülükleri uzaklaştıran ateş). Üçüncüsü
halk topluluklarınca meydanlarda yakılan ve etrafında
eğlenilen ve aynı zamanda ateşle temasa geçerek veya
içinden geçerek suç ve günah işlemiş olanlar kime karşı
suç veya günah işlemişse onun yakacağı ateşten geçerek
kendini temize çıkarması ve suçunu affettirmesine
yönelik yakılan ateş ki bunun en güzel örneği de Newroz
ateşidir. Ayrıca yine bu inanca göre ateşin kirletilmesi
(kutsallığını bozacak şekilde kullanılması), ateşe su
dökülmesi hoş görülmez. Ayrıca ateş sadece suç ve
günahlardan arındırıp temizleyen özelliğinin dışında
ilahi güç, kuvvet ve kudret veren bir kaynak olarak
görülür. Çünkü ateşin Tanrı Ahura Mazdanın oğlu olarak
inanılmasının yanında insanların ruhlarının da ateşten
geldiği ve ölümden sonra da ruhların yapılmış olduğu
ateşin çekileceği ve onunla birleşeceğine
inanılmaktadır.
ZERDÜŞTLERİN YAŞAM BİÇİMLERİ VE PRENSİPLERİ
Zerdüştlük inancına göre Tanrı kadın ve erkeği bir arada
ve birbirine arkadaş yaratmıştır. Arkadaşlar arasında
eşitliği temel alan bu inançta kadın ve erkek eşit
olarak kabul edilmektedir. Zerdüşt inancının gelişip
yayıldığı bölgelerde çok eşliliğin azaldığı ve tek
eşliliğin arttığı görülmüştür. Zerdüştilikte, doğru
yaşama, ahlaki emirlere uyma esastır. Ahlaki emirler;
iyi düşünce, iyi söz, iyi iş diye özetlenir. Fakirlere
cömert davranma, yabancılara misafirperverlik, bütün
lekelerden uzak kalma, toprağı sürme, sığırlara bakma,
sıkıcı şeyleri imha da faziletli işlerden sayılır. Bazı
cinsi konular ve ölü bedenine temas, kirlenmeye yol
açar, özel ayinler gerektirir. Yine Zerdüşt inancı her
alanda tarım ve hayvancılıkla uğraşılıp bol üretimin
sağlanmasını tavsiye etmektedir. Temiz hayvanlardan
sayılan köpek ve kedinin öldürülmesini büyük günah
saymaktadır. Döllenmeyi ve çiftleşmeyi önleme kesin
olarak yasaklanmıştır. Bu inançta şarap içkisi için,
dini ibadetle ilgili olup, dini düşüncelerin
geliştirilip derinleştirilmesi ve ruh gözünün açılması
amacıyla içilmekte olduğu vurgulanır. Avesta'nın Gatha
bölümünde belirtildiğine göre dini inanç alanında şarkı
ve şiirlerin önemli bir yeri olduğu görülür. Cenneti
şarkılı bir yer olarak değerlendirdiği dikkate alınırsa
bunun önemi daha iyi kavranır.
Görünen odur ki; yaklaşık 3000 yıllık bir tarihi olan
Zerdüştlük inancının çıkış dönemlerindeki koşulların da
düşünecek olursak, bunun sadece inanç biçimi olarak
değerlendirmenin hatalı olacağını söyleyebiliriz. Yaşam
biçimleri ve öğretilerine bakıldığında ise günümüzdeki
birçok inanç biçiminin çok önünde olduğunu da görmek
mümkündür. Bu noktada akla gelen diğer bir konu ise bu
türden bir inancı yaşamış bir haklın felsefi ve inanç
boyutunda ne denli derin değerlere sahip olduğudur.
ÖLÜM VE SONRASI HAKKINDAKİ ÖĞRETİSİ
Zerdüşt 'e göre bir taraftan sağduyu, iyilik ve
aydınlıktan oluşan Aşa (alem nizamı), öteki tarafta da
suç, kötülük ve karanlığı içinde bulunduran Drug
(yalan, anarşi, fesat) vardır. İnsanın iyilik tarafını
seçmesi gerekir. İnsanın bu seçimi öteki dünyada sonuç
verecektir.
Zerdüşt 'ün ölümden sonraki muhakeme ile ilgili
telkinleri vardır. Ahura Mazdah 'a inananların ruhu,
ölümden sonra dördüncü gün muhakeme edilir.
O, önce Cinvat Köprüsünden geçecektir. Bu köprü, bu
alemden ötekine götürür. Dinsiz bu köprüden geçemeyip
cehenneme düşer. Dindar kişi ise bu köprüden geçip
cennete ulaşır ( ona altı Ameşa Spenta 'ya sonradan
katılan itaat yol gösterir). Cinvat Köprüsü 'nün
ortası kılıç yüzü gibi olur ve dinsiz cehenneme düşer;
ancak iyi insanın ruhu geçerken geniş tarafı döner ve
oda geçme imkanı bulur.
Zerdüş inancında ölenlerin ruhları Cinvat köprüsünden
geçmeye çalışırlar iyiler geçer kötüler için ise köprü
incelir keskinleşir ve kötüler köprüden aşağıya
karanlıkların içine düşerler.Aşağıya düşen kötüler 3 'e
ayrılır.Tamamen kötü olanlar(sürekli cehennemde
kalırlar),Çok günah işlemiş fakat iyiliği de olanlar(onikibin
yıl cehennemde kaldıktan sonra cennete
girerler),Günahları ve Sevapları eşit olanlar
(günahlarından arınıncaya kadar cehennemde kalıp sonra
cennete girecekler).
Yine Cinvat Köprüsü 'nü geçmiş olan iyi insanların
ruhlarının cennete varış seyiri 3 'e ayrılmaktadır.İyi
düşüncelerinden dolayı(Hamut) önce yıldızlara,İyiyi
konuşmalarından (Huxt) dolayı önce aya, İyiyi yapması (Huvarşt)
ile önce güneşe yükseleceği,bu aşamalardan geçtikten
sonra cennet kapısına varabileceğini belirler.
Burada da sorgulamaya tutulurlar.
Avesta 'nın Gatha bölümünde bu şöyle anlatılır;
Ona sorma,
Çünkü sen ona başından geçen kötülükleri,
Göz yaşları ile bozulmuş yolları,
Ki onlarda o geldi,
Üzüntülü gözyaşlarından akıllanmak vardır.
Nasıl buraya geldin ey haklı?
Geçmiş olan yaratılışından, iyileşmenden,
Duran bir yaşam için, günahsız geldin,
Ölümsüzlüğü tad görüyorsun kal uzun zaman.
Köprüyü rahatlıkla geçebilen iyi insanların ruhları ise
Ahura Mazda tarafından yapılmış cennete çok güzel bir
genç kızla (Huri) ile mutluluk içinde sonsuza kadar
yaşarlar.Huriler cennete yaşamayı hak etmiş iyi
kadınlardır.Cennette yaşayanların her türlü istekleri
sonsuza kadar yerine getirilir.Avesta 'da cennette
bulunan bir kadın şöyle tasvir edilmektedir;
Bir parlak ve çok güzel kız,
Beyaz bilekli ve güçlü
Çok güzel görünüşlü
Yeni yetişmiş
Çabuk büyümüş,iri göğüslü,
Asil yapıda, asil doğmuş,
Zengin aileden,daha onbeş yaşında,
Görünüş ve şeklinde öyle güzel ki
Sanki yaratıkların en güzeli (Yasna 43-46 )
KIYAMET ÖĞRETİSİ
Zerdüşt inancına bağlı olanlar Zerdüşt 'ün dünyanın
üçüncü döneminde gelmiş olduğuna inanmaktadırlar.Avesta
'nın Yaşt Bölümünün 13:141 de Zerdüşt 'ten sonra
peygamber olarak,yine Zerdüşt 'ün soyundan veya direk
Zerdüşt 'ün bir kızla birleşmesinden her bin senede bir
peygamberin geleceği belirtilmektedir.En son gelecek
olan Asvart-Arta,dünyayı tüm kötülüklerden temizleyip
kurtaracağı belirtilmektedir.
Tüm kötülükler eriyen metalle Tanrı tarafından yok
edilecek..
Ölüler canlanacak,yaşam yada ruh geri dönecek dünyada
yaşlılık ve ölüm olmayacak ve böylece sonsuza kadar
mutluluk içinde bir yaşam başlayacağı belirtilmektedir.
Yeniden diriliş konusu Avesta 'da ;
Ölüler dirildiğinde
Yaşayanlar yaşlanmadan gelir
İsteğe göre yaşantılar düzenlenir (Yaşt 19:11,89) diye
belirtilir.
Zerdüşt, inancı konusunda ve sosyal alanlarda inananları
ve öğretileri üzerinde yegane otorite durumundadır ve
kendisini Ahura Mazda 'nın aracısı olarak tanıtmaktadır.
Onların doğum ve büyümelerine
Su ve bitkiler seviniyorlardı.
Onların doğum ve büyümelerinde
Su ve bitkiler de büyüdüler.
Onların doğum ve büyümelerinde
Tüm kutsal yaratıklar
İsteklerinin gerçekleştiğini gördüler.
Bizim istediğimiz ise din adamlarının doğuşu
Kutsal Zerdüşt, kurbanlaştırdığı demetleriyle
Şereflendirir bizleri kurban sunmalarıyla ( Avesta /
Yaşt : 13.39 94)
Burada açıkça bir peygamber yada kutsal tanrı yapısı
Zerdüşt 'ün kişiliğinde anlatılmaktadır.
Şimdiki Parsîlik, kuvvetli monoteist karakterlidir.
Merkezi ayine dayanan Tanrı sembolü ateştir. Kültün
tapınakları vardır. Bu tapınaklara Parsî olmayanlar
alınmaz. Günde beş defa ateşin temizliğini korumak için
temizleme ayinleri yapılır. Bu ayinler, rahiplerin
nezaretinde yürütülür. Ayinlerde Avesta 'dan ilahiler,
parçalar okunur. Sunu ve kurbanlara önem verilir.
Ölüler şehirden uzak dakhma denilen ölü kulelerine
(sessizlik kuleleri) bırakılır. Bu kuleler, necis
sayılır.Kuleler, 4 - 5 yüksekliğinde ,silindirik
yapılardır. Terasında çıplak ölüler sıra halinde
yatırılmıştır. Yırtıcı kuşların, akbabaların etlerini
gagalaması ve güneşin kemikleri kurutması sonucu bu
kemikler, kulenin içinde depolanır. Böylece toprağın
kirletilmediğine inanılır. Hindistan 'daki Parsî
toplulukları bu geleneği devam ettirirler. Parsîler ,
oturulmayan, cin, şeytanın top oynadığı yerlere
sessizlik kulesi derler. Halk dakhmalardan korkar.
Dakhmaların özel hizmetçileri vardır.
Parsîlikte ayrıntılı takdime veya kurbanlar bir sistem
içinde yürütülür. Eski İran geleneğindeki Haoma veya
benzeri Hint geleneğindeki Vedik Soma 'dan rahiplerce
ilk sıkmayla elde edilen acı bir bitkinin suyu olan ve
yine haoma diye adlandırılan sıvının takdimesi gibi.
Hayatını doğru sürdürme,ahlak ve temizlik kurallarına
bağlı kalma aşa diye adlandırılır. ( Vedik rta
terimiyle eşanlamlı ). Ahura Mazdah 'ın Ameşa Spentaları
denilen altı sıfatı (veya meleği ) arasından biri
Ardibeheşt şeklinde Tanrı 'nın kozmik yaratıcı düzenini
ifade eder ki aşa da bu düzenle ilgilidir. |