| |
.
Travma Sonrası
Stres Bozukluğu diye nitelendirilen PTSD (Post
Travmatic Stress Disorder), savaş alanlarında çatışmaya
maruz kalan askerlerde görülen gerçek ve teşhis
edilebilen bir ruhsal yaralanmanın tıp dalındaki adıdır.
PTSD nin geçmişte bir problem olduğu biliniyordu. I.
Dünya Savaşı sonrası askerlerde görülmüş ve uzmanlar
tarafından savaş nedeniyle gelen ruhsal çöküntü adı
verilmiş, ancak hakkında pek bilgi ortaya konulamamıştı.
II. Dünya Savaşı ve Kore Savaşı sonrası hastalık yeni
bir ad aldı: Savaş Yorgunluğu.
PTSD nin önemi
Amerikanın Vietnam Savaşı sonrası daha iyi anlaşılır
oldu. Savaştan dönen pek çok gazi, savaşın getirdiği
ruhsal yaralanmanın tedavi edilememesi sonucu, gerek
kendi canına, gerek yakınlarına ve çevreye kan ve ölümle
biten pek çok eylemi gerçekleştirdi. Bununla birlikte
yine pek çok gazi alkol ve uyuşturucu batağına saplandı,
topluma uyum sağlamada zorluk çekti ve kaderini yalnız
yaşamaya çalıştı.
Nihayet 1981 den
sonra PTSD nin ciddiyeti kavrandı, üzerine yoğun bir
şekilde eğinildi. Tedavi ve teşhis üzerine çeşitli
araştırmalar yapıldı, makaleler, kitaplar yazıldı,
konferanslar verildi.
Amerikada PCT adlı
rehabilitasyon merkezinde yapılan araştırmalar PTSD ve
etkileri nedir? sorusuna yanıt bulmaya çalışıyor. Bir
tablo ortaya konulmuş; bir yanda savaş deneyimleri diğer
yanda PTSD nin etkilerinin açılımı verilmiş. Savaşta
yaşanılanların dozajı arttıkça PTSD nin tesirlerinin de
arttığı görülüyor. Düşman saldırılarına karşı uyanık ve
tetikde kalan askerlerin 1/3 ünde görülen PTSD nin
tesiri sıralanıyor: Beden ve ruhsal yapıyı zorlayan
gerginlik durumu, anormal düzeyde ürkmek, konsantrasyon
güçlüğü, uykuya dalma ya da derin uyku bozukluğu,
olaylar karşısında sürekli endişeli olmak ve kolayca
etkilenmek, yalnızlığını paylaşmamak, kalabalık
yerlerden kaçmak, açık alanda bulunma fobisi, güvenlik
için silah bulundurma, tehlikeyi sevmek.
Savaşın dehşet
verici yüzüne tanıklık edenlerde ise, PTSD nin dozajı
artıyor: Savaşta gördüklerini tekrar yaşamak ve bilinç
altına itilen olayların yüzeye çıkması, sürekli
endişelenerek savaşla ilgili derin düşüncelere
saplanmak, savaşta yaşadığı bir olayı hatırlatan yeri,
insanı ve nesneyi hatırlamaktan kaçınmak, yaşadığı
olayların kabusunu görmek, hayatta kalmaktan ötürü
suçluluk duymak.
Askerin savaş
deneyimi yüksek seyretmişse, örneğin, çatışmalara
girmişse ve yakın arkadaşlarının ölümüne tanıklık
etmişse, PTSD nin baskısı daha yoğun açığa çıkıyor;
Savaş sonrası duygusal donukluk, insanlarla ilişki kurma
zorluğu, sosyal izolasyon, sosyo-ekonomik ve kültürel
etkinlikler karşısında ilginin azalması, duygusal
donukluğun devamı için alkol ve uyuşturucu kullanma,
deprasyon.
iddet ve hiddet
duyguları savaşta yoğun yaşanmış ise, işte bu noktada
PTSD acımasız yüzünü gösteriyor; öfkeli ve her an
patlamaya hazır ruh hali, şiddetli tavır sergilenmesi,
otoriteye karşı gelme duygusu, ahlaki değerleri hor
görme ve yasalara güvensizlik.
PTSD (Post Travmatic Stress Disorder)
bilinen adıyla Travma Sonrası Stres Bozukluğu psikoloji
literatürüne yeni girmiş bir kavramdır.
PTSD, uçak kazası, deprem ya da savaş
gibi olayların etkisiyle bazı insanlarda gelişen bir
ruhsal bozukluktur. Cinsel taciz, tecavüz, işkence
kurbanları da PTSD kaynaklı ıstırabı çekerler.
Vietnam da görev
yapmış askerler üzerine yapılan bir çalışmaya göre, 3
milyon erkek ve kadın savaş gazisinin 800 bini PTSD nin
etkisi altında kalmış. Çok çabuk etkilenen, hassas kadın
ve erkek askerleri, subayları PTSD fark gözetmeksizin
vurmuştur.
PTSD nin
belirtileri, bir Travmatik olay sonrası hemen
başlayacağı gibi, aylar ve yıllar sonra da sizi
etkilemeye, ıstırap vermeye başlayabilir. Bu genelde
bilindiği şekliyle gerginliğin gecikmeli bir tepkisi
dir.
PTSD belirtileri;
Kasvet, can sıkıntısı, kızgınlık, öfke, endişe, kuruntu
ve işinizde, davranışlarınızda ilgi yetersizliği.
İntihar etmeyi hissedebilirsiniz, duygusal açıdan
ailenizle, arkadaşlarınızla bağlantınızı
koparabilirsiniz ve savaş deneyimleriniz zihninize
musallat olabilir. Uyku zorluğu çekebilirsiniz, kabuslar
görebilirsiniz ve bu problemlerle başa çıkmak için alkol
ya da yatıştırıcı haplar kullanabilirsiniz.
PTSD belirtileri
öyle şiddetli olabilir ki, yaşamınızı, ailenizi, işinizi
ve sosyal durumunuzu baskı altında tutabilir. Eğer
tedavi edilemezse, PTSD yıkıcı ve zararlı bir yaşam
tarzına rehberlik edebilir. Bundan dolayı mutlaka tıbbi
destek ve yardım almak durumuyla karşı karşıyasınız.
PTSD, savaş
alanlarında çatışmaya maruz kalan askerlerde görülen
gerçek ve teşhis edilebilen bir rahatsızlıktır. PTSD,
Amerikanın Kuzey-Güney olarak adlandırılan sivil
savaşında başlıca bir problem olduğu biliniyordu. Aynı
zamanda I. Dünya Savaşı ve savaş sonrası askerlerde
görüldüğü anlaşılmıştı. Dönemin uzmanları Shell Shock
(savaştan ileri gelen ruhsal çöküntü) adını verdikleri
bu problem hakkında fazla bilgi sahibi değillerdi. Neden
askerlerde bu belirtiler görülüyor ve nasıl tedavi
edilir? soruları yanıt bulmamıştı.
PTSD, II. Dünya
Savaşı ve Kore Savaşı sırasında savaşta yer alan
askerlerde etkisini yeniden gösterdi. Bu iki savaş
sırasında uzmanlar tarafından bu hastalığa yeni bir ad
verildi: SAVAŞ YORGUNLUĞU. Ne yazık ki, bu rahatsızlığa
maruz kalan askerlere sunulan yardım yeterli değildi
Vietnam Savaşı
sırasında PTSD ye askerlerin maruz kalmaması için
değişik bir yardım girişiminde bulunuldu; askerler 12
aydan fazla savaş tarlasında görev almayacaklardı.
Önceleri yöntem çalışır gibi oldu. Vietnam Savaşı nda,
II. Dünya Savaşı ndan daha az asker savaş alanından
PTSD etkisiyle uzaklaştırıldı. Ne yazık ki, etkileri
daha sonraları ortaya çıktı. Vietnam dan sonra pek çok
gazi kendini savaşın etkisinden kurtaramadı. Gaziler
kendi kendilerini tedavi etmek için alkole ve
uyuşturucuya sarılarak büyük yanlış yaptılar. Savaştan
dönen gazilerin sosyal yaşama uyum sağlamadaki
sorunlarını dile getirip, seslerini yükseltmelerinden
dolayı nihayet PTSD üzerine yoğun bir araştırma
başlatıldı. 1981 yılında bu belirtilere PTSD adı
verildi.
1981 den sonra,
PTSD nin tedavisi, teşhisi üzerine çeşitli makaleler,
kitaplar yazıldı ve seminerler, konferanslar düzenlendi.
Düşüncelerin ortak paydası şu oldu; PTSD, insanların
sosyal yaşama dair düşüncelerini zedeleyen aşırı olay ve
olayalar serisi karşısında ortaya çıkan bir hastalıktı.
Yapılan araştırmaların verdiği sonuçlara göre, askerler
dışında sivil insanların da benzer belirtilerden ıstırap
çektikleri ortaya konulmuştur. Örneğin, tecavüz
mağdurlarında görülmektedir.
PTSD adı verilen
tarvma sonrası stres bozukluğu, her üç gazinin birinde
açtığı ruhsal yara tedavi edilmediği takdirde, sonu
dehşet ve kanla biten olaylara neden olmakta. Geçmiş
sayılarda değindiğimiz
İngiliz filozofu
Thomas Habbes, Leviathan adlı eserinde insan bencil
ve kavgacıdır.
Bu durum insanları
birbirine düşman eder demektedir.
Öyle ki İnsan
insanın kurdudur. Böylece, insanları yıldıracak ortak
bir gücün bir otoritenin bulumadığı durumdaki Hobbes
buna doğal durum diyor, insan yaşamı
yalnız,yoksul,çirkin,kaba ve kısa ömürlüdür.
Dolayısıyla toplumsal yaşama geçmek, insanlığın
gelişiminde bir ön koşul olarak karşımıza çıkmaktadır.
Tarih boyunca temel hakları ve ödevleri, kişinin
haklarını ve ödevlerini belirleyen otorite, hep
varolmuştur.
En büyük
adeletsizlik geciken adalettir .
|