|
.

*Kendinden hiç söz etmemek çok soylu bir ikiyüzlülüktür
*İnsanların tarih boyunca farkına vardıkları aşılmaz
zorunluluk, bu zorunluluğun ne aşılmaz ne de zorunlu
olduğudur
*İçine doldurulacak çok şey olduğu zaman, günün yüzlerce
cebi vardır.
*Bir düşmanla savaşarak yaşayan kişinin, düşmanını
hayatta bırakmakta yararı vardır
*Eğer hep öğrenci olarak kalırsam öğretmenime borcumu
kötü ödüyorum demektir
*Sevdiğiniz insanları düşünüyorsunuz, ama daha derine
inin, sonunda sevdiğinizin onlar olmadığını
göreceksiniz, siz bu sevginin içinizde yarattığı
duyguları seviyorsunuz..!
*Benim felsefe yöntemimi belirleyen temel özellik
İNANMAMAKTIR..!
*Beni öldürmeyen şey, beni güçlendirir
*Ölüm güç bir şeydir. Ölümün son iyiliği, bir daha
ölümün olmamasıdır..!
Kutsal olan gerçekler değil, kişinin kendi gerçeği için
çıktığı arayıştır..!
*Kimin neyi bilmek istediğini kim belirleyebilir?
*Kendi alevlerinizde yanmaya hazır olmalısınız, önce kül
olmadan kendinizi nasıl yenileyebilirsiniz?
*Gerçek seçim, yalnızca gerçeğin ışığı altında
filizlenebilir
*Aşık seven kişi değildir, sevdiği kişinin mutlak sahibi
olmaya çalışandır
*Cinsel arzu, aslında karşıdaki insanın zihni ve bedeni
üzerinde mutlak hakimiyet kurmak için duyulan arzudan
ibarettir..!
*Uçuruma Baktıkça Uçurumda Sana bakar.
*Hırsı yenmek için, daha büyük bir hırs gerekir. Pek çok
kişi daha az hırsla dönen çarkın altında ezilip
gitmiştir.
*Bütün soğuk canavarların en soğuğuna devlet denir.
Soğuk soğuk yalan söyler o; ve ağzından şu yalan sürüne
sürüne çıkar; Ben devlet ulusum ben Yalan!
Yaratıcılardır ulusları yaratanlar.
*Devlet derim ona, herkesin ağı içtiği yere, iyilerin ve
kötülerin; devlet, herkesin kendini yitirdiği yer.
*Derin olduğunu bilen kimse kolay anlaşılır olmaya
çalışır, kalabalıkta derin görünmekten hoşlanan kimse
ise anlaşılmaz olmaya çalışır. Kalabalık dibini
göremediği her şeyi derin sanır çünkü.
*Çok düşünen ve uygulamalı düşünen, kendi maceralarını
kolayca unutur, ama başından geçenlerin çağrıştırdığı
düşünceleri hiç unutmaz.
*Biri kendi düşüncesine bağlı kalır; çünkü ona kendi
kendine ulaşmış olduğunu sanır. Öteki ise, onu zahmetle
öğrendiği ve onu anlamış olmakla övündüğü için bağlıdır
düşüncesine. Sonuç olarak, her ikisi de kendini
beğenmişlik.
*Hepimiz bir sürü parçadan oluşuruz ve bu parçalar
kendilerini ifade etmek için çırpınır. Bizler yalnızca
varılan son uzlaşmadan sorumlu tutulabiliriz, her
parçanın sahip olduğu karmaşık dürtülerinden değil.
*Biriyle tam bir ilişki kurabilmen için önce kendinle
ilişki kurabilmelisin.
*Kendi yalnızlığımızı kucaklayamazsak, inzivaya karşı
kalkan olarak başka birini kullanırız. Yalnızca bir
kartal gibi yaşayabilen insan-başka birine sevgisini
verebilir; yalnızca o zaman o insan bir başkasının
büyümesi ve gelişmesiyle ilgilenebilir.
*En çok çiğ damlası, en sessiz gecede düşer.
*Uygar, kibar ve görgülü bir adam vahşi tabiatını ıslah
etmiş, içindeki kurdu kuzuya çevirmiş ve buna ılımlılık
diyor. Bunun asıl adı, vasatlıktır.
*Bastırılmış hınç insanı hasta eder.
*Yaşadığımız şeyleri biz icat ederiz. dolayısıyla icat
ettiğimiz şeyi de yok edebiliriz.
*Tanrının ölmüş olması demek, varolmanın amacı
olmadığını göstermez.
*Ölümün geliyor olması, yaşamın değerli olmadığı
anlamına gelmez.
*Yaşam planınız sizin elinizde değilse, varlığınızı
rastlantıya bırakmışsınız demektir.
*İnsanların tarzları iki temel bölüme ayrılabilir:
ruhunda sükunete kavuşmak ve mutlu olmak isteyen
insanlar inanmalı ve iman etmeli, ama hakikatin
peşindeki insanlar iç huzurundan feragat edip
yaşamlarını bu sorgulamaya adamak zorundadırlar.
*Başkalarının kurallarına uymak, insanın kendini
yönetmesinden çok, hem de çok daha kolaydır.
*Size düşen ödev kendinizi kabullenmenizdir, benim sizi
kabullenmemim yollarını aramak değil. (kendinden
hoşlanmayan pek çok insan gördüm; bunlar önce
başkalarını kendileri hakkında iyi düşünmelerini
sağlarlar.bunu başarınca da bu sefer kendileri de
kendileri hakkında iyi düşünmeye başlarlar. ama bu sahte
bir çözümdür; bu başkalarının otoritesinin altına
girmeyi kabullenmektir.)
*Bir dost dinleneceği bir yer aradığında ona verilecek
en iyi yer sert bir yataktır.
*Aslında kimse kimseye yardım edemez; insan kendine
yardım etme gücünü kendi içinde bulmalıdır.
*Kemikleri, eti, bağırsakları ve kan damarlarını
kaplayan deri nasıl insan görünümünü katlanabilir hale
getiriyorsa, ruhun ajitasyonu ve ihtirası da kibirle
kapatılmıştır; ruhu kaplayan deridir.
*Sevgi yüzünden yapılan şey her zaman iyilikle kötülüğün
ötesinde yapılır.
*İnsanoğlu hiçbir şey istememektense hiçliği istemeyi
yeğler.
*Güzel, çirkini yendiği anda büyük üslup da doğar.
*Gizemsel izahlar derin sanılır; doğrusu şu ki, yüzeysel
bile değildir onlar.
*Bulanık suda balık avlayanla derinliklerden feyiz
alanları halk kolaylıkla bir tutar.
*Bir gün Şeytan şöyle dedi bana:
Tanrının da cehennemi var: İnsanlara beslediği sevgidir
bu.
*Geçende de söyle dediğini duydum onun: Tanrı öldü;
insanlara olan merhametinden öldü Tanrı
*Doğrusu şu ki, insan kirli bir nehirdir. Kirli bir
nehiri kirlenmeden içine alabilmek için bir deniz olmak
gerek. Görüyorsunuz, insandan üstün olmayı öğretiyorum
size: Üstün insan bu denizdir; sizin büyük aşağısamanız
onda yok olabilir.
*Ne yazık, insanın artık dünyaya yıldız getiremeyeceği
zamanlar yaklaştı. Ne yazık, insanların en aşağılığının,
kendini aşağısamasını artık bilemeyenin görüleceği
zamanlar yaklaştı.
*Ne mutlu uykusu olanlara, hemen uyuyacaklar çünkü.
*Canının istediği gibi seç deselerdi cennetin tam
ortasında küçük bir yer seçerdim: Ama yer, kapısında
olsaydı daha iyi olurdu.
*En insancıl davranış nedir?
Birisinin utanmasını önlemek
!
*İnsan gürültü yapmadan alkışlayamaz, hatta kendini
bile.
*Kendi hakkımızda bildiklerimiz belleğimizin hatırda
tuttukları, yaşantımızın mutluluğu için sanıldığından
daha az kesindir. Bir gün gelir, bu yaşantıda
başkalarının hakkımızda bildikleri ( ya da bildiklerini
sandıkları) şeyler çıkıverir ortaya; o zaman onların
fikirlerinin daha güçlü olduklarını fark ederiz, insan
adının kötüye çıkmasından ise bildiklerinin yanlış
çıkmasına daha kolay katlanır.
*Zerdüşt, sen doğru söylüyorsun! Yükseklere çıkmak
istediğimden beri kendime güvenmiyorum. Artık kimse bana
güvenmiyor. Bu nasıl oluyor? Ben hızla değişiyorum. Bu
günüm dünüme zıt düşüyor. Merdivenleri çıkarken çok
defa, bir iki basamak birden atlıyorum. Bunu hiçbir
basamak bağışlamıyor. Yukarı çıkınca kendimi her zaman
yalnız hissediyorum. Kimse benimle konuşmuyor.
Yalnızlığın buzu beni titretiyor. Yükseklerde olmayı
neden istiyorum? Benim küçümsemem ve özlemim beraber
yürüyor. Yükseklere çıktığım oranda yükselenleri
küçümsüyorum. Yüksekte olanların işi ne? Yükselmemden ve
sendelememden ne kadar utanıyorum! Solumamla ne kadar
alay ediyorum! Uçanlardan ne kadar nefret ediyorum!
Yükseklerde ne kadar yorgunum.
Delikanlı burada sustu. Zerdüşt etrafındaki ağaca baktı
ve şöyle dedi:
Ağaç, bu yüksek dağda yalnız duruyor. Boyu, insan ve
hayvanı asmıştır. Eğer konuşmak isteseydi onu anlayacak
kimse bulunmazdı o, o kadar boylanmıştır. şimdi
bekliyor ama- neyi bekliyor? O bulutlara yakın
bulunuyor; galiba ilk yıldırımı bekliyor.
*Ey kardeşim, yalnızlığa mı çekilmek istersin? Kendi
yolunu kendin mi aramak istersin? Biraz dur ve dinle
beni.
Kendine kötünü ya da iyini verebilir misin ve asabilir
misin istemini basının üstüne bir yasa gibi?
Olabilir misin kendi kendinin yargıcı ve intikamcısı
kendi yasanın?
Bugün bile birçok şeyde ıstırap çekiyorsun ey sen tek
kişi: Bugün hala cesaretin ve umutların tam.
Fakat bir gün yoracak seni yalnızlık, bir gün bükülecek
gururun ve yerinden oynayacak cesaretin. Haykıracaksın
bir gün ben yalnızım diye.
Bir gün göremeyeceksin artık yükseldiğini ve çok
yakınında olacaksın alçaldığının; Kendi yücen bile
korkutacak seni bir hayalet gibi. Bağıracaksın bir gün
her şey yanlış! diye. Duygular vardır yalnızları
öldürmek isteyen; başaramazlarsa öldürmeyi, o zaman
kendileri ölmek zorunda kalırlar. Fakat yeter mi gücün
senin katil olmaya?
Koru kendini iyilerden ve adillerden! Onlar hoşlanırlar
kendi erdemini yaratanları çarmıha germekten nefret
ederler yalnızlardan
Koru kendini sevginin nöbetlerinden! Çok çabuk uzatır
elini yalnız kişi, karşılaştığı her insana
Fakat
karşılaşabileceğin en büyük düşman kendin olacaksın
yalnızca; bizzat kendin bekleyeceksin mağaralarda ve
ormanlarda pusuda.
Ey yalnız kişi! Kendine giden yolu yürürsün! Kendinden
ve yedi şeytanın önünden geçer yolun!
Ey yalnız kişi, yaratıcının yolunda yürürsün: Bir tanrı
yaratmak istersin kendine yedi şeytandan.
Ey yalnız kişi, sevenin yolunda yürürsün: Kendini
seversin sen, bu nedenle küçümsersin kendini, sevenlerin
küçümsediği gibi.
Yaratmak ister seven kişi, çünkü küçümser! Sevdiği şeyi
küçümsemek zorunda kalmamış bir kişi, ne anlar ki
sevgiden!
Sevginle gidersin yalnızlığına ve yaratmanla kardeşim;
çok sonra topallar adalet, senin ardından.
Gözyaşlarınla gidersin yalnızlığına kardeşim. Ben
kendisinden ötesini yaratmak isteyeni ve öyle yok olanı
severim
*Hoşlanmadığımız bir düşünceyi öne sürdüğü zaman bir
düşünürü daha sert eleştiririz. Oysa bizi
pohpohladığında onu daha sert eleştirmek uygun
olacaktır.
*Sahip olunması zorunlu tek şey var: Ya yaradılıştan
ince bir ruhtur bu, ya da bilim ve sanatlar tarafından
inceltilmiş bir ruh...
*Acıların bölüşülmesi değil, sevinçlerin bölüşülmesidir
dostluğu yaratan ...
*Doğa bize aldırmadığından, doğanın ortasında kendimizi
öyle rahat hissederiz ki ...
*Yapacak çok şeyi olan insan inançlarını ve genel
düşüncelerini hemen hemen hiç değiştirmeksizin korur.
Aynı şekilde, bir ülkünün hizmetinde olan her insan
ülkünün kendisine artık hiç kulak asmaz; onun buna
zamanı yoktur. Demem şu ki, ülküsünün hala
tartışılabilir olmasından yana olmak çıkarına aykırıdır.
*Bugün artık kimse ölümcül hakikatlerden ölmüyor; çok
fazla panzehir var.
*Uygarlık tarafından yok edilme tehlikesiyle karşı
karşıya olan bir uygarlık çağını yaşıyoruz.
*Yeryüzü, dünyamız,
zorunlu nedenlerden ötürü günün birinde yok olacaktır.
*Güneş sonsuza dek sıcaklık yayamaz. Başka güçleri
kullanıp tüketmeden ısı üreten bir devinim düşünülemez.
Güneşin ısısı hakkında istediğiniz hipotezi kurun,
varılacak nokta ısı kaynağının sonlu olduğudur.
*Kanmışlıklar, doğruluğun yalanlardan daha tehlikeli
düşmanlarıdır.
*Yılanın ilkin büyüyüp ejderha haline gelmesi gerekir ki
birisi onunla kahraman olabilsin.
*Kötü işiten hep işittiğine bir şeyler ekler
*Yürekli insanları bir eylemde bulunmak için ikna etmek,
o eylemi olduğundan daha tehlikeli göstermekten geçer.
*Hayalci, doğruyu kendine karşı yalanlar, yalancı ise
başkalarına karşı.
*Kendini beğenmişlik en gururlu olduğunda, "nezaket"
onun maskesidir.
*Şaka, bir duygunun ölümünün mezar yazıtıdır.
*İnsanlar ışığın çevresinde toplaşırlar, daha iyi görmek
için değil, daha iyi parıldamak için.
*Kişi suçunu bir başkasına itiraf edince, unutur.
*Kendinden çok söz etmek, kendini gizlemenin de bir
yoludur.
*Kim idealine ulaşmayı bilmiyorsa, ideali olmayan
insandan daha kayıtsız daha pervasız yaşar.
*İnsan en çok erdemleri yüzünden cezalandırılır
*Birçok tavus kuşu kuyruğunu herkesten saklar, buna da
gururum der.
*Duygusallık sık sık aşkın büyümesini çabuklaştırır,
böylece kök zayıf kalır ve kolayca sökülüp çıkarılır.
*Öğretmeyi istediğiniz hakikat ne denli soyutsa, o denli
saptırırsınız duyuları.
*Ahlaksal olay yoktur, yalnızca olayların ahlaksal
yorumu vardır...
*Tanrı öldü ve insan özgür.
*Eğer bir Tanrı varsa insan asla özgür olamaz; bu
olasılık dışıdır. Tanrı ve insanın özgürlüğü birlikte
var olamaz çünkü Tanrının anlamı, onun yaratıcı olması
demektir; o zaman bizler kuklalara indirgeniriz. Ve
şayet o bizi yarattıysa, istediği an bizi yok edebilir.
O bizi yarattığında bize hiçbir şey sormadı; bizi yok
etmek istediğinde de bize sormak zorunda değil. Yaratmak
ya da yok etmek tamamen onun arzusuna kalmıştır. Nasıl
özgür olabilirsin? Olmak için dahi özgür değilsin. Ne
doğumun senin özgürlüğündür, ne de ölümün senin
özgürlüğündür ve bu iki köleliğin arasında hayatının bir
özgürlük olabileceğini mi düşünüyorsun?
İnsanın özgürlüğü kurtarılacaksa Tanrı ölmek zorundadır.
Seçenek açıktır; boyun eğmek söz konusu değildir. Tanrı
ile birlikte insan bir köle olarak kalacaktır ve
özgürlük sadece boş bir sözcük olarak kalacaktır. Sadece
Tanrının olmadığı özgürlük anlam kazanmaya başlar.
Derleyen:
Zerdeşt Batman |