| |
.
4.buzuldan sonra yani bundan 20 bin yil
önce mezolitik dönem ve ardindan 12 bin
yil önce neolitik dönem gelisir.
Mezolitik ve neolitigin Kürdistan
merkezli olusu çevresinde yasayan daha
ilkel kültür dönemindeki paleolitik
dönem insan topluluklarinin akinini da
beraberinde getirmistir. Topluluktan
tarla üretimine geçisle bol ürünler
olmus, nüfus artmistir. Bu durum verimli
toprak bitki hayvan alanlari üzerinde
çatismayi da getirmistir. Çatisma,
sosyal içerikli ve ekonomik amaçlidir.
Tarihin ilk kapsamli bu çatismasi
Kürdistan'da olur.nüfusta artis;
Arabistan, Kuzey Afrika, Iran, Kafkasya
ve Anadolu'dan gelen topluluk
akinlariyla artar. 15 bin yil bu sürer.
9 bin yil önce Neolitik kültürün yogun
özümsenmesiyle bundan 7 bin yil önce
nüfusta neolitik kültür etkisiyle
birlikte Çin'e, Sibirya, Kuzey Afrika'ya
yayilir. Yogunlasma böylece Kürdistan'da
azalir. 7-5 bin yil önce bu topraklarda
aryen dil ve kültür grubu iyice
sekillenir. Klan -kabileden asiretlere
geçilir. Verimli topraklar ve
akarsularin üzerinde büyüyen nüfus ve
komsularin tamahi kavganin ekonomik
nedenleridir. Asiretlerin sinirlari da
olusur. MÖ.3000-330 Sümer uygarliginin
dogusu ve tamamlanisidir. Mücadeleler
savas boyutundadir. Ilk defa askeri
güçle talan gelenegi dogmustur. Savasçi
iktidar gücünün kilifi tanrisallik,
kutsallik ve kahramanliktir. Sümerler
orman kerestesi yontma tas ve
madenlerine olan ihtiyaçtan sik sik
kuzeye askeri sefer yapar. Gilgamis
destani Kürdistan'a sefere çikma
destanidir. Daha önceleri mücadeleler
kendini koruma, akarsu elde etme,
verimli arazileri kazanma iken uygarlik
döneminde ise kölelestirme ve talan
amaçli olur. Planli insan öldürme ve
esirlestirme vardir. MÖ.2000'lerde Iran,
Kafkasya Anadolu ve Arabistan'dan istila
gruplari akin eder. Sümer kent surlari
ve Hurri kaleleri korunma amaçlidir.
Kürtler, Kürdistan daglarina çikip
kendilerini istilalardan korumuslardir.
Sehir uygarliklarini gelistirmemis
olmalari bu tarihsel gerçeklikle
baglantilidir. MÖ.2000-1000'de
Hititlerle Kafkasya'daki Iskit barbar
topluluklari hem Hurri-Mitanni
uygarligini hem de zengin Babil ve Asur
sehirlerini istila ederler. Eskiden
Kürtlere sadece güneyden Sümer-Babil-
Asur saldirirken kuzeyden Hitit ve
Iskitlerde eklenerek sikistirma yaparlar.
Iran'dan Pers, batidan Luwilerde buna
eklenir.
Uygarliklar arasi geçis yeri olmasi
zengin alan olusu bu duruma sebeptir.
Yasamak için hem direnis hem
isbirlikçilik gelismektedir. Hiyerarsik
üst tabaka isbirlikçi olurken alt
kesimde direnir. Hitit-Hurri-Mitanni
ittifakiyla Babil'in isgali, yine Misir
ve Hitit arasindaki Kades baris
anlasmasi, Hz. Ibrahimin; Urfa'dan
Nemrut yüzünden, Hz. Musa'nin Misir'dan
firavundan kaçisi bu yüzyillarda
Mezopotamya topraklarinda gerçeklesir.
Kürdistan bu dönemde savas ve barislarin
eksik olmadigi bir ülke konumundadir.
MÖ.1000-330'da Asur imparatorlugu
sahneye çikar. Dehset saçar. En amansiz
seferleri Kürdistan, Suriye ve Misir'a
yapar. Urartular bu saldirilari
durdurur.Med krali Keyakser ve Babil
krali Nabukadnezar bir ittifakla
Ninova'yi yikarak Asurlulari yenerler.
Daha sonra Medlerle ortak bir
imparatorluk kuran Persler Büyük
Iskender'e yenilir. Daha sonraki
Perslerin devami olan Partlar savasir ve
Iran ve Helen kültür içiçeligi de
yasanir. Yine Mezotamya topraklari roma
teröründen kaçan Hiristiyan havarilerin
yasam duragi olur. Urfa ve Nusaybin'de
soluklanirlar. Helen kralliklarini ele
geçiren Roma'da Part sinirlarina dayanir.
3.yy.da Roma- Sasani savasi Firat ve
Dicle de olur. Tüm bu savaslarin oldugu
alanda gelisme de olmaz. Gruplar halinde
daglara çekilme yasanir. Zamanla Roma
imparatorlugunun çöküsüyle Bizans taze
bir imparatorluk olarak tarih sahnesine
girer. Siyasal ve askeri çatismalar
sürerken, mezhep ve din savaslari da
ortaya çikar. Süreç yeni bir peygamber
beklemeyle devam eder.
Hz. Muhammed cahil Arap kabileleri
içinde bir günes gibi dogar. Asri-
Saadet gelir. Savas artik hanedanlik,
krallik için degil, Islam için
gerçeklesecektir. Islam, Arap ulusal
savas ideolojisidir. Günümüzün
küresellesmesi gibi küresellesmek ister.
Cihat en büyük ibadettir. Bizans ve
Sasani yikilir. 1000'lerde Islamiyet
dorukta olur. Son büyük seferleri Islam
sunnilik adina Türk sultanlar yapacaktir.
Osmanli'nin da dagilmasindan sonra
Türkiye'de çikan isyanlar Kürt
isbirlikçisi feodalitesinin yeni
rejimden pay isteme kavgasiydi. Ardindan
katliam ve asimilasyon gelisti.
Yahudilerden sonra en yogun terörü
yasayan Kürtler kendi isbirlikçi
hainleri tarafindan feodal gerilige terk
edilmeleri çagdas demokratik milli
hareketlere bile anlam verememelerini
getirmistir. Bu durum 20.yy.in en çirkin
yüzüdür. Kürtler üzerinde uygulanan Sel
Hareketi'yle Osmanli'nin intikami
aliniyordu adeta. 20.yy.da Kürtlere
uygulanan kafese kapatma ve evcil hayvan
haline getirme politikasiydi. "Sen
kendini Kürt saymazsan Kürt sorunu
yoktur" diyen Türkiye basbakani
Erdogan'in sözleri derin devleti
ezberledigini gösteriyordu. Bu savas
politikalarinin en büyük sorumlusu Kürt
feodalitesi beylik, mirlik, haci-
hocalik taslayanlardir. Bunlar Kürt
halkiyla iktidarlari karsi karsiya
getirip aradan siyrildilar.
Ihanetlerinin bedeli olarak mal
mülklerini koruyorlar. Bu kisir döngüyü
çözecek olan saygi ve sevgi duymayan
kadavrasal bilim degil, sosyal bilim
olacaktir.
Kürdistan'daki savasa ve askeri güce
dayanan bu iktidar bloklari toplumun her
dokusunu biçimlendirmektedir. Kürt
toplum dokulari da kanserlesmistir.
Savasçi iktidar klikleri ve
direnisçilerin zor aygitlarini da çözme
yöntemi olarak terk etmek en dogrusudur.
Bu nedenle sivil demokratik diyalog
araçlari en dogrusudur. |