|
Özgürlük mücadelesini her geçen gün derinleştirerek
yükselten hareketimizin 1 Haziranda başlattığı dördüncü
dönem olarak da adlandırdığımız zafer hamlesi gerilla
güçlerimizin onurlu direnişini ve halkımızın görkemli
duruşunu dost düşman herkese göstermiştir. 1 Haziran
hamlemiz sınırlı bir biçimde gücümüzü kullanarak düşman
güçleri ateşkes ve eylemsizlik süreçlerini arayacak
duruma getirdiğimizin somut ifadesi olmuştur. Yine
referandum sonuçlarından anlaşılacağı üzere halkımızın
boykot kararını sahiplenmesi ve demokratik özerklik
kararımızın halkımız tarafından bayram heyecanıyla
karşılanması Kürtlerin özgürlüğe aşk düzeyinde bağlı
onurlu bir halk olduğunun ve asla onurlarından ve
özgürlüklerinden vazgeçmeyeceklerinin ilanıdır.

Önderliğimiz içinden geçtiğimiz dönemi devrim dönemi
olarak tanımlamış devrim ruhu ve heyecanıyla
çalışmaların yürütülmesi gerektiğini belirtmiştir.
Önderliğimizin belirlediği kadro ve öncü sıfatına layık
olma amacına yakıcı bir yoğunlukla yöneldiğimiz bu
tarihi günlerde direniş ve mücadele ruhuyla Kürdistan
Gaziler Birliği olarak yıllık ara dönem toplantımızı HPG,
PÇDK, PYD, Avrupa ve PJAK alanlarından gelen 55
arkadaşın katılımıyla 10-13 Eylül tarihleri arasında
medya savunma alanlarında büyük bir başarı ile
gerçekleştirmiş bulunmaktayız. Toplantımız geçmiş bir
yıllık süreçte yaşanan pratikleri değerlendirerek
sonuçlar çıkarılması ve Önderliğimizin demokratik ahlaki
ve politik toplumun yaratılmasında özgürlük militanları
olarak üzerimize düşen görevlerin, gazi arkadaşlar
olarak bu örgütlenmede üstlenilmesi gereken
sorumlulukların yerine getirmenin yol ve yöntemlerinin
belirlenmesi şeklinde yürütülmüştür. Toplantımızda
yaşanan süreçler eleştirel ve özeleştirisel bir biçimde
değerlendirildiği kadar devrimi inşa etme dönemi olarak
adlandırdığımız yeni döneme denk bir planlama ve bu
planlamaya denk bir kararlaşmaya da gidilmiştir.
Özgürlük mücadelemizi yükseltmenin temel kıstası olan
demokratik özerklik gerçeği, kadrolar olarak
partileşmeyi yükseltmenin de esasını oluşturmaktadır.
Dönem devrimciliğinin gerekliliklerini belirleyen
Önderliğimizin görüşleri tüm örgüt toplantılarında büyük
bir yoğunlukla ele alınmış, tartışılmış ve kavranarak
pratiğin temeli haline getirilmeye çalışılmıştır. Dönem
kadrosu olmanın ve tarihi görevleri üstlenmenin, varlık
yokluk mücadelesinde hakikate en yakın adımı atmanın da
temeli olmaktadır. Tüm gündemlerin demokratik özerklik
çerçevesinde odaklandığı bilinmektedir. Bu çerçevede
açığa çıkan yoğunlaşmalar, oluşturulan tartışmalar ve
örgütsel platformlar bir bütün olarak bu odağa kanalize
edildiği oranda başarıya yöneliş mümkün olacaktır.

Demokratik özerklik sistemi tartışıldığı ve temeli
Önderlik felsefesi temelinde yoğunlaştırıldığı oranda
sistem çözümlemelerinde de derinleşme gelişmekte ve
içinde bulunulan sistemi aşmak, mümkün olmaktadır.
Egemenlikli uygarlık sistemlerinin demokratik, ahlaki ve
politik toplum değerlerinin yaşamsallığı karşısında
yaşadığı sıkışma sistemsel arayışların artmasına yol
açmıştır. Sistemin yapısal gerçekliğiyle bağlantılıdır
ve bu süreçlerin içinde barındırdığı olasılıklar
özgürleşmeyi de kendisiyle birlikte bizler için
yakınlaştırmaktadır. Özgürlük mücadele tarihimiz,
görkemli direnişler kadar büyük bir demokratik-ahlaki
miras oluşturmuştur. Devrim tarihimizin Önderliğimizin
belirlediği gibi Türkiye devrimini yarattığı artık
karşıt güçler tarafından da itiraf edilen bir gerçek
olmuş, bunun da ötesinde Ortadoğunun demokratik
inşasında temel bir odak haline gelmiştir. Bu gerçeklik
Önderliğimizin savunmalarına Ortadoğuda gösterilen
ilgiden de görülmektedir.
Özgürlük mücadelemiz yaşadığı her dönemi tarihe
yazdıracak derinlikte geçirmektedir. Yaşadığımız bu
sıcak gündemler özgürlük mücadelesi militanları olarak
bizleri yaşamsal sorumluluklara çekmekte ve her dönemde
ileri militan düzeye yönlendirmektedir. Bu sürecin
militan düzeyini HPG güçlerimizin gösterdiği
direnişlerde, şehit arkadaşlarımızın kahramanca
şahadetlerinde, teslim olmamak için kendi yaşamına kendi
elleriyle son veren yoldaşlarımızın onurlu duruşlarında
açığa çıkmaktadır. Halkımızın hem şehit evlatlarını
karşılaması, bağrına basması, hem de serhildanlarda
sergilediği özgürlük ısrarı ve direniş gücü, biz
özgürlük militanları için de moral güç oluşturmakta ve
bizleri başarıya yönlendiren, özgürlük ısrarı yaratan ve
direniş ruhu veren temel güç olmaktadır. Gazi
arkadaşlarımız yaşadıkları tüm zorlanmalara rağmen her
zaman için mücadelenin en ön saflarında yer almaktan
hiçbir biçimde vazgeçmemişlerdir. Önderlik çizgisinde
yürüme kararlılığından hiçbir zaman taviz vermeyen
gazilerimiz toplantımızda da her zamankinden daha fazla
demokratik özerklik sürecini inşa etme kararlılığında
olduklarının ilanını yapmışlardır.

Sonuç olarak 4.hamle döneminin zafer ruhuyla katılım
sağlamak, sürecin olgunlaştırdığı kazanımları zafere
taşıma ve zafer imkânlarını doğru değerlendirerek
kişiliklerimizi bu yükü taşıyacak devrimci olgunluğa
ulaştırmak gerekmektedir. Gazi arkadaşlar olarak, her
birimizin şehit Dilgeş Çele arkadaşın ahlaki yaşam
ısrarıyla, Mazlum Mamxuri arkadaşın devrimci öncü
ruhuyla, Karadenizde şehit düşen Amed arkadaşın
özgürlük, barış ve kardeşliği inşa etme ruhuyla döneme
yaklaşmak ve şehit arkadaşlarımıza, kahramanca direnerek
şahadete ulaşan, gazilik koşullarına rağmen her dönemde
öncülüğü esas alan direniş öncülerimize layık olma
ruhuyla sürece katılmak kararlılığımızı belirtiyoruz.
BİJİ REBER APO!
BİJİ KÜRDİSTAN!
ŞEHİD NAMİRİN!
KÜRDİSTAN GAZİLER BİRLİĞİ
|