| |
Bu
eylemimle Zîlan komutasında yürüyen bir emir eri olmak
istiyorum"
Adı soyadı:
Tacdin ŞAHİN
Kod adı: Ferhat Berwar
Doğum yeri ve tarihi: Kotranus köyü/ Hakkari,
1972
Mücadeleye katılış tarihi: 1993
Şehadet tarihi ve yeri: 20 Mart 1999, Başkale
Başkanım!
Adım
Tacettin Şahin. Kod adım Ferhat Berwar. '72 yılında
Hakkari merkezine bağlı Kotranus köyünde orta halli bir
ailenin çocuğu olarak dünyaya gözlerimi açtım. Köyde
ilkokulu bitirdikten sonra, okumayı bıraktım. Daha sonra
Adana'ya taşındık. Adana'da çeşitli işlerde çalışarak,
aileye katkıda bulunmaya çalıştım. Ailem yurtseverdir.
'92'de iki
kardeşimin saflara katılmasından sonra, ben de '93
yılında ARGK saflarına fiilen katıldım. Yaklaşık olarak,
altı yıldır ARGK saflarında bulunuyorum. Bu süreç
zarfında çeşitli görevlerde bulundum. Ancak gelinen
aşamada daha büyük kişilikler ve eylem adamı haline
gelme bir zorunluluk ve kendisini dayatmaktadır. Bütün
dünya gericiliğinin bu denli saldırılarda bulunduğu ve
geliştirdikleri komployla Önderliğimizi TC faşizmine
teslim etmeleri beni derinden etkilemiş, bu etkilenme
beni kararlaşmaya götürmüştür. Onu kendi açımdan kutsal
bir görev biliyor ve bu bilinçle kararımı vermiş
bulunuyorum. Gerek duygu-düşünce, gerekse de ruhen buna
hazırım. Ben bu eylemimle Başkan Apo'ya, halkıma,
insanlığa ve yaşama olan bağlılığımı ortaya koymak
istiyorum. Bütün yaşam imkanlarının zor ve baskı yoluyla
engellendiği, büyük bir imhanın dayatıldığı Başkan Apo
ve halkımızın direnişi karşısında bu tarzdaki bir
eylemle cevap olma kararlılığındayım.
Bu anlamda
hiçbir gücün halkımızı yokedemeyeceğini, her Kürdün bir
fedai olduğunu bu eylemimle ispatlamak istiyorum.
Başkanım!
Büyük ve
maddi gerçekliğimize oldukça uygun düşünce gücü olmanız,
düşünce üretmeniz ve bunu uygulama gücüne kendinizi
vardırmanız bizleri bugün büyük bir patlamaya
dönüştürmüş, insanlığın temel kurtuluş gücü haline
getirmiştir. Evden kalkıp Ankara'ya düşmanın kuşatması
altında hiçbir gücün cesaret etmediği ve belki de aklına
hiç getirmediği temel birkaç çarpıcı sözle başlatmış
olduğunuz yürüyüş, bugün olağanüstü başarılarla,
kazanımlarla dolu bir sonsuzluk yürüyüşü halini
almıştır. Yürüyüşe tek başınıza ve büyük bir ideolojik
grup olarak başladınız. Attığınız her adım, söylediğiniz
her söz, en etkili silahlardan daha güçlü ve daha büyük
bir patlamayı yarattı. Çünkü bir yaşamın tümüyle
bitirildiği bir zemine kutsal yaşamın tohumlarını
serpiştirdiniz. Çünkü Siz, tarihten silinmeyle yüzyüze
olan bir halkı estirdiniz. Kuvvetli ve canlandırıcı
ideolojik hususların etkisiyle yeniden yarattınız. Ruh
ve can verdiniz. Çünkü Siz, bir bütünen ulusal
değerlerinin ayaklar altına alındığı koşullarda büyük
çaba, emek ve kahramanlıklarla erişilmesi güç değerler
yarattınız. Tek bir kurşun sıkmadınız, ama en büyük
savaşı, yüzyılın en büyük savaşını geliştirdiniz. Savaşı
savaşmadan kazanma ustalığınızla, dört duvar arasında
bile, düşmanlarımız açısından en büyük tehlike
durumundasınız. Siz başlattığınız yürüyüş ve tarzınızla
dünyayı ikiye böldünüz. Dünya dengelerini altüst
ettiniz. Kendinizle yeni bir süreç başlattınız ve o
süreç hl devam ediyor. Uluslararası bir komplo sonucu
yakalanmanız çok çirkef ve ikiyüzlü bir tutumla TC
faşizmine teslim edilmeniz, dünya gericiliği ve
emperyalizmi açısından ne denli büyük bir tehlike
oluşturduğunuzu çok net ve açık bir şekilde ortaya
çıkartmıştır.
Bir ulusa,
bir bölgeye ve insanlığa malolmuş gerçekliğinizi
görmezden gelerek, "Apo'yu yakaladık" diye zafer
naraları atan insanlık karşıtı güçler, bugün ne
yapacaklarını bilmez duruma gelmişlerdir. Dünyanın
dörtbir yanında ayağa kalkan ve "Güneşimizi karartmaya
çalışanlara karşı dünyayı karartırız" biçiminde büyük
bir kararlılık ve cesaret örneği gösteren halkımız,
düşmanlarına nedenli büyük hata ve suç işlediklerini
göstermekte ve göstermeye devam etmektedir.
Yürüyüşünüz, sonuçları düşünülmeden başlatılan bir
yürüyüş değildir. Oldukça bilinçli, örgütlü ve
etkileyici bir yürüyüştür. Partisel, ordusal olduğu
kadar, planları ve hesapları çok iyi yapılan, düşmanın
hiç ummadığı, beklemediği bir anda sizin vurguladığınız
gibi, yürüyen atom bombası biçimindeki bir yürüyüştür.
Bugün devam eden ve sonsuza kadar devam edecek olan bu
yürüyüşün temelinde daha parti olmadan bir parti gibi
hareket etme, cephe olmadan bir cephe kadar etkileyici
ve bir ordu kadar ordusal gücü kendinde barındırma
tarzını yaratmadır. Bu tarzla sıfırdan başlayarak
dünyayı etkileyen bir kuvvet durumuna geldiniz.
Başlattığınız çıkışla Ortadoğu'da boğdurulmak istenen
sosyalizme büyük bir açılım sağlayarak, çözülen reel
sosyalizm gibi perdeler çekerek, kalın duvarlar örerek
sosyalizmi koruma yerine, tersine sosyalizme açılım
sağlayarak, geliştirerek insanlığa maletmenin en güçlü
kurumu olduğunuzu gösterdiniz. Bu tarzınızla bütün
yaşamınızı insanlığa adayan, çok geniş çaplı
uluslararası komplolara rağmen evrensel çapta
sosyalizmin tek sözcüsü ve onun tek temsilciliğini yapan
bir Önderlik olduğunuzu kanıtladınız. Başlattığınız
çıkışla tarihe, insanlık karşısında suç işleyen,
insanlığı bitiş noktasına getiren dünya gericiliğini ve
emperyalizmini geniş anlamda yargılanacağı sanık
sandalyesine oturtarak, mahkum edileceği süreci
başlattınız. Bu anlamda insanlık adına konuşmaya,
insanlık adına söz ve karar gücü olmak kadar,
yargılamanın da Önderliği olduğunuz ortaya çıkmıştır.
Başlattığınız çıkışla, dünyanın dörtbir yanında ayağa
kalkan, bedenini ateşe vererek etrafınızda ateşten bir
çember oluşturan fedailer, nasıl bir ulusal ruh ve
şekillenmeyi yarattığınızı ortaya koyduğu gibi, çok
güçlü bir gizli kuvvete sahip olduğunuzu, yakalanmakla
bunun nasıl bir patlamayı yarattığı çok iyi görülmüş ve
görülmektedir.
Başkanım!
Siz her
şeyi netleştiren özelliğinizle bizlere kimin dost, kimin
düşman, kimin demokrat, kimin demokrasi karşıtı olduğunu
çok iyi gösterdiniz. Onurun ayaklar altına alındığı, her
şeyin çıkara dayandırıldığı, çıkarlar uğruna insani
onurun hiçe sayıldığı bir dünyada, büyük bir onur
savaşçısı oldunuz. Bu yönünüzle bütünüyle farklı
olduğunuz ortaya çıkmıştır. Temsil ettiğiniz doğrular,
savaşarak kazandığınız doğrulardır. Tarzınızla
savunduğunuz doğruları her koşul altında temsil etme
büyüklüğünüzle, en zor koşullarda inanılmaz
hamlelerinizle bizlere kendi gerçekliğinizi gösterdiniz.
Partimizden istifa etmekle ne düzeyde olduğumuzu ortaya
koydunuz. Mevcut tarzımızla, yaşam ve
alışkanlıklarımızla hiçbir şey kazanamayacağımız oldukça
net, çizginizde yürümenin, önderleşmeyle her alanda
yeniden kendimizi yapılandırmakla olabileceği daha açık
ortaya çıktı. Bizler aslında tutuculuğumuzla yükünüzü
ağırlaştırdık. Düşmana güç verdik. Düşman bu
gerçekliğimizi çok iyi tahlil ettiğinden gücünü size
karşı kullandı. Bir anlamda bizleri tehlike görmedi.
Yapılması gereken, kendimizi Önderlik tarzında tehlike
durumuna getirmektir. Şu anki parti yapısı çok daha iyi
bilincinde ve farkında. Kendimizi aşmanın büyük zafer
yaratan kişilikleri haline gelmektir. Bunun yolu da anı
anına yarattığınız ve temsil ettiğiniz çizgiyle
bütünleşmektir. Bu çizginin eylem gücü haline gelmektir.
Dönem kişiliklerimizde, tarzımızda büyük patlamalar
yapmamızı emrediyor. Bu da her zamankinden daha fazla
cesaretli, kararlı ve bilinçli hareket etmemizi şart
koşuyor. Başarı ne körce, ne de yerinde sayan bir
pratikle mümkündür. Başarı, Önderlik tarzında yürüyen,
Önderlik partisinin kutsal militanları haline gelen ve
Önderliği bu tarzda koruyan Mazlumların, Agitlerin ve
Zlanların tarzındadır.
Başkanım!
Ben
gerçekleştireceğim eylemle yarattığınız çizginin bir
militanı, kendinizde temsil ettiğiniz partinin yiğit bir
neferi olmak istiyorum. Bu eylemimle, Zlanlarda
gerçekleşen doğru bağlılığın bir takipçisi olmak, yine
dönemin bir eylemcisi haline gelmek istiyorum. Düşman
karşısında büyük düşünmekten, büyük eylemciler haline
gelmekten başka yaşam seçeneğimiz yok. Düşman yaşamımız
için en küçük bir delik bile bırakmıyor. Her alanda
imhayı dayatıyor. "Sen yaşamayacaksın, senin yaşamaya
hakkın yok" diyor. Uluslararası komployla yakalanarak
TC'ye teslim edilmeniz, halkımızı sokaklara döktü.
Halkımızın düşmana olan kin ve öfkesini biledi. Yine
halkımız her alanda denilebilir ki, düşmanla derin bir
kopuşu yaratarak daha büyük, bilinçli, örgütlü ve her
alanda düşmana vurmayı öğreniyor. Ortaya çıkan bütün bu
gelişmeler, sizin eseriniz ve engin çabalarınızın
sonucudur. En bitik ve sıfır noktasına gelmiş olan bir
Kürt bile, sarfettiğiniz olağanüstü çaba karşısında
inanılmaz bir cesaret ve moralle ayağa kalkmış
durumdadır.
Başkanım!
Biz her
şeyimizle sizin eseriniziz. Bizleri yoktan varettiniz.
Yaşam sevincimizi ve tutkumuzu geliştirdiniz. Bu
çabalarınız karşısında yapacaklarımız ne olursa olsun
yetersizdir. Ben bu bilinç ve inançtayım.
Bu anlamda
sizlere bağlılığımın bir gereği ve dönemin bir emri
olarak bu eylemi gerçekleştirmek istiyorum. Bu eylemimle
Zlan tarzında özgürleşmek, Zlan komutasında yürüyen
bir emir eri olmak istiyorum. Yaşamın kutsallığına
inanıyorum. Kutsal yaşamın ancak savaşla yaratılacağına
inancım tamdır. Bu inanç ve bilinçle, hiçbir gücün kirli
emelleri ve çirkeflikleriyle Güneşimizi
karartamayacaklarını bu eylemimle ortaya koymak
istiyorum. Ben bunda kararlıyım. Bütün duygu, düşünce ve
ruhumla buna hazırım. Böylesi bir eylemle güneşe
yakınlaşmanın onurunu, büyük coşkusunu yaşıyorum.
Yaşasın
sonsuzluk yürüyüşünde yüzyılın son devrimci Ulusal
Önderi, Büyük İnsan Başkan Apo!
Kahrolsun
emperyalizm, siyonizm, faşizm ve her türden gericilik!
Savaşan
tüm yoldaşlarıma!
Önderlik
çizgisinde büyük bir kin ve öfkeyle düşmanlara inat,
bağımsız Kürdistan'ı yaratma kararlığında olan özgürlük
savaşçısı gerilla yoldaşlarım!
Düşman, en
büyük değerimiz ve varlık gerekçimiz olan Başkan Apo'yu
bizlerden ayırarak bizleri teslim almaya, imha etmeye
yönelmektedir. Uluslararası komplonun birinci basamağı
Başkan Apo olurken, ikinci basamağının gerilla olacağı
açıktır.
Yoldaşlar!
Başkan
Apo, tarzıyla asırlarca yetecek kadar bir savaş mirası
bırakmıştır. Partimizin başlattığı yeniden yapılanma
hamlesi doğrultusunda bu güçlü mirası büyük bir güce
dönüştürme gibi, çok ağır bir sorumluluğumuz vardır.
Eski tarzımızla hiçbir yere varamayacağımız,
pratiğimizle düşmana hizmet etmekten öteye bir şey elde
edemeyeceğimiz çok açık bir şekilde görülmüştür.
Yaşadığımız yoğunlaşma, tartışma süreci bunu
netleştirmiş, önümüzdeki görevleri de netliğe
kavuşturmuştur. Bizlere düşen, örgüt kafasıyla hareket
eden örgüt adamları haline gelmek, örgütlü kişiler
haline gelmek, her koşulda çizginin amansız taktikçileri
ve uygulayıcıları haline gelmektir. Halkımız üzerine
düşeni fazlasıyla yapmakta, daha büyük adımlar atmaya
hazır bulunmaktadır. Bizlere düşen Önderlik'ten
aldığımız güçle, halkımızı ve kendimizi düşman
karşısında aşılmaz bir güç haline getirmektir. Başkan
Apo'nun çizgisinde iyi bir yoldaş olmak, savaşta güçlü
askeri kafayı yakalamış askeri kişilikler olmak kadar,
yaşamın her alanında kurallı, ilkeli, parti yaşamının
kutsallığını koruyan, geliştiren kendinde içselleştiren
kişiler olmayı şart koşuyor. Bunun için Başkan Apo'nun
çözümlemeleri ve zafer perspektifleri üzerinde daha
derin yoğunlaşmalı, kendimizi daha derinden
sorgulamalıyız. Bu temelde sadece düşmana karşı değil;
esasta Önderliğin yarattığı yaşamı içten kemirmeye
çalışan her tür yetersizlik, olumsuzluk ve kişiliklere
karşı amansız savaş geliştirilmelidir.
Gördüğünüz
gibi, bir görevimiz vardır. Bizler bu bayrağı ele
geçirmekle ancak Başkan Apo'ya bağlılığımızı
gösterebiliriz. Onun için de duygusal ve müritçe
bağlılıklar, Başkan Apo'nun kabul etmediği bir bağlılık
olup, bizlere hiçbir şey kazandırmayacaktır. Başkan
Apo'ya bağlılık; çizgisine bağlılıktır. Başkan Apo'ya
bağlılık; çizgisinde emirlere gelmeyen tavırlarımızda,
yoldaşa en basit yanlış yaklaşımımızda bağlılığımızdaki
zayıflıklar aşılmakla olacaktır. Bunu görmeli ve bu
temelde yönelmeliyiz.
Ben
gerçekleştireceğim eylemimle, halkımın duygu ve istemine
cevap olacağım. Düşmana duyduğum kin ve öfkeyi kendimde
patlamaya dönüştüreceğim.
Bu temelde
Başkan Apo'nun iyi bir yoldaşı, şehitlerimizin iyi bir
takipçisi olacağım. Yeniden yapılanmış ARGK'nin güçlü
bir savaşçısı olacağım. Eylemimle, Başkan Apo'nun
belirttiği gibi, en büyük nimetin gerilla olduğunu
pratiğimle kanıtlayacağım.
Yaşasın
PKK, ARGK, ERNK!
Yaşasın Başkan Apo komutasında yürüyen özgürlük
savaşçısı gerilla!
Kahrolsun emperyalizm, sömürgecilik ve her türden
ihanet!
Direnen
halkımıza!
Düşman her
zamankinden daha fazla bizlere imhayı, teslimiyeti ve
ihaneti dayatıyor. Ulusal Önder, Büyük İnsan Başkan
Apo'ya yönelik geliştirdikleri oldukça çirkin ve bir o
kadar da çirkef bir komplonun sonucu yakalanarak, TC'ye
teslim edilmesinde bu dayatma çok iyi görülmektedir.
Başkan Apo'ya yönelik saldırılarla bütün düşmanlarımız
"Kürt diye bir halk, Kürdistan diye bir ülke yoktur.
Dolayısıyla olmayan bir halkın, olmayan bir ülkenin
önderi de olamaz" biçiminde bir inkarcılıkla jenosidi
dayatmaktadır. Düşmanlarımız Başkan Apo'yu yakaladıktan
sonra, PKK'nin de parçalanacağı ve çökeceği üzerinde
hesaplar yaparak, büyük bir katliamla öncüsüz bırakılan
Kürdistan halkını ortadan kaldırmayı hedeflemiş, bütün
planları bu çerçevede geliştirmiştir. Ancak düşünülen
hesapların tam tersi ortaya çıkmıştır. v Başkan Apo
düzenlenen komplo sonucu fiziki olarak aramızdan
ayrıldı. Fakat Başkan Apo'nun yarattığı çizgi,
olağanüstü değerler ve en önemlisi de ortaya çıkardığı
bilinçli, örgütlü savaşan halk gerçekliği, yüzyıllarca
ayakta kalmaya yeter de artar bile.
Yine
PKK'nin bölünüp parçalanması bir yana, her zamankinden
daha güçlü, yeniden yapılanmış bir PKK kendisini her
alanda çok iyi hazırlamış bir ordu gerçekliği mevcuttur.
Başkan Apo, Kürdistan'da birliğin ifadesi olan ulusal
bir şekillenmeyi yaratarak, halkın ve insanlığın
duygularında, ruhunda, bilincinde hiçbir gücün ortadan
kaldıramayacağı bir biçimde bu birliğin şekillenmesini
yaratmıştır.
Siz
değerli halkımız!
Gösterdiğiniz cesaret ve direnişle Güneşin etrafında
oluşturduğunuz ateşten çemberle, bağlılığınızı
eyleminizle ortaya koydunuz. Bugün halk olarak üzerimize
düşen görev ve sorumluluklar her zamankinden daha fazla
ve daha ağırdır. Başkan Apo'nun çizgisinde yürümek,
yürüyüşüne bütün duygu, düşünce ve ruhumuzla ortak olmak
en büyük görevimiz olmaktadır. Bütün dünya eğer bizi
kabul etmiyorsa, o halde bu çizgide yeni bir dünya
yaratmak temel görevimizdir. Halk olarak bizden ne
isteniyorsa, bütün yeteneklerimiz ve bilincimizi
patlamaya dönüştürmemizin zamanıdır. Bizim kaybedecek
hiçbir şeyimiz yoktur. Tam tersine kazanacağımız özgür
bir yaşam ve özgür bir Kürdistan, insanlığın Kürdistanı
vardır. Onun için bize nefes aldırtmayan düşmanlarımıza
karşı topyekün bir seferberlik ruhuyla yönelmeliyiz. Ben
tüm zorluklara ve baskılara rağmen, göstermiş olduğunuz
direniş ve cesaretten aldığım moral ve güçle böylesi bir
eylemi gerçekleştirerek, sizlere bağlılığımı göstermek
ve size layık olmak istiyorum.
Gün; daha
güçlü bir intikam ruhuyla kin ve öfkemizi kusma günüdür!
Gün;
ayaklar altına alınmak istenen onurumuzu daha büyük bir
savaşla yüceltme günüdür!
Gün;
Başkan Apo'nun sonsuzluk yürüyüşüne daha büyük bir
kararlılık, cesaret ve fedakarlıkla katılmaya, Başkan
Apo'nun Başkomutanlığı'nda ayaklanma ve Başkan Apo'ya,
kutsal şehitlerimize bağlılığımızı bağımsız Kürdistan'ı
yaratarak gösterme günüdür!
Bu bilinç,
inanç ve kararlıkla hiçbir ikircikliğe kapılmadan, her
zamankinden daha fazla bir kin ve öfkeyle düşmanın
üzerine korkusuzca yürüyerek eylemimi
gerçekleştireceğim. Bu eylemimle savaşı savaşarak
kazanmasını bilen siz değerli halkımıza ve insanlığa
layık olmak istiyorum.
Yaşasın
Başkan Apo Önderliğinde savaşan halk gerçekliğimiz!
Kahrolsun ihanet ve her türden işbirlikçilik!
Kahrolsun halklar düşmanı TC faşizmi!
YAJK'a!
Kürdistan
kadını eylemi, savaşı ve yaşam tarzıyla Kürdistan'ın her
zamandan daha fazla özgürlüğe yakınlaştığını, hatta
özgürlüğün an meselesi olduğunu ortaya koymuştur. En
köle konumdan özgür tanrıçalar haline gelmeleri bunun en
açık kanıtıdır. Zlan yoldaşın eylemi bir savaş ve yaşam
tanrıçası olması itibarı ile; Zlan tarzının bir savaş
ve zafer tarzı haline gelmesi, birçok yoldaşın üzerine
bağladığı bombalarla kendini düşmanda patlatması,
Kürdistan kadınının özgürleşmedeki iddiasını ve
kararlılığını ispatlamış ve büyük güç haline gelmelerini
beraberinde getirmiştir. Bu anlamda Kürdistan kadını
kendini kanıtlamış ve kanıtlamaya devam edecektir. Onun
için büyük emek ve kahramanlık örnekleri sergilemiştir.
Kürt kadını sadece kendini kanıtlamakla kalmamış,
özgürleşme ölçütü olma konumlarıyla da geçmişin
köleleştirici etkisini ve kaba feodal yaklaşımlarını da
yerlebir etmiştir.
Bu
bakımdan Kürt kadını hem sömürgeciliğe, hem erkeğin
mutlak otoritesine ve hem de kendi kişiliklerindeki
düzen etkilerine karşı çok yönlü bir savaşım vererek,
savaşa, yaşama ve özgürlüğe olan bağlılıklarını ortaya
koymuşlardır. Bu nedenle Kürdistan'da YAJK; kadının
irade ve güç sahibi olması, YAJK; kadının yaşam, tutku
ve sevincinin gelişmesi, YAJK; kadının büyük bir
cesaretle güven kazanarak, savaş gücü haline gelmesi
demektir. Bu çerçevede ben, YAJK'ın daha büyük başarılar
elde edeceğine olan inancımla, Zlan yoldaşın
komutasında, Onun tarzının iyi bir uygulayıcısı olmak
istiyorum. Kürt kadınının insanlık karşısında, tüm
insanlığın kabul ettiği bir özgürlük sembolü olacağına
olan inancımla ve Zlan tarzına yaraşır bir eylemle
O'nun tarzında özgürleşmek, yaşama olan bağlılığımı
ortaya koymak istiyorum.
Yaşasın
Zlan tarzında özgürleşen Kürt kadını!
Kahrolsun her türden egemenlik!
Halkıma, yoldaşlarıma ve kamuoyuna!
Zalimlere
karşı Devrimci Kawa'nın direnişiyle yaratılan büyük
Mezopotamya ülkesini, Çağdaş Kawa Mazlum DOĞAN ile
tarihleşen, yüksek zaferin adı olan Newroz gününü,
çağımızın en büyük devrimcisi ve yılmaz öncüsü olan
Başkan Apo'ya büyük bağlılık duygularım ve gerçek fedai
gücümle layık olacağıma olan inançla, tüm devrimci
yoldaşları ve ilerici insanlığı böylesi bir günde
selamlıyorum. Ancak bu eylemi gerçekleştirmekle halkımı,
yoldaşları ve PKK ile yaratılan tarihimizi doğru temsil
edeceğimi bütün bilincimle hissediyor ve gereklerini
yerine getirerek, gerçek fedai temsiline ulaşacağımı
belirtiyorum.
Devrimci
selam ve saygılarımla
5 Mart 1999
Tacettin ŞAHİN (Ferhat Berwar)
|
|