Şehit Ferhat Kotranusun Mektuplari

 
 

 

“Bu eylemimle Zîlan komutasında yürüyen bir emir eri olmak istiyorum"

Adı soyadı: Tacdin ŞAHİN
Kod adı: Ferhat Berwar
Doğum yeri ve tarihi: Kotranus köyü/ Hakkari, 1972
Mücadeleye katılış tarihi: 1993
Şehadet tarihi ve yeri: 20 Mart 1999, Başkale

 

Başkanım!

Adım Tacettin Şahin. Kod adım Ferhat Berwar. '72 yılında Hakkari merkezine bağlı Kotranus köyünde orta halli bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gözlerimi açtım. Köyde ilkokulu bitirdikten sonra, okumayı bıraktım. Daha sonra Adana'ya taşındık. Adana'da çeşitli işlerde çalışarak, aileye katkıda bulunmaya çalıştım. Ailem yurtseverdir.

'92'de iki kardeşimin saflara katılmasından sonra, ben de '93 yılında ARGK saflarına fiilen katıldım. Yaklaşık olarak, altı yıldır ARGK saflarında bulunuyorum. Bu süreç zarfında çeşitli görevlerde bulundum. Ancak gelinen aşamada daha büyük kişilikler ve eylem adamı haline gelme bir zorunluluk ve kendisini dayatmaktadır. Bütün dünya gericiliğinin bu denli saldırılarda bulunduğu ve geliştirdikleri komployla Önderliğimizi TC faşizmine teslim etmeleri beni derinden etkilemiş, bu etkilenme beni kararlaşmaya götürmüştür. Onu kendi açımdan kutsal bir görev biliyor ve bu bilinçle kararımı vermiş bulunuyorum. Gerek duygu-düşünce, gerekse de ruhen buna hazırım. Ben bu eylemimle Başkan Apo'ya, halkıma, insanlığa ve yaşama olan bağlılığımı ortaya koymak istiyorum. Bütün yaşam imkanlarının zor ve baskı yoluyla engellendiği, büyük bir imhanın dayatıldığı Başkan Apo ve halkımızın direnişi karşısında bu tarzdaki bir eylemle cevap olma kararlılığındayım.

Bu anlamda hiçbir gücün halkımızı yokedemeyeceğini, her Kürdün bir fedai olduğunu bu eylemimle ispatlamak istiyorum.

Başkanım!

Büyük ve maddi gerçekliğimize oldukça uygun düşünce gücü olmanız, düşünce üretmeniz ve bunu uygulama gücüne kendinizi vardırmanız bizleri bugün büyük bir patlamaya dönüştürmüş, insanlığın temel kurtuluş gücü haline getirmiştir. Evden kalkıp Ankara'ya düşmanın kuşatması altında hiçbir gücün cesaret etmediği ve belki de aklına hiç getirmediği temel birkaç çarpıcı sözle başlatmış olduğunuz yürüyüş, bugün olağanüstü başarılarla, kazanımlarla dolu bir sonsuzluk yürüyüşü halini almıştır. Yürüyüşe tek başınıza ve büyük bir ideolojik grup olarak başladınız. Attığınız her adım, söylediğiniz her söz, en etkili silahlardan daha güçlü ve daha büyük bir patlamayı yarattı. Çünkü bir yaşamın tümüyle bitirildiği bir zemine kutsal yaşamın tohumlarını serpiştirdiniz. Çünkü Siz, tarihten silinmeyle yüzyüze olan bir halkı estirdiniz. Kuvvetli ve canlandırıcı ideolojik hususların etkisiyle yeniden yarattınız. Ruh ve can verdiniz. Çünkü Siz, bir bütünen ulusal değerlerinin ayaklar altına alındığı koşullarda büyük çaba, emek ve kahramanlıklarla erişilmesi güç değerler yarattınız. Tek bir kurşun sıkmadınız, ama en büyük savaşı, yüzyılın en büyük savaşını geliştirdiniz. Savaşı savaşmadan kazanma ustalığınızla, dört duvar arasında bile, düşmanlarımız açısından en büyük tehlike durumundasınız. Siz başlattığınız yürüyüş ve tarzınızla dünyayı ikiye böldünüz. Dünya dengelerini altüst ettiniz. Kendinizle yeni bir süreç başlattınız ve o süreç h‰l‰ devam ediyor. Uluslararası bir komplo sonucu yakalanmanız çok çirkef ve ikiyüzlü bir tutumla TC faşizmine teslim edilmeniz, dünya gericiliği ve emperyalizmi açısından ne denli büyük bir tehlike oluşturduğunuzu çok net ve açık bir şekilde ortaya çıkartmıştır.

Bir ulusa, bir bölgeye ve insanlığa malolmuş gerçekliğinizi görmezden gelerek, "Apo'yu yakaladık" diye zafer naraları atan insanlık karşıtı güçler, bugün ne yapacaklarını bilmez duruma gelmişlerdir. Dünyanın dörtbir yanında ayağa kalkan ve "Güneşimizi karartmaya çalışanlara karşı dünyayı karartırız" biçiminde büyük bir kararlılık ve cesaret örneği gösteren halkımız, düşmanlarına nedenli büyük hata ve suç işlediklerini göstermekte ve göstermeye devam etmektedir.

Yürüyüşünüz, sonuçları düşünülmeden başlatılan bir yürüyüş değildir. Oldukça bilinçli, örgütlü ve etkileyici bir yürüyüştür. Partisel, ordusal olduğu kadar, planları ve hesapları çok iyi yapılan, düşmanın hiç ummadığı, beklemediği bir anda sizin vurguladığınız gibi, yürüyen atom bombası biçimindeki bir yürüyüştür. Bugün devam eden ve sonsuza kadar devam edecek olan bu yürüyüşün temelinde daha parti olmadan bir parti gibi hareket etme, cephe olmadan bir cephe kadar etkileyici ve bir ordu kadar ordusal gücü kendinde barındırma tarzını yaratmadır. Bu tarzla sıfırdan başlayarak dünyayı etkileyen bir kuvvet durumuna geldiniz. Başlattığınız çıkışla Ortadoğu'da boğdurulmak istenen sosyalizme büyük bir açılım sağlayarak, çözülen reel sosyalizm gibi perdeler çekerek, kalın duvarlar örerek sosyalizmi koruma yerine, tersine sosyalizme açılım sağlayarak, geliştirerek insanlığa maletmenin en güçlü kurumu olduğunuzu gösterdiniz. Bu tarzınızla bütün yaşamınızı insanlığa adayan, çok geniş çaplı uluslararası komplolara rağmen evrensel çapta sosyalizmin tek sözcüsü ve onun tek temsilciliğini yapan bir Önderlik olduğunuzu kanıtladınız. Başlattığınız çıkışla tarihe, insanlık karşısında suç işleyen, insanlığı bitiş noktasına getiren dünya gericiliğini ve emperyalizmini geniş anlamda yargılanacağı sanık sandalyesine oturtarak, mahkum edileceği süreci başlattınız. Bu anlamda insanlık adına konuşmaya, insanlık adına söz ve karar gücü olmak kadar, yargılamanın da Önderliği olduğunuz ortaya çıkmıştır. Başlattığınız çıkışla, dünyanın dörtbir yanında ayağa kalkan, bedenini ateşe vererek etrafınızda ateşten bir çember oluşturan fedailer, nasıl bir ulusal ruh ve şekillenmeyi yarattığınızı ortaya koyduğu gibi, çok güçlü bir gizli kuvvete sahip olduğunuzu, yakalanmakla bunun nasıl bir patlamayı yarattığı çok iyi görülmüş ve görülmektedir.

Başkanım!

Siz her şeyi netleştiren özelliğinizle bizlere kimin dost, kimin düşman, kimin demokrat, kimin demokrasi karşıtı olduğunu çok iyi gösterdiniz. Onurun ayaklar altına alındığı, her şeyin çıkara dayandırıldığı, çıkarlar uğruna insani onurun hiçe sayıldığı bir dünyada, büyük bir onur savaşçısı oldunuz. Bu yönünüzle bütünüyle farklı olduğunuz ortaya çıkmıştır. Temsil ettiğiniz doğrular, savaşarak kazandığınız doğrulardır. Tarzınızla savunduğunuz doğruları her koşul altında temsil etme büyüklüğünüzle, en zor koşullarda inanılmaz hamlelerinizle bizlere kendi gerçekliğinizi gösterdiniz. Partimizden istifa etmekle ne düzeyde olduğumuzu ortaya koydunuz. Mevcut tarzımızla, yaşam ve alışkanlıklarımızla hiçbir şey kazanamayacağımız oldukça net, çizginizde yürümenin, önderleşmeyle her alanda yeniden kendimizi yapılandırmakla olabileceği daha açık ortaya çıktı. Bizler aslında tutuculuğumuzla yükünüzü ağırlaştırdık. Düşmana güç verdik. Düşman bu gerçekliğimizi çok iyi tahlil ettiğinden gücünü size karşı kullandı. Bir anlamda bizleri tehlike görmedi. Yapılması gereken, kendimizi Önderlik tarzında tehlike durumuna getirmektir. Şu anki parti yapısı çok daha iyi bilincinde ve farkında. Kendimizi aşmanın büyük zafer yaratan kişilikleri haline gelmektir. Bunun yolu da anı anına yarattığınız ve temsil ettiğiniz çizgiyle bütünleşmektir. Bu çizginin eylem gücü haline gelmektir. Dönem kişiliklerimizde, tarzımızda büyük patlamalar yapmamızı emrediyor. Bu da her zamankinden daha fazla cesaretli, kararlı ve bilinçli hareket etmemizi şart koşuyor. Başarı ne körce, ne de yerinde sayan bir pratikle mümkündür. Başarı, Önderlik tarzında yürüyen, Önderlik partisinin kutsal militanları haline gelen ve Önderliği bu tarzda koruyan Mazlumların, Agitlerin ve Z”lanların tarzındadır.

Başkanım!

Ben gerçekleştireceğim eylemle yarattığınız çizginin bir militanı, kendinizde temsil ettiğiniz partinin yiğit bir neferi olmak istiyorum. Bu eylemimle, Z”lanlarda gerçekleşen doğru bağlılığın bir takipçisi olmak, yine dönemin bir eylemcisi haline gelmek istiyorum. Düşman karşısında büyük düşünmekten, büyük eylemciler haline gelmekten başka yaşam seçeneğimiz yok. Düşman yaşamımız için en küçük bir delik bile bırakmıyor. Her alanda imhayı dayatıyor. "Sen yaşamayacaksın, senin yaşamaya hakkın yok" diyor. Uluslararası komployla yakalanarak TC'ye teslim edilmeniz, halkımızı sokaklara döktü. Halkımızın düşmana olan kin ve öfkesini biledi. Yine halkımız her alanda denilebilir ki, düşmanla derin bir kopuşu yaratarak daha büyük, bilinçli, örgütlü ve her alanda düşmana vurmayı öğreniyor. Ortaya çıkan bütün bu gelişmeler, sizin eseriniz ve engin çabalarınızın sonucudur. En bitik ve sıfır noktasına gelmiş olan bir Kürt bile, sarfettiğiniz olağanüstü çaba karşısında inanılmaz bir cesaret ve moralle ayağa kalkmış durumdadır.

Başkanım!

Biz her şeyimizle sizin eseriniziz. Bizleri yoktan varettiniz. Yaşam sevincimizi ve tutkumuzu geliştirdiniz. Bu çabalarınız karşısında yapacaklarımız ne olursa olsun yetersizdir. Ben bu bilinç ve inançtayım.

Bu anlamda sizlere bağlılığımın bir gereği ve dönemin bir emri olarak bu eylemi gerçekleştirmek istiyorum. Bu eylemimle Z”lan tarzında özgürleşmek, Z”lan komutasında yürüyen bir emir eri olmak istiyorum. Yaşamın kutsallığına inanıyorum. Kutsal yaşamın ancak savaşla yaratılacağına inancım tamdır. Bu inanç ve bilinçle, hiçbir gücün kirli emelleri ve çirkeflikleriyle Güneşimizi karartamayacaklarını bu eylemimle ortaya koymak istiyorum. Ben bunda kararlıyım. Bütün duygu, düşünce ve ruhumla buna hazırım. Böylesi bir eylemle güneşe yakınlaşmanın onurunu, büyük coşkusunu yaşıyorum.

Yaşasın sonsuzluk yürüyüşünde yüzyılın son devrimci Ulusal Önderi, Büyük İnsan Başkan Apo!

Kahrolsun emperyalizm, siyonizm, faşizm ve her türden gericilik!

Savaşan tüm yoldaşlarıma!

Önderlik çizgisinde büyük bir kin ve öfkeyle düşmanlara inat, bağımsız Kürdistan'ı yaratma kararlığında olan özgürlük savaşçısı gerilla yoldaşlarım!

Düşman, en büyük değerimiz ve varlık gerekçimiz olan Başkan Apo'yu bizlerden ayırarak bizleri teslim almaya, imha etmeye yönelmektedir. Uluslararası komplonun birinci basamağı Başkan Apo olurken, ikinci basamağının gerilla olacağı açıktır.

Yoldaşlar!

Başkan Apo, tarzıyla asırlarca yetecek kadar bir savaş mirası bırakmıştır. Partimizin başlattığı yeniden yapılanma hamlesi doğrultusunda bu güçlü mirası büyük bir güce dönüştürme gibi, çok ağır bir sorumluluğumuz vardır. Eski tarzımızla hiçbir yere varamayacağımız, pratiğimizle düşmana hizmet etmekten öteye bir şey elde edemeyeceğimiz çok açık bir şekilde görülmüştür. Yaşadığımız yoğunlaşma, tartışma süreci bunu netleştirmiş, önümüzdeki görevleri de netliğe kavuşturmuştur. Bizlere düşen, örgüt kafasıyla hareket eden örgüt adamları haline gelmek, örgütlü kişiler haline gelmek, her koşulda çizginin amansız taktikçileri ve uygulayıcıları haline gelmektir. Halkımız üzerine düşeni fazlasıyla yapmakta, daha büyük adımlar atmaya hazır bulunmaktadır. Bizlere düşen Önderlik'ten aldığımız güçle, halkımızı ve kendimizi düşman karşısında aşılmaz bir güç haline getirmektir. Başkan Apo'nun çizgisinde iyi bir yoldaş olmak, savaşta güçlü askeri kafayı yakalamış askeri kişilikler olmak kadar, yaşamın her alanında kurallı, ilkeli, parti yaşamının kutsallığını koruyan, geliştiren kendinde içselleştiren kişiler olmayı şart koşuyor. Bunun için Başkan Apo'nun çözümlemeleri ve zafer perspektifleri üzerinde daha derin yoğunlaşmalı, kendimizi daha derinden sorgulamalıyız. Bu temelde sadece düşmana karşı değil; esasta Önderliğin yarattığı yaşamı içten kemirmeye çalışan her tür yetersizlik, olumsuzluk ve kişiliklere karşı amansız savaş geliştirilmelidir.

Gördüğünüz gibi, bir görevimiz vardır. Bizler bu bayrağı ele geçirmekle ancak Başkan Apo'ya bağlılığımızı gösterebiliriz. Onun için de duygusal ve müritçe bağlılıklar, Başkan Apo'nun kabul etmediği bir bağlılık olup, bizlere hiçbir şey kazandırmayacaktır. Başkan Apo'ya bağlılık; çizgisine bağlılıktır. Başkan Apo'ya bağlılık; çizgisinde emirlere gelmeyen tavırlarımızda, yoldaşa en basit yanlış yaklaşımımızda bağlılığımızdaki zayıflıklar aşılmakla olacaktır. Bunu görmeli ve bu temelde yönelmeliyiz.

Ben gerçekleştireceğim eylemimle, halkımın duygu ve istemine cevap olacağım. Düşmana duyduğum kin ve öfkeyi kendimde patlamaya dönüştüreceğim.

Bu temelde Başkan Apo'nun iyi bir yoldaşı, şehitlerimizin iyi bir takipçisi olacağım. Yeniden yapılanmış ARGK'nin güçlü bir savaşçısı olacağım. Eylemimle, Başkan Apo'nun belirttiği gibi, en büyük nimetin gerilla olduğunu pratiğimle kanıtlayacağım.

Yaşasın PKK, ARGK, ERNK!
Yaşasın Başkan Apo komutasında yürüyen özgürlük savaşçısı gerilla!
Kahrolsun emperyalizm, sömürgecilik ve her türden ihanet!

Direnen halkımıza!

Düşman her zamankinden daha fazla bizlere imhayı, teslimiyeti ve ihaneti dayatıyor. Ulusal Önder, Büyük İnsan Başkan Apo'ya yönelik geliştirdikleri oldukça çirkin ve bir o kadar da çirkef bir komplonun sonucu yakalanarak, TC'ye teslim edilmesinde bu dayatma çok iyi görülmektedir. Başkan Apo'ya yönelik saldırılarla bütün düşmanlarımız "Kürt diye bir halk, Kürdistan diye bir ülke yoktur. Dolayısıyla olmayan bir halkın, olmayan bir ülkenin önderi de olamaz" biçiminde bir inkarcılıkla jenosidi dayatmaktadır. Düşmanlarımız Başkan Apo'yu yakaladıktan sonra, PKK'nin de parçalanacağı ve çökeceği üzerinde hesaplar yaparak, büyük bir katliamla öncüsüz bırakılan Kürdistan halkını ortadan kaldırmayı hedeflemiş, bütün planları bu çerçevede geliştirmiştir. Ancak düşünülen hesapların tam tersi ortaya çıkmıştır. v Başkan Apo düzenlenen komplo sonucu fiziki olarak aramızdan ayrıldı. Fakat Başkan Apo'nun yarattığı çizgi, olağanüstü değerler ve en önemlisi de ortaya çıkardığı bilinçli, örgütlü savaşan halk gerçekliği, yüzyıllarca ayakta kalmaya yeter de artar bile.

Yine PKK'nin bölünüp parçalanması bir yana, her zamankinden daha güçlü, yeniden yapılanmış bir PKK kendisini her alanda çok iyi hazırlamış bir ordu gerçekliği mevcuttur. Başkan Apo, Kürdistan'da birliğin ifadesi olan ulusal bir şekillenmeyi yaratarak, halkın ve insanlığın duygularında, ruhunda, bilincinde hiçbir gücün ortadan kaldıramayacağı bir biçimde bu birliğin şekillenmesini yaratmıştır.

Siz değerli halkımız!

Gösterdiğiniz cesaret ve direnişle Güneşin etrafında oluşturduğunuz ateşten çemberle, bağlılığınızı eyleminizle ortaya koydunuz. Bugün halk olarak üzerimize düşen görev ve sorumluluklar her zamankinden daha fazla ve daha ağırdır. Başkan Apo'nun çizgisinde yürümek, yürüyüşüne bütün duygu, düşünce ve ruhumuzla ortak olmak en büyük görevimiz olmaktadır. Bütün dünya eğer bizi kabul etmiyorsa, o halde bu çizgide yeni bir dünya yaratmak temel görevimizdir. Halk olarak bizden ne isteniyorsa, bütün yeteneklerimiz ve bilincimizi patlamaya dönüştürmemizin zamanıdır. Bizim kaybedecek hiçbir şeyimiz yoktur. Tam tersine kazanacağımız özgür bir yaşam ve özgür bir Kürdistan, insanlığın Kürdistanı vardır. Onun için bize nefes aldırtmayan düşmanlarımıza karşı topyekün bir seferberlik ruhuyla yönelmeliyiz. Ben tüm zorluklara ve baskılara rağmen, göstermiş olduğunuz direniş ve cesaretten aldığım moral ve güçle böylesi bir eylemi gerçekleştirerek, sizlere bağlılığımı göstermek ve size layık olmak istiyorum.

Gün; daha güçlü bir intikam ruhuyla kin ve öfkemizi kusma günüdür!

Gün; ayaklar altına alınmak istenen onurumuzu daha büyük bir savaşla yüceltme günüdür!

Gün; Başkan Apo'nun sonsuzluk yürüyüşüne daha büyük bir kararlılık, cesaret ve fedakarlıkla katılmaya, Başkan Apo'nun Başkomutanlığı'nda ayaklanma ve Başkan Apo'ya, kutsal şehitlerimize bağlılığımızı bağımsız Kürdistan'ı yaratarak gösterme günüdür!

Bu bilinç, inanç ve kararlıkla hiçbir ikircikliğe kapılmadan, her zamankinden daha fazla bir kin ve öfkeyle düşmanın üzerine korkusuzca yürüyerek eylemimi gerçekleştireceğim. Bu eylemimle savaşı savaşarak kazanmasını bilen siz değerli halkımıza ve insanlığa layık olmak istiyorum.

Yaşasın Başkan Apo Önderliğinde savaşan halk gerçekliğimiz!
Kahrolsun ihanet ve her türden işbirlikçilik!
Kahrolsun halklar düşmanı TC faşizmi!

YAJK'a!

Kürdistan kadını eylemi, savaşı ve yaşam tarzıyla Kürdistan'ın her zamandan daha fazla özgürlüğe yakınlaştığını, hatta özgürlüğün an meselesi olduğunu ortaya koymuştur. En köle konumdan özgür tanrıçalar haline gelmeleri bunun en açık kanıtıdır. Z”lan yoldaşın eylemi bir savaş ve yaşam tanrıçası olması itibarı ile; Z”lan tarzının bir savaş ve zafer tarzı haline gelmesi, birçok yoldaşın üzerine bağladığı bombalarla kendini düşmanda patlatması, Kürdistan kadınının özgürleşmedeki iddiasını ve kararlılığını ispatlamış ve büyük güç haline gelmelerini beraberinde getirmiştir. Bu anlamda Kürdistan kadını kendini kanıtlamış ve kanıtlamaya devam edecektir. Onun için büyük emek ve kahramanlık örnekleri sergilemiştir. Kürt kadını sadece kendini kanıtlamakla kalmamış, özgürleşme ölçütü olma konumlarıyla da geçmişin köleleştirici etkisini ve kaba feodal yaklaşımlarını da yerlebir etmiştir.

Bu bakımdan Kürt kadını hem sömürgeciliğe, hem erkeğin mutlak otoritesine ve hem de kendi kişiliklerindeki düzen etkilerine karşı çok yönlü bir savaşım vererek, savaşa, yaşama ve özgürlüğe olan bağlılıklarını ortaya koymuşlardır. Bu nedenle Kürdistan'da YAJK; kadının irade ve güç sahibi olması, YAJK; kadının yaşam, tutku ve sevincinin gelişmesi, YAJK; kadının büyük bir cesaretle güven kazanarak, savaş gücü haline gelmesi demektir. Bu çerçevede ben, YAJK'ın daha büyük başarılar elde edeceğine olan inancımla, Z”lan yoldaşın komutasında, Onun tarzının iyi bir uygulayıcısı olmak istiyorum. Kürt kadınının insanlık karşısında, tüm insanlığın kabul ettiği bir özgürlük sembolü olacağına olan inancımla ve Z”lan tarzına yaraşır bir eylemle O'nun tarzında özgürleşmek, yaşama olan bağlılığımı ortaya koymak istiyorum.

Yaşasın Z”lan tarzında özgürleşen Kürt kadını!
Kahrolsun her türden egemenlik!
Halkıma, yoldaşlarıma ve kamuoyuna!

Zalimlere karşı Devrimci Kawa'nın direnişiyle yaratılan büyük Mezopotamya ülkesini, Çağdaş Kawa Mazlum DOĞAN ile tarihleşen, yüksek zaferin adı olan Newroz gününü, çağımızın en büyük devrimcisi ve yılmaz öncüsü olan Başkan Apo'ya büyük bağlılık duygularım ve gerçek fedai gücümle layık olacağıma olan inançla, tüm devrimci yoldaşları ve ilerici insanlığı böylesi bir günde selamlıyorum. Ancak bu eylemi gerçekleştirmekle halkımı, yoldaşları ve PKK ile yaratılan tarihimizi doğru temsil edeceğimi bütün bilincimle hissediyor ve gereklerini yerine getirerek, gerçek fedai temsiline ulaşacağımı belirtiyorum.

Devrimci selam ve saygılarımla

5 Mart 1999
Tacettin ŞAHİN (Ferhat Berwar)

 

 

 

 


 

 
    kurdistan.gaziler@googlemail.com