| |
DILZAR DİLOK
Tanıdık bir yargı vardır hayata
dair, ki içinde nelerin zamanın akışına tekrar tekrar feda
edildiği hesapsızdır.Yaşayarak öğrenme, hayat tecrübesi
gibi deyimlerle jerontokrasinin klasikleşen bir sloganı
haline gelen bu yargı, hayat karşısında acımasız bir
harcayışı da ifade eder. İnsan olmanın temel
özelliklerinden biri de model olarak öğrenmek ise birçok tecrübe vardır ve edinilmiştir.Yaşanmış, öğrenilmiş
ve bizlere sunulmuştur.Bu insanlık birikimlerini inkar
edercesine kendi hayatlarımızda tekrarlamamız,bu
tekrarlardan acıyla ve kanla yoğrulan dersler
çıkarmamız, bizler için birer utançtır.Çünkü anlamlı
yaşama istem ve çabası varsa buna ulaşılır. Kişinin böyle
bir derdi yoksa yaşayacağı hiçbir anlamsızlık onu
rahatsız etmez, ki böyle bir yaşamın bir anlamsızlık
silsilesine dönüştüğünün farkına dahi varmaz o kişi.Ve
o zaman, zamanda bir boşluk oluşur. Ki bu boşluğu
doldurmak, bunun gerekliliğini duyumsamak, eyleme yönelmek, kahramanlık işareti olur. Anlamlı yaşama isteminin
yoğunlaşmasıdır bu.
Anlamlı yaşamak, amaçlı
yaşamaktır.
Amaçlı yaşamak ve amaca ulaşma
adımlarını atabilmektir.
Yaprağın kımıldamadığı bir zaman ve
mekan düşünün. Düşünün ki bu an, yaşayanların beynine ve
yüreğine yapışıp kalmış ve dışına çıkmanın hayali
dahi
mümkün değil.Ve düşünün ki Kürdistan ülkesinin
çocuklarının belleğine yerleştirilen, tüm zamanlara
hükmetme iddiasındaki bu yenik zaman aralığını
paramparça eden, çocukluk hayallerinin ardından inançla
ve inatla yürüyen bir çocuk olsun. Ve bu çocuk büyüdükçe
amaçları büyüsün, büyüdükçe hayalleri büyüsün, büyüdükçe
adımları büyüsün.Öyle büyüsün ki bir ülkenin yüreğini
doldursun.Önderliğimizin bu çıkışı ve giderek büyüyen
yaşam eylemi ülkemizin yüreğini dolduran, bizlerin özgür
hayatla bağını kuran anlam temelidir. Ki bu eylem, yaprağın
kıpırdamadığı bir zaman ve mekanda fırtınalar
koparmıştır. Bu fırtına, ilk kıvılcımını ülkemizi baştan
başa kaplayan bir özgürlük ateşine dönüştürmüş, donmuş
yüreklerin buzlarını bu ateşte eriterek özgür yaşam
anlamıyla yıkamıştır. Bu gerçeklik bir aydınlık olup her
Kürt kadınının ve erkeğinin, gencinin, yaşlısının ve
çocuğunun yüreğine yerleşmiştir.Ve bu aydınlık, Apocu
gerçekle birlikte büyüyerek ilerlemektedir.Özgürlük
ateşi öyle gürleşmiş, Apocu yürek ışıması öyle
safileşmiştir ki kendi timsallerini yaratıp
yüceltmiştir. Bu özgürlük timsalleri büyüyüp çoğalarak
eski yüzyılı yeni yüzyıla bağlayan zamana kızıl rengi
vermişlerdir. Karanlığın izlerini görür görmez kendini
tutuşturan M.Halit Orallar, kendini düşman üzerinde ateş
topu yapan Şaristanlar bu kızıllığın en güzel ve anlamlı
timsalleridir. Karanlığın ilk izleri Ortadoğu üzerindeki
uluslararası planlar çerçevesinde Önderliğin Suriyeden
çıkarılarak sonu bilinmez bir yolculuğa zorlanmasıdır. Bu
ilk adım nasıl ki karanlığa açılan ilk kapılar ise bu
özgürlük yücelişleri de aydınlıkta ısrarın ıspatı ve
güneşe açılan kapılardır.Güneşe ulaşan ilk aydınlık
damlaları, ilk ışık hüzmeleridir.
Apocu ışık hüzmeleri Güneşimizi
Karartamazsınız dediler bedenleriyle. Hücre hücre
kendilerini eriten halkımızın seçilmiş
evlatları, Kürdistan'ın kızları ve oğulları bedenlerinin
ateşiyle aydınlıkları çoğalttılar. Düşmanın karartma
çabaları bu aydınlık bedenlerde
boğuldu.Onlar, kendilerini hücre hücre
eritenler, kendileriyle birlikte karanlığı
erittiler. Karanlık diyoruz, ki bizim için karanlık
Önderliksizliktir. Karanlık; içimizdeki Önderlikle
buluşmayan yanlardır. Karanlık, yüreğimizin ve beynimizin
sağlam tutamadığımız, özgürlük soluğunun uzağında
bıraktığımız, kuytuda kalan kirli yanıdır. Karanlıklarımız
çoktur.Çünkü karanlığın ve aydınlığın savaşımını
hergün, her an
beynimizde, yüreğimizde, dilimizde, duygumuzda
tekmil her
şeyimizde veriyoruz. Ki her muharebeden
zaferle çıkmak her zaman mümkün olmasa da bunu
başaranlarımız bizlerin öncüsü, karanlıklarımızın ışığı
oluyor. Önderliksiz bir yaşamı kabul etmeyeceğini
belirten Serdar Arı arkadaş; Söz
bitti sıra eylemde diyerek
kendini tutuşturmuş, ateşiyle karanlıkları delmiştir.
Yine Viyan arkadaşın eylmiyle vurduğu, komplonun karanlığı ile
yüreklerdeki karanlıklardır.
Maddenin oluşumu karşı maddeyle
birliktedir. Komplo oluşup oraya çıktığında da kendi
karşıtını oluşturmuştur. Halit Oral
ilkti,onu izleyen
Rotindalar, Kurdéler, Serdarlar oldu.Viyan arkadaş
komployla, karanlık yüreklerle ve İmralı sistemiyle
yaşamanın imkansız olduğunu düşmana
güsterirken, yüreklerimizde kızıl ve derin izler
bıraktılar. Her aydınlanışta serinleyen, her karanlığa
düşüşte sızlayan derin ve kapanmaz izler...
Komplo çemberi esasta
Önderliğimiz tarafından boşa çıkarılmıştır. Bizler için
komployu boşa çıkarmak her an Önderlikle, Önderlik
ideolojisiyle yaşamak, her an karanlıklarla savaşmak, her
an aydınlığa ulaşmak ve her an yüreğini ve beynini Apocu
ideolojiyle yıkamaktır. Zihniyetimizi devletçi
egemenlikli zihniyetin tahakkümünden kurtarmak, duygu ve
düşüncelerimizi iktidarın şekillenmesinden
arındırmak, ana kök hücre olan toplumsallığımızı
parçalayan modernitenin ahlaksızlaştırıcılığından
kendimizi sıyırmak, Önderlikle yaşamanın temel
koşuludur.
Viyan arkadaş Önderlikle ve Önderlik için yaşamanın, Önderlik yaşamı ve özgürlüğünü
yaşam gerekçesi olarak bilmenin tek anlamlı yaşam koşulu
olduğunu anlatır.Yaşamın Önderlik olmadan yaşam
olmayacağını ve öyle bir nefes alışın
kabullenilmeyeceğini dosta ve düşmana gösterir. Çünkü
Önderliksizlik anlamsızlıktır. Anlamsız yaşamak ise
ölümle eşdeğerdir. Ölümün kaçınılmazlığı
bilinci, korkuyla karışan salt bireysel-bedensel
yaşamı getiriyorsa kişi yaşarken yenilmiş, ölüme
kapılarını açmıştır. Ama ölümün kaçınılmazlığının
bilinciyle anlamlı yaşam cesaretini yaratmak Kemal Pir
gibi uğruna ölecek kadar yaşamı sevmekle
mümkündür. Komplonun her yıldönümünde beynimizde oluşan
gerçek de budur.
Anlamlı yaşamak, uğrunda ölmeyi
göze alabilmek, kendi zihniyetimizde komplocu zihniyeti
öldürerek, komplonun karanlığından beynimizi ve
yüreğimizi kurtarmak ve Apocu öğretinin tohumlarının
yürekte yeşermesine ortam hazırlamakla gerçekleşir.
Apoculaşmak, komplonun
karanlığıyla yaşamayı reddetmektir.
Apoculaşmak, zihniyetini Apocu öğretiyle arındırmaktır.
Apoculaşmak, anlamlı
ve amaçlı yaşamaktır.
Aydınlıktır.
Devrimci Selam Ve
Saygılarımla
08.02.09
|
|