BASINA VE KAMOYUNA

 
Gaziler 4. ara dönem toplantısına ilişkin gazi arkadaşlarla yapılan röportajlar
 
 

    GAZİ KARWAN ARKADAŞ
YGK: Demokratik özerkliğin ilan sürecinde gaziler kurumu yıllık toplantısı yapılıyor. Bu toplantının böyle bir süreçte yapılmasının anlam ve önemini açar mısınız?

Aslında zamanlama yerinde bir zamanlamada yapılmıştır. Diyebilirim ki en uygun süreçti. Hem 1 yıllık faaliyeti değerlendirme hem de tüm kamuoyunun mücadelemize ilgisinin yoğun olduğu bir süreçti.  Yapılan toplantımız 3. Dönemde yapılan konferansımızı 4. Döneme taşıyacak perspektifleri doğru ele alıp, değerlendirme ve bunda göre bir seferberlik yaratma gereği vardı. 4. Hamlenin gereklerini uygun bir planlama hazırlama ve gaziler olarak bu görevi yerine getirme gerekliliği vardır.

Yaşadığımız bu süreç kendiliğinden gelişmemiştir. Bu sürecin yaratılması Önderliğin barışa ve çözüme yönelik projelerinin sonucudur. Bu noktada üstelik eylemsizlik kararı da alındı. Buna karşı özelde AKP hükümeti genelde tüm devlet yetkilileri bu süreci boşa çıkartmaya çalıştı. Halkımız ve gerilla saflarımız bu noktada tüm fedakarlığı göstermiştir. Fakat çözümün temel aktörü olarak hem halk, hem de aydınlar tarafından Önderlik olduğu gerçeği karşımızda dururken, düşman buna karşı imha ve inkarda ısrar etti. 4. Hamlede hareketimiz devlete Önderlik ve halk gerçekliğini net bir şekilde ortaya koymuştur. Eğer devlet çözüme gelmezse biliniyor ki Kürt halkının kendi çözümü vardır. Önderliğin ve örgütün gazi arkadaşlara biçtiği rol gereği bu toplantının yapılma amacını yukarıda belirttik. Her yönüyle kendi çözümümüzün yol ve yöntemlerini pratikleştireceği bir süreçteyiz. Kendi gücümüzle yaratacağımız çözüm modeli Demokratik Özerkliği gaziler öncülüğünde yaratacağız.

GAZİ SOZDAR DERSİM ARKADAŞ
   Partimizin Dördüncü hamle olarak adlandırdığı dönem için tartışmalarını yoğunlaştırdığı, halkımızın anayasa Referandumunu boykot kararıyla demokratik özerkliği onayladığı bir dönemde gaziler kurumunun toplantısını gerçekleştirmesinin anlamı var elbette.

      KCK’nin demokratik özerklik kararıyla halkımız tarihinde yeni bir dönem açıldı. Bu sistem, stratejik bir amaç taşıdığından hayatidir. Kürt sorununun çözüm formülüdür. Dolayısıyla dönemsel görevlerimizde bir netliğin sağlanması gerekiyordu. Bu yönüyle toplantımıza anlam biçiyorum.

       Ağır bir süreçten geçiyoruz. Halkın demokratik özerklik konusundaki: talebi nettir, ancak karşımızda şu anda inkâr ve imhadan taviz vermeyen, tek millet, tek bayrak zihniyetinden vazgeçmeyen bir düşman gerçekliği var. Bunun karşısında halkımızın öz savunma gücünü yaratmak, demokratik özerkliği sadece Kürt halkı açısından değil, Türkiye’de yaşayan diğer halklar açısından da anlaşılır kılmak, onların da gündemlerine koyarak adım, adım yürürlüğe koymak gerekiyor.

Halkın kendi kendini yönetmesinin her türlü zeminini oluşturmakla, koşullarını hazırlamakla yükümlü olabilir. Halkın öz savunmasını yaratmaktan tutalım, hukuki, ekonomik, toplumsal, kültürel boyutlarda büyük örgütlenmeler yaratılabilinir. Müthiş eğitici güç olabiliriz,  mesela bizzat meclislerde, komitelerde yer alabiliriz.

    Bu gerçekliğe rağmen eskide çakılıp kalmak, yarım, eksik katılmak doğru olmaz. Aksi taktirde aşılırız. Bu dönemde her şeyden önce APO’CU ruh gerektiriyor. Bu ruhu ancak Başkan APO’nun fikir ve düşüncelerinden alabiliriz. Gaziler de öncelikle maneviyatın temsilcisi olabilirler. Yaşadığımız her alanda, yer aldığımız her örgütlülükte maneviyatın temsilcisi olabiliriz. Anlamlı bir duruşun sahibi olabiliriz. Zaten Gaziliğin tanımı bu değil midir?

 

 

 


 

 
    kurdistan.gaziler@googlemail.com