|
o gün gelirse eğer
ben olmaya da bilirim
gitmiş olabilirim
tabiatın kucağına koşa, koşa
o gün gelirse eğer
ardımdan hiç kimsenin
göz yaşı dökmesini istemem
halay, düğünle karşılansın,
köşe bucak, cansız bedenim.
o gün gelirse eğer
göklerde taşı
mavi, kırmızı, sarı bayrağı
bağır, haykır, slogan at
elinde olmadan hıçkırık da tutabilir seni
toprakla bütünleşmiş olmayan yoldaşların için
o gün gelirse eğer
benim için de taşı
bir deste gül,
bir de karanfil.
olmayan yoldaşların, olmayan mezarına.
savur kucak kucak,
güzel koksun
ülkemin dört bir yanı.
o gün gelirse eğer
seni terk ettiğimi sanma sakın
şayet ararsa gözlerin beni
yağmur damlasında
kar tanesinde
çiçeğin goncasında
yüreğinin götürdüğü her yerde bulabilirsin
Beniiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiii
Dilgeş Zap
DOĞRULUK
apansız fırtına kasırgasında
savrulup düşenler çok olur
mücadele verip ayakta kalanlar
yüce aşklara, sonsuz sevgilere erişirlerken,
mücadele vermeyenler ise
aşkları ihanet,
sevgileri aldatıcı olup
tarihin bataklığında kaybolup giderler
Dilgeş Zap
ARAYIŞ
dalmışım yalnızlık deryasına
neyi, niçin aradığımı bilmeden
özgürlük mü ben mi özgürlüğü arıyorum
bilemeden,
bilemeden düşmüşüm zaman yolculuğuna
zamanın ötesine
sevgiyi, paylaşımı
yoldaşlık bağının eşsizliğinde
olmayan yoldaşların, olmayan mezarında,
mezartaşında
belki de anlam veremediğim
yüzsüzlük kokan dünyanın
basma kalıp beyinlerin
taş kesilmiş yüreklerin
cehaletin kara pençesine düşürülmüş
korkulan ihanetin
satılmış duyguların ağır yükü altında
iradesizleşen canlı robotları
belki de yeni insan, özgür insanı
özgürlük rüzgarını ruhlara akıttığı
umut kıvılcımları
bağrında yeşermiş
renga reng çiçekleri, dikenli gülleri
kök salmış damarları sevgiyle besleyen toprağın
yağmur sonrası taze ılık kokusunu
belki de bin yılların öfkesiyle
insanlık kavgasına girmiş
merhametli, yufka yürekli canları
belki de doğuş ışınlarının varlığında
sönmeyen adaletin yargısında
ölümün küllerinden yaşamı yaratanı...
işte ozaman can yoldaşım
nereden gelirse gelsin ölüm
hoş gelsin safa gelsin
aşk ile gömerim bedenimi
Dilgeş Zap
|