HEREKOL’E SELAM SÖYLE

Bir türkü yaktım gönlümde
yoldaş Herekol’e selam söyle
dönmüşse baharda koçer kızları
heybesi peynir ekmek dolu çobanlar
kuzucukları da unutma, selam söyle
Ağacı yoksa da
siyah dumanlı dikenine
çeşmesi yoksa da
diş sızlatan kar suyuna
gökyüzünün güneşine
gecesinin soğuk titremesine özgürlük tutkusuna
erişilmez duygusuna da selam söyle
ben yoksam da biliyorum
her tepesinde vardır mutlaka can yoldaşlar
mevzilerde boş mermi kovanları
BKC’ ler kurulu önlerinde
soba borusuna da selam söyle
dört roketine de
doçka yine hastadır karargah noktasında
üzülmesin ona da selam söyle
havan toplarına
kazan çukurlarına selamım yok yoldaş
kinimi ve nefretimi ilet yalnızca
bahar çiçeklerini unutma
renklerini sayarım isterse
sarı, kırmızı, yeşil, leylak moruna
Her noktaya adını veren kızıl gülleri
Şehitleri ...
af buyursun tarih
onları en başa koymalıydım mektubumda
onlara da selam söyle
Bixici Hezil’e, Kato’ya
Erkendli Zübeyr’e, Kahraman Zinarin’e
Yüce yoldaş Azime’ye
selam söyle gönülden
kaç gün kaç gece anlatsam
bitiremem Herekol seni, efsanedir sende yaşam
eremediğim sırrına da selam olsun
kim diye sorarsa “sana sevdalı bir gerilla” dersin
unutma sakın, unutma yoldaş!
Herekol’e selam söyle.

Şehit Doktor Fida
Mardinkapı burçlarında
Ebemin adına Zekiye Alkan derlerdi
Göbek bağımı Zekiye Alkan’ın seç telleriyle kestiler
Buram buram memleket kokuyordu yanık memesi
Anam acı çekmesin diye
Vücudundan koca bir ateş yakmıştı...

Sema YÜCE

 

 

 
 
    ygk_unur@hotmail.com