|
Yasaklara boğulmuş şehir
Hıçkırıkların tenha gecesinde
Melodisiz bir şarkı gibi esen yoksulluk
Bir tek gecede utanmaz oluştu
Hüzne kaldırılmış kadehler
Naralara karışıp tüm sokakları
Kendi gibi ederdi
Lekelenmiş tüm beyazlar
Korkunç pişmanlıklarla yakarırken
Artık ne söze nede
Gözlerin diline gerek kalırdı
İşte öyle zamanlarda
Gözlerim vatansız yalnızlıkların
kıvılcımını
Şehre û geceye rağmen sunardı şafağa
Her gün tutuşurken kavgalara
Çocuk ellerimizle saplanmış
Sokak ışıkları
Kahrolmuş hayatlarımıza
Anlam vermez olmuştu
Sonra dağların patikalarında
Görünmez olmuş izlerimiz
Üstü tozlanmış çığlık
Birikmiş acılarını yılların
Merhametine bırakmış bekler dururdu
|